Yenidoğan Emzirmesi

Yeni Doğan Bebek Emzirme

Emzirme, bebekleri beslemenin alışılagelmiş yoludur. Araştırmalar, anne sütünün özel içeriğini, bunun bebeğe sağladığı faydaları ve erişkin sağlığına olan etkilerini daha sık ortaya koydukça, son otuz yıl içinde emzirme ve anne sütünün faydaları daha fazla bilinir oldu.

Emzirmeyi destekleyenler, yaymaya çalışanlar bunu, emzirmeye karşı olan ve bebeğini memeden kesen annelerin kendilerini suçlu hissetmelerini sağlamak için yapmıyor, zaten emzirmeyi destekleyenlerin de bir kısmı bebeklerini biberonla beslemiştir. Bu insanların, toplumun bebek beslenmesine ilişkin yaklaşımını değiştirme çabalarının hedefi insan değil, üründür (anne sütü ve hazır mama).

Bireylerin, grupların emzirme konusunda bu yoğun ilgisi olmasaydı, emzirme olayı kültürümüzden çıkar giderdi. Emzirme becerisi ve eyleminin kaybolması, uzun dönemde insanlık için olumsuz etkiler doğurabilir; tıpkı çevrenin sorumsuzca kullanımının hepimiz için bir tehdit oluşturması gibi.

Binlerce yıldır insanoğlunun bebeğini besleyip yaşamasını sağlayan doğal olarak üretilen biyolojik süt yerine; onun özelliklerini taşımayan, sanayi üretimi yapay bebek sütüne bağımlı hale gelmesini bir düşünün. İhtiyacı olan bebekler için uygun bir takviye besin üretimi ayrı, bu yapay besinin; zaman testini başarıyla tamamlamış ve kendisine rakip çıkan her şeye karşı üstünlüğünü kanıtlamış -muhtemelen bundan sonra da kanıtlayacak-, evrimci sisteme mükemmel biçimde adapte olmuş anne sütünün tamamen yerini alması ayrıdır. Emzirmeyle ilgili araştırmalara ilginin artması, mama üretiminde -biberonla beslenmenin daha güvenli hale getirilmesini sağlayan- bir gelişmeye önayak oldu. Öyleyse emzirmenin savunulması, bebeğin beslenmesinin savunulması anlamına gelir.

Ne yazık ki, zaman zaman emzirmenin sağladığı kolaylık ve keyfin tanımı yapılırken gerçeklerden uzaklaşılıyor, içinde bulunulan koşullar göz ardı ediliyor. Emzirmeyi desteklerken unutmamalıyız ki, çok az sayıda kadın emzirmemeyi “seçer.” Emzirmekten vazgeçmek, çoğu kez bir tercih değildir, daha ziyade koşullar emzirmeyi imkânsız hale getirmiştir. Mamayı “seçen” az sayıda kadının bu seçiminin nedeni, ya koşullar nedeniyle emzirmeyi sürdürmenin mümkün olmayışı ya da daha önceki emzirme deneyiminin çok sancılı ve sıkıntılı geçmesi ve/veya bebeğin yeterince gelişmemesidir.

Emzirmenin ve anne sütünün bebeğe ve size sağlayacağı faydaları bilmek, ilk 6-8 hafta süresince karşılaşılabilecek güçlüklerin üstesinden gelmenizi kolaylaştırır. Kendinizi ve eşinizi hazırlayın. Çözümü mümkün olan sorunların halli için ulaşabileceğiniz tüm sağlıklı bilgilere ulaşmaya çalışın. Böylece ilk haftalardaki sorunları kolaylıkla çözersiniz. Emzirme sorunlarının hepsi çözümü olan sorunlar değildir, ama iyi bir destek, doğru öneriler ve biraz da zamanla çözülebilir olanların üstesinden gelebilirsiniz.

Bebeğinizin beslenmesi ne onun ne de sizin hayatınızdaki diğer olaylardan tamamen bağımsız değildir. Unutmayın, bebek bakımında karşılaşılan zorlukların birçoğunun beslenme ile ilgisi yoktur, bebeklerle işler böyle yürür. Çoğumuz bunu bir meydan okuma gibi görürüz ve bazen de -özellikle ilk kez başımıza geliyorsa- bunu bir deneme olarak görürüz.

 

Neden emzirmeli?

Bebekleri beslemenin normal yolu budur.

Anne sütü, bebeğinizin büyümesi ve gelişmesi için ihtiyaç duyduğu her şeyi dengeli olarak içerir. Sindirimi kolaydır. İçinde bebeği hastalıklardan koruyacak antikorlar bulunur ve bebeğin beyin gelişimini hızlandırır. Çene yapısını, konuşma becerisini ve görme yeteneğini güçlendirir.

Bebeği altı ay boyunca emzirmek, astım, egzama ve gıda intoleransı gibi rahatsızlıklara karşı korur. Yalnızca emzirilip, başka gıda ya da süt verilmeyen bebeklerde kabızlık nadiren görülür. Dışkıları her zaman yumuşak olur. Yapılan son araştırmalara göre, anne sütü yaşamın ilerleyen dönemlerinde kalp krizi riskini azaltıyor. Anne sütüyle beslenmiş çocuklarda juvenil diyabet ve çölyak hastalığına yakalanma riski daha düşük oluyor. ( Tip 1 diyabet. İnsülinin pankreasta hiç üretilmediği ya da çok az üretildiği tiptir. Genellikle çocuk veya genç erişkin çağda ortaya çıkar.)

Ve son olarak, çocuklarımızda obezitenin giderek daha sık görüldüğü günümüzde, emzirme ve obezite arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmaların ilk bulgularına göre, anne sütüyle beslenmiş olan çocuklarda aşırı kilo ve obezite daha az görülürken, emme süresi arttıkça, çocukluk ve ergenlikte çok fazla kilo alma riski azalıyor. Şüphesiz mevcut obezite öykülerinin altında diğer bazı önemli faktörler de vardır, ancak anne sütü kilo alımı konusunda olumlu bir başlangıç yaratma potansiyeline sahip bulunuyor. Anne sütünde bulunan özel bir protein bebekte doygunluk hissi yaratmakta ve bebeğin daha fazla besin tüketmesine engel olmaktadır. Bir başka çalışma ise, bebeklerini emzirmiş olan annelerin, ayaklanmaya başlayan çocuklarının yeme alışkanlıkları konusunda daha rahat bir tutum izlediklerini ileri sürüyor.

 

 

Emzirmenin Anneye Faydaları

Bebeğinizi emzirirken vücudunuzun salgıladığı hormonlar sakinleşmenizi sağlar. Birçok kadın hormonların -vücutlarının daha etkin çalışmasına etki ederek- kilo vermelerine de yardımcı olduğunu belirtiyor.

Emzirme, doğum sonrasında rahmin boyutlarının normal hale dönmesine katkıda bulunur; doğum sonrası kanamaları daha çabuk sonlanır.

Emzirme, âdet dönemine dönüşü geciktirir. Biberon veya herhangi bir gıda olmaksızın yalnızca emzirme, tek başına etkin bir doğum kontrol yöntemidir.

Bebeğiniz ve siz bir kez emzirme olayına alıştığınızda, bunun çok kolay ve pratik, üstelik aile bütçesine ek masraf getirmeyen bir yöntem olduğunu göreceksiniz.

Bazı araştırmalarda emzirmenin menopoz öncesi meme, rahim ağzı ve yumurtalık kanseri riskini azalttığı vurgulanıyor. Aynı şekilde emziren kadın için, hayatının sonraki evrelerinde osteoporoz ve kalp krizi riskinin daha düşük olduğu belirtiliyor.

Emzirme tıpkı bebek için olduğu gibi, anne için de duygu yüklü ve keyifli bir eylemdir. Tenin tene dokunuşu, yakın vücut teması duygusal ve fiziksel açıdan yoğun bir zaman dilimi, doğanın o müthiş dengesi, bebeğiniz ve sizin için birbirinizi tanımanın en mükemmel yoludur.

Kadınların emzirme tecrübeleri, bebeklerle ilgili her şeyde olduğu gibi benzersiz ve kişiseldir. Bebeğin beslenmesinin duygusal, psikolojik, sosyal ve politik yanları vardır. Konu karmaşık olup, bizim konunun etrafında hangi sıfatla -ana baba, sağlık personeli, mama üreticisi ya da bebek beslenmesi konusunda yönergeler koyan bürokrat- durduğumuz da önem taşır.

 

 

Anne Sütünde Neler Var?

Anne sütü canlı bir maddedir. Günümüzde araştırmaların bolluğuna rağmen anne sütüyle ilgili çözülemeyen, yanıtı bulunamayan bir sürü şey var. Bu nedenle anne sütünün tüm özelliklerini taşıyan bir besin maddesi üretmek henüz mümkün değil.

Anne sütünün analizini zorlaştıran nedenlerden biri de, bu sütün değişken olmasıdır. Anne sütünün içeriği beslenme sırasında ve zaman içinde değişiklik gösterdiği gibi, kadından kadına, memeden memeye değişiyor. Anne sütü bebeğin yaşına, ihtiyaçlarına ve iklim koşullarına göre değişiklik gösterebiliyor. Sütün tadı da değişken olduğundan meme emen bebekler her beslenmede çok farklı tatları tanıma şansına sahipler.

Kadınlar genellikle ilk sütten -ağız sütü, kolostrum- olgun süte kadar sütlerindeki değişimi görünümünden anlayabilirler. Ağız sütü, daha yoğun kıvamlı ve sarı renklidir. Olgun süt ise mavi-beyaz renkte ve daha akışkandır. Her kadında süt rengi farklı görünebilir. Ama tüm bu farklı sütlerin hepsi mükemmeldir. Anne sütü, hepsi aynı beyazlıkta ve yoğunlukta olan hazır mamaya benzemez. Farklı maddeler içerdiklerinden bu doğal bir sonuçtur.

Bebeğinizin ihtiyacı olan her şey sizin ürettiğiniz, bebeğinizin özel sütünde mevcuttur. Anne sütündeki bilinen bileşenlerin sayısı yüzden fazladır. Şimdi bu sütteki temel bileşenlere ve sütün inanılmaz özelliklerine bir göz atalım.

Su

Anne sütünde bol miktarda su bulunur. Su, bebeğinizin susuzluğunu giderir. İlk haftalarda teninden ve ciğerlerinden buharlaşma yoluyla kaybettiği suyu telafi eder. Bu buharlaşma normaldir ve yenidoğan bebeklerin vücut ısılarının çabuk düşmesinin en önemli nedenlerindendir. Bu nedenle emzirme, doğum sonrasında bebeğinizin vücut ısısının sabit kalmasını sağlayan etkenlerden biridir. En sıcak havalarda bile bebek ihtiyacı olan suyu meme emerek karşılar. Ayrıca şişe suyuna ihtiyacı olmaz.

Yağ

Sudan sonra anne sütünün en çok içerdiği şey yağdır. Anne sütündeki yağın emilimi çok kolaydır. Sütün içindeki özel bir enzim karaciğerde parçalanmasına gerek kalmadan yağın sindirime hazır hale gelmesini sağlar. Yağ bebeğe doygunluk hissi verir, enerji sağlar ve kilo almasına yardımcı olur.

Anne sütündeki özel yağlar diğer sütlerden ya da gıdalardakinden çok daha farklıdır, günümüzde halen aynısı üretilememektedir. Bu yağlar bebeğin büyümesinde ve merkezi sinir sisteminin gelişmesinde hayati önem taşır.

Anne sütünde yüksek oranda kolesterol bulunur. Bu da bebeğin beyin gelişimi için gereklidir.

Protein

Protein en küçük hücreden başlayarak bedenin her parçasının gelişmesinde ve büyümesinde büyük önem taşır. Diğer memelilere oranla insanlar daha yavaş büyür, insan sütündeki protein de insan bebeğinin büyüme düzeyine mükemmel bir şekilde uyum sağlar.

Anne sütünde kazein ve whey proteinleri bulunur. Kazein yumuşak pıhtı şeklindedir ve sindirimi kolaydır. Pürüzsüz sıvı haldeki whey proteinlerinin de sindirimi aynı şekilde kolaydır. Whey, bebeğinizi mikroplardan koruyan antikorlar içerir.

Karbonhidratlar

Anne sütündeki en önemli karbonhidrat laktozdur. Laktoz anne sütünde görece daha az oranda bulunan kalsiyum emilimini kolaylaştırır. Laktoz ayrıca bebeğin beyni için enerji sağlar ve “bifidus” faktörü olarak bilinen ve bağırsakta zararlı mikroorganizmaların üremesini engelleyen özel bir karbonhidrat içerir.

Anne sütündeki diğer bazı özel maddeler

Anne sütünde kanda olduğu gibi canlı hücreler bulunur. İşlevleri karmaşıktır, ancak bebeğimizi hastalıklardan korur ve alerji riskini azaltır.

Anne sütünde çok sayıda hormon da bulunmaktadır. Hormonlar vücudun belirli bir yerine etki eden maddelerdir. Büyüme hormonu anne sütünde bulunan hormonlardan biridir. İnsan sütünde bulunan birçok hormonun esas rolü hâlâ araştırılmaktadır. Bebeğin büyümesinde ve gelişmesinde çok önemli rol oynadıklarını söylemek yanlış olmasa gerek. Anne sütünde aynı zamanda vitamin, mineral, demir (çok iyi emilir) ve eser elementler bulunur.

Anne sütü son derece etkileyici canlı bir maddedir ve gerçek faydaları henüz yeni yeni anlaşılmaktadır. Emzirme, doğumun bir uzantısı, aynı zamanda bebeği rahim dışındaki hayata alıştırmak üzere doğanın hazırlamış olduğu büyük planın bir uzantısıdır.

 

Bebeğiniz Doğmadan Önce  Emzirmeye Hazırlanmak

Emzirmeye hazırlanmak meme uçlarınıza, memelerinize özel işlem yapılacağı anlamına gelmez. Meme uçlarını çekmek gibi eski moda öğütlerin gereksiz, hatta zararlı olduğu artık biliniyor. Emzirmeye hazırlanmak, emzirmeyi öğrenmek, sürecin iyi işlemesi için bilgi sahibi olmak ve biraz da esnek planlar yapmak anlamına geliyor.

Meme kanseri muayenesi için önerilene benzer bir teknikle, memelerinizin rahatlamasına yönelik hafif bir masaj yapmayı öğrenmek işe yarayabilir. Eğer sütünüzün neye benzediğini, tadının nasıl olduğunu merak ediyorsanız meme ucunu biraz sıkın ve görün.

İşte bazı öneriler:

  • Bebeğiniz doğmadan önce bu kitabın emzirmeyle ilgili ilk bölümlerini okuyun.
  • Bazı hastanelerdeki ana veya çocuk sağlığı merkezlerindeki kurslarda emzirmeye ilişkin dersler veriliyor. Bu derslere katılabilirsiniz.
  • Büyük şehirlerde yeni yeni açılmaya başlanan emzirme danışmanlık şirketleriyle bazı özel hastanelerde görevli emzirme danışmanlarına başvurarak, emzirmeyle ilgili karşılaşabileceğiniz güçlükler için hazırlık yapabilirsiniz.
  • İlk altı hafta boyunca kendinizi her zamankinden çok daha fazla dinlendirin ki, bünyeniz bu yeni hayata ve emzirmeye alışabilsin. Tabii bir yandan da ev işlerini göz ardı etmek mümkün değildir; eşinizle bu konuda konuşun, olası çözümleri saptayın.
  • Emzirmenin faydasına inanan, sizi teşvik edip yönlendirebilecek bir tanıdığınız varsa bu sizin için kaçırılmayacak bir fırsat demektir. Araştırmalara göre, eşin desteği ve cesaretlendirmesi emzirmenin başlangıç dönemini ve bir yıl ya da daha uzun sürmesini kolaylaştırıyor. Babanın dışında aile sağlığı hemşiresi, emzirme danışmanı, yakın bir arkadaş ya da daha önce meme vermiş bir akraba da anneye destek verebilir.
  • Sigara, stres ve bebek için ek gıdalardan uzak durmanın yollarını araştırın. Çok sigara içen kadınların -özellikle ilk iki ya da üçüncü ayın sonunda- sütü azalır. Sürekli gergin olmak, sizi mutsuz ve hasta eder. Bu durumda vücudunuz iyi çalışmaz, doğumdan önce sizi strese sokan olayları değiştirmeye bakın. Gevşeme tekniklerini öğrenmek faydalı olur. Ayrıca bebeklere biberonla verilen ek gıdalar -eğer ilk altı hafta içinde verilirse- emzirmenin sonu demektir. Ek gıdalardan uzak durun. Su ve meyve suyu gerekli değildir.