Yenidoğan Bebekler İçin Güvenlik Önlemleri

Güvenlik

Yaşam standardında yükselme, koruyucu sağlık hizmetlerinde gelişme, daha iyi sağlık eğitimi ve tıp teknolojisindeki büyük ilerlemeler, geçtiğimiz yüzyılda bebek ve çocuk ölümü oranının düşmesine yardımcı olmuştur.

Yine de ne acıdır ki, önlenebilir ölüm ve sakatlık nedenleri büyük oranda ortadan kaldırılsa bile, gençlerimiz hâlâ önlenebilir kaza riski ile karşı karşıyadır. On beş yaş altı çocuklarda kazalar hâlâ en büyük ölüm nedenidir. Bunun topluma maddi maliyetini hesaplamak mümkün, ancak yarattığı acıyı, ızdırabı, sakatlığın manevi maliyetini hesaplamak mümkün değildir.

 Neden küçük yavrularımız kazaya uğruyor, yaralanıyor?

Bu annelerin ilgisizliğinden kaynaklanmıyor. Bebeklerimizi her zaman güvende tutmak, çok güçlü bir içgüdüdür. Öyleyse neden bir sürü çocuk kazayla hayatını kaybediyor ya da yaralanıyor?

Ölüm ve yaralanmalar en çok 1-4 yaş grubunda; motorlu taşıt kazaları, boğulma (en sık yaşanan), boğazına yabancı bir cisim kaçması sonucu nefes alamama, düşme, yanma, haşlanma, zehirlenme ve elektrik çarpması gibi nedenlerle ortaya çıkmaktadır.

Bu spesifik nedenlerin yanı sıra kazalar iki önemli nedenden kaynaklanır. İnsanlar kazanın “kader” gibi bir şey olduğuna ve -kendilerinin değil- başkalarının başına geleceğine inanır. Ebeveynlerin çoğu bebeklerini ve çocuklarını koruyup kollama işini zaten bildiklerini kabul eder. Aslında çocuk güvenliği daha fazla bilgi edinmeye, olası tehlikeleri bilmeye, güvenlik önlemleri için planlama yapıp gerektiğinde bazı araç gereçler için bütçe ayırmaya bağlıdır. Çok az yetişkin, bebek sahibi olmadan önce bebek ve çocuk gelişimini öğrenip, önemini takdir edebilir. Çocuk gelişimini öğrenmek için adım atmadıkları sürece -çocuk güvenliğinden ziyade erişkin konforuna yönelik olarak şekillenmiş bir ortamda yaşayan- ana babalar, evlatlarının karşı karşıya olduğu tehlikelerin her zaman farkında olmaz.

Bebekler ve çocuklar doğumdan beş yaşına kadar çok hızlı büyürler. Bir ve beş yaş arası çocuklar, kazaya uğrama riski en yüksek grubu oluşturur. En fazla kazaya da çok büyük ihtimalle evde uğrarlar.

İlk yıllarında bebekler de çok savunmasız olup sizin korumanıza ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle doğumdan önce, bebeğinize güvenli bir ortam düzenlemek için biraz zaman ayırmanız yerinde olur. Aynı şekilde bebek gelişimi konusunda mümkün olduğunca bilgi edinirseniz, çeşitli evrelerde bebeklerin neler yaptığını ve istenmedik kazalara nasıl yol açtıklarını öğrenmiş olursunuz.

Bebeğin gelişmesine bağlı olarak ortaya çıkan spesifik tehlikeleri ve yaralanmaları önleme yolları kitabın her bölümünde yer almaktadır. Bu bölümde, evinizi daha güvenli bir hale getirmeniz ve ilk üç ayda bebeğiniz için özel güvenlik önlemleri almanız için genel bir rehber yer almaktadır.

Kaza riski ne zaman artar?

  • Ebeveynlerden biri özellikle anne hastalandığında;
  • Bebek çok ağladığında ya da yeni yürümeye başlayan bebek çok hareketli olup hiç uyumadığında;
  • Bebeğin doğumuyla beraber misafirlerin yarattığı heyecan;
  • Tatil, taşınma veya ziyaret amaçlı çevre değişimi;
  • Bebeğin oyun oynayabileceği güvenli bir alanın olmayışı;
  • Bebek için alınan araç gerecin güvenlik kuralları ile uyuşmaması;
  • Ebeveynlerin, bebek davranışları ile ilgili gerçekçi olmayan beklentileri ve normal bebek gelişimini anlamamaları.

 

Evinizi güvenli hale getirme

Bebeğiniz dünyaya geldikten sonra, tamir, alışveriş, ev işleri için artık daha az vaktiniz olacaktır. Telaş, yorgunluk, stres sizi ilk aylarda kaza yapmaya daha yatkın hale getirebilir, bu yüzden bebeğiniz dünyaya gelmeden önce gerekli tamir ve değişiklikleri önceden halletmenizde fayda vardır.

Kalp-akciğer ilkyardımı

Acil durumlara hazırlıklı olmak mükemmel bir fikirdir. Bebeğinizi dünyaya getirmeden önce ilkyardım kurslarına katılmayı bir düşünün. Bu mümkün değilse, doğumdan sonra gerekli ayarlamaları yaptıktan sonra kursa gitmeyi deneyin. Banyo kapınızın arkasına tek sayfalık basit ilkyardım tekniklerini anlatan bir broşür asın; ihtiyaç duyduğunuz anda elinizin altında olur, ne yapmanız gerektiğini hatırlatır.

Mutfak

  • Kalitesinden kuşku duyduğunuz veya eskimiş elektrikli ev aletlerini ve kablolarını yenileri ile değiştirin. Kısa ve kıvrımlı kablolar eski ve sallanan kablolara göre daha güvenlidir. Yeni bir su ısıtıcısı alırsanız, kablosuz olanı tercih edin.
  • Elektrikli ev aletlerini kullanmadan önce kolayda, ellerinizi kurulayabileceğiniz küçük havlular bulundurun. Kaliteli ısı yalıtımlı eldivenler ve tencere tutacakları, sıcak yemekleri ve tencereleri güvenle tutmakta oldukça kolaylık sağlar.
  • Ocak üstünde tava tutuşursa ne yapacağınızı biliyor musunuz?
  1. Kapak veya nemli bez ile ateşi boğunuz;
  2. Gazı kapatınız.

ASLA

  1. Ateşin üstüne su atmayın veya
  2. Tencereyi kaldırmaya kalkışmayın.
  • Gözünüz her zaman için kaynayan yağda olsun; mutfakta yağ veya kaynayan bir şey varsa asla terk etmeyin.
  • Elektrik prizlerine aşırı yüklenme tehlikelidir. Elektrik düğmeleri ve elektrikli ev aletlerinin fişleri musluklardan çok uzakta olmalıdır.
  • Özellikle mutfak kaydırmaz zemin olmalıdır. Bir şey sıçrar sıçramaz, yerleri hemen silme alışkanlığı edinmek iyi bir fikirdir.
  • Masa örtüsü yerine Amerikan servis kullanın.
  • Tencerelerinizin ve tavalarınızın saplarını içeriye doğru çevrik tutun. Öndekiler yerine arkadaki ocakları kullanmayı alışkanlık haline getirin.
  • Ocağınızın duvara veya zemine sabitlendiğinden emin olun. Ayrıca ocak bariyeri alm.
  • Mutfağınızdaki çöp kovanız için kapak alm. Kapak bebeğiniz ayaklandığında çöpü karıştırmasını ve içinden bir şeyleri çekip ağzına atmasını engelleyecektir.
  • Bıçak ve keskin aletleri ulaşamayacağı bir yerde tutun, aynı şey kibrit ve çakmaklar için de geçerlidir. Plastik çöp torbaları bebek ve çocuklar için çok büyük tehlikedir, bu yüzden bunları da çocukların ve bebeklerin ulaşabilecekleri yerde tutmayın.
  • Deterjanları, çamaşır sularını ve genel ev temizliği malzemelerini kilit altında tutun. Bunları normalde lavabonun altındaki dolapta tutuyorsanız, dolaba bebek koruması kilidi taktırın.
  • Bulaşık makinenize mutlaka güvenlik kilidi taktırın.

Banyo

  • Sıcak ve soğuk su musluklarını belirgin bir şekilde işaretleyin.
  • Hiçbir zaman banyo yakınında veya duşta elektrikli ev aleti veya ısıtıcı kullanmayın. Elektrikli ısıtıcılar duvarda yüksek bir yere monte edilmelidir. Elektrikli ev aletlerini banyo haricinde başka bir yerde saklayın ve kullanın.
  • Banyoda ve zemininde kaymayan paspas kullanın.
  • İlaç, sprey vb. ürünleri muhafaza ettiğiniz dolaba çocuk kilidi koyun.
  • Tuvaletin kapağını kapalı tutmayı unutmayın. Tuvaletin üstüne monte edilmiş banyo dolapları tehlikelidir, yeni yürümeye başlayanlar tuvaletin üzerinden buralara tırmanmaya ve bunları açmaya bayılır.
  • Bebek bezi kovaları potansiyel bir felakettir. Hareketlenmiş bebekler bunları üzerlerine kaldırıp boşaltırlar, bu yüzden kovaları bebeğin ulaşamayacağı bir yerde tutun.
  • Makas, tıraş bıçağı ve diğer keskin objeleri ulaşamayacakları yerlerde tutun.
  • Banyo kapısının dışarıdan açılabilmesi içeride kimsenin kilitli kalmayacağı anlamına gelir. Kişisel mahremiyet için küçük bir kilit acil durumlar halinde içeriye girişi mümkün kılar.
  • Mutfakta olduğu gibi, tüm temizleme katkı maddelerini, kimyasalları ve tehlikeli araç gereci çocuk kilidi taktığınız dolaplarda saklayın.
  • Çamaşır makinesinin ve çamaşır kurutma makinesinin kapaklarını her zaman kapalı tutun, tabii çocuk kilidi fikri yine de düşünülebilir.

Yatak odaları

BEBEK ODASI

  • Beşiğin ya da karyolanın güvenli ve sabit olduğunu kontrol edin. Beşiği cam kenarına koymayın. Pencerenizdeki kordonlar veya perde bağcıkları çocuğunuz için tehlikelidir.
  • Pencerelerinize 100 mm’den fazla açılmalarını engelleyecek şekilde çubuklar veya güvenlik kilitleri takın. Bunlar küçük yaramazların düşmelerini engelleyecektir. Pencere kenarındaki alanı boş bırakın.
  • Odanıza, bebeğin odasına ve koridora takacağınız düşük güçte gece lambaları, gece bebeğinizle ilgilenmenizi güvenli kılar.
  • Odanızda veya bebeğinizin odasındaki çocuk kilitleri, küçük çocukların kendi başlarına bebeğe yapacakları ziyaretleri engeller.
  • Çocuk kilidi olan prizleri kullanın.

KENDİ ODANIZ

  • İlaçları, parfümleri, makyaj malzemelerini, makasları, raptiyeleri, küpeleri, kol düğmelerini, bozuk paraları veya kırılabilecek eşyaları güvenli bir yere kaldırın.
  • Yatak odanızın pencerelerine emniyet mandalı yerleştirin. Pencerenizin yanına, ufaklığın üzerine tırmanabileceği hiçbir şey koymayın.

Salon, oturma odası ve merdivenler

  • Kapı ve merdivenlerin önüne takılabileceğiniz şeyler koymayın.
  • Elektrikli süpürgeniz ve diğer elektrikli ev aletlerinizi saklı bir yerde tutun.
  • Plastik kapaklı priz kullanın.
  • Kaygan zemin örtülerinden ve halılardan veya çok fazla cilalanmış yüzeylerden kaçının.
  • Tüm şömineler için özel şömine koruyucuları kullanılmalı. Koruma, duvara ya da zemine sıkı bir şekilde monte edilmelidir.
  • Çok geniş bir alanda alçak camlarınız varsa, cam koruması alabilirsiniz. Cam kapılara yetişkinlerin ve çocuğun göz seviyesinde renkli motifler aşılmalıdır.
  • Küçük veya kırılabilecek objeleri çocuğunuz en az beş yaşma gelene kadar ortadan kaldırın.
  • Değerli eşyalarınızı, müzik aletlerinizi, televizyonları ve videoları olabildiğince yukarıda tutun. Kasetleri, plakları ve diskleri çocukların uzanamayacakları yerlere koyun.
  • Alkol çocuk için zehirdir. Alkollü içkileri ve sigaraları çocukların ulaşamayacakları yerlerde saklayın.
  • Ev içindeki bitkilerin zararlı olmamasına dikkat edin. Bebeğinizin her şeyi ağzına atma dönemi geçene kadar bitkileri dışarıda tutmak daha kolay olabilir.
  • Boğulma tehlikesi nedeniyle düğümlü perde ve panjurlar çocukların ulaşamayacakları yerde olmalılar.

Evcil hayvanlar

Evin içinde serbestçe dolaşan evcil hayvanların yeniden eğitilmeleri gerekir. Doğumdan önce alışkanlıklarını değiştirebilirseniz, potansiyel zorluklardan kaçınmış olursunuz. Hayvanların yanında nasıl davranacaklarını öğrenecek yaşa gelene kadar, çocukları evcil hayvanlarla beraberken her zaman gözetim altında tutunuz.

Evinizi ilaçlatın

Evinizde haşere ilaçlaması yapılırken dışarıda olun, içeri girmeden evi havalandırın. Geride bir şey bırakılıp (tablet vs.) bırakılmadığını kontrol edin. Elektrikli sivrisinek öldürücülerin bebeğinizin odasında kullanılması güvenlidir. Ancak daha büyük çocukların ve yeni yürüyenlerin ulaşamayacakları yerlerde olmalarına özen gösterilmelidir.

Genel ev güvenliği

  • Duman detektörü taktırın.
  • Sıcak su derecesini 50 dereceye düşürünüz.
  • Ana elektrik şebekesine devre kesici taktırın.

Yenidoğan ile üç aylık bebekler çok hareketli değildirler, ama bu kadar küçük bebek grubu için bile bazı belli başlı güvenlik önlemlerinin alınması gerekmektedir.

“Gözün üzerinde değilse, elin üzerinde olsun” deyişi hayati önem taşıyan güvenlik kuralıdır. Bebeklerin ne kadar çabuk masadan sıyrıldıklarına, suyun altında kaydıklarına veya yataktan düştüklerine şaşırırsınız.

ALT DEĞİŞTİRME MASASI KULLANIYORSANIZ:

  • Sabit olduğundan ve kullanırken yıkılmayacağından emin olun.
  • Bebeğinizin düşmemesi için kenarlarının yükseltilmiş olmasına dikkat edin.
  • Rahat çalışabileceğiniz yükseklikte olmalı.
  • Değiştirme yüzeyi sert, temizlenmesi kolay olmalı. Bebeğin kafasının veya bıngıldağının sıkışacağı boşluk ya da aralık bulunmamalı.
  • Hiçbir zaman bebeğinizi değiştirme masasında yalnız bırakmayın. Düşmemesi için kemer faydalıdır, ancak kemeri bağlı olsa bile yalnız başına bırakılmamalıdır.
  • İhtiyacınız olan her şey ulaşabileceğiniz yerde olmalıdır.

Biberon ve emzik güvenliği

  • Biberon şişesine destek yaparak bebeği biberonla tek başına bırakmayın. Besleme esnasında şayet bir şey yapmanız gerekiyorsa, yardım isteyin veya acil değilse, yapılması gerekeni besleme sonrasına bırakın. Telefona veya kapıya bakmanız gerekiyorsa, biberonu da yanınıza alın.
  • Emzik alırken, tercihiniz ucuz ve kalitesizden ziyade kaliteliden yana olsun.
  • Emziği şekerli suya veya bala batırmayın. Bebeklere ilk yılında bal verilmesi potansiyel besin zehirlenmesi riski taşımaktadır ve şekerli su da tatlı olduğundan daha sonra bu alışkanlığı kırmak zor olabilir. Emziklerin tatlı şeylere batırılması ilerde çürük dişlere neden olmaktadır.
  • Emzik bebeğin ağzından düşmesin diye -örneğin katlanmış havluyla- alttan destek yapmaya kalkmayın, sonuçta soluk almakta zorlandığında bebeğiniz emziği tükürüp atamayacağından boğulabilir.
  • Emziğin bebeğin elbisesine kurdele veya iple bağlanması boğulma tehlikesi taşır. Ayrıca, ip bebeğin bileğine veya parmaklarına dolanıp kan akışını engelleyebilir.
  • Emzikleri ovaladıktan sonra birkaç dakika kaynatarak veya dezenfekte solüsyonunun içinde bırakarak temiz tutun.
  • Bebeğinizin emziğini düzenli olarak kontrol edin ve gerektiğinde değiştirin.
  • Yetişkinler emziği bebeğe vermeden önce emmemelidir. Bu emziği temizlememektedir. Emziğin emilmesi aslında çeşitli bakterilerin bebeğin ağzına ve sindirim sistemine geçmesine, dolayısıyla bazı sağlık problemlerine neden olmaktadır.

Portatif koltuklar

  • Bebek koltuğunun tabanı geniş olmalı ki, bebeğiniz geriye doğru itelediğinde devrilmesin.
  • Bebeğinizin güvenliğini mutlaka emniyet kemerleri ile sağlayın. Omuz, bel ve bacak arasını kavrayan kemerler en iyileridir.
  • Bebek koltuğunun üstü bebeklerin hafif dokunuşları ile bile inanılmaz bir hızla ileriye doğru gider, bu yüzden koltuğu koymak için en iyi yer zemindir. Bebeğin yerde olduğunu herkese söyleyin! Diğer çocuklara, evcil hayvanlara, sıcak içecek ve yemek taşıyan yetişkinlere dikkat edin.

Bebek karyolası ve beşik

  • Beşiği veya karyolayı pencerelerden, ısıtıcılardan ve elektrik prizlerinden uzak bir yere koyun.
  • Beşiğin yanlarının dik duracak şekilde olmasına dikkat edin.
  • Bebekler ve yeni yürüyenler için asla sıcak su torbası veya elektrikli battaniye kullanmayın.
  • Bebeğinizi yatağına koyduğunuzda mama önlüğünün çıkarılmış olduğundan emin olun.
  • Yatağı naylon örtüsünden çıkarın, naylonu yatağı korumak için kullanmayın. Her çeşit plastik tehlikelidir. Her çeşit plastik çantayı ve filmleri bebeklerden uzak tutunuz.

Pusetler ve bebek arabaları

  • Standartlara uyan puset/bebek arabası alın.
  • Frenlerin çalıştığından emin olunuz. Bebek içinde olmadan test ediniz. Aldığınızda, kemerlerin bebeği her iki omuzdan, belden ve bacak arasından kavradığını kontrol edip bunların bebeğiniz çok küçük olsa bile etkin bir şekilde kullanım için ayarlanabilir olduğundan emin olunuz. Bebeklerin puset ve arabadan düşme olayları çok yaygındır ve bu genelde emniyet kemerlerinin yetersizliğinden kaynaklanmaktadır.
  • Bebeğiniz pusette veya arabadayken aşırı yükleme yapmayın. El tutacaklarına alışveriş çantalarını asmamaya özen gösterin.
  • Her zaman için emniyet kemerlerinin sıkı ve doğru bağlandığından emin olun.
  • Pusetin veya arabanın pozisyonunu değiştirirken bebeğinizin elinin veya parmaklarının sıkışmamasına dikkat edin.
  • Puseti veya arabayı yürüyen merdivenlerde kullanırken dikkatli olun.

Araba güvenliği

Arabalar günümüzde neredeyse artık evin bir uzantısı gibi ve muhtemelen bebeğiniz her hafta çokça zamanını arabada geçirecektir. İşte size bazı güvenlik noktaları:

  • Bebeğiniz veya yeni yürüyen çocuğunuzu arabada asla yalnız bırakmayın. Arabanızı park edilmiş şekilde bırakmanız durumunda, kemer tokaları ve koltuk güneşten aşırı ısınabilir ve bebeğinize değdiğinde canı yanabilir. Bu riske karşı toka ve koltukların üstünü örtün.
  • Herhangi bir seyahate çıkmadan önce arabadaki keskin köşeli oyuncakları çıkarın.

Taşıma koltuğu veya oto koltuğunun güvenli kullanımı

  • Bebeğinizi her zaman sırtüstü yerleştirin. Bebeği koymadan önce asla yumuşak battaniyeyle sarmalamayın.
  • Emniyet kemerinin öncelikle bacak arası kısmını ayarlayın, sonra omuz kemerlerini ayarlayın. Emniyet kemerinin omuz askıları bebeğin omuz veya omuz üstü seviyesinde olmalı. Bebeğinizin kollarının ve bacaklarının emniyet kemerinin altına sıkışmamasına dikkat edin. Kemeri taktıktan sonra kilitlendiğinden emin olun. Bebeğiniz büyüdükçe, kemerin ayarını değiştirmeyi unutmayın.
  • Oto koltuğu için en güvenli yer, arka koltuğun orta kısmıdır ama annenin bebeği arabaya bindirmesi ve çıkarabilmesi de hesaplanmalıdır. Bu yüzden kaldırıma yakın taraf olan sağ arka koltuk da iyi bir alternatiftir. Bebeğinizi her zaman kaldırıma yakın köşeden arabaya koyun ve çıkarın.
  • Oto koltuğu bebeğin yüzü arka cama bakacak şekilde arka koltuğa yerleştirilirken, ön koltuğun arkasının bebek koltuğuna yaslanmaması gerekir, çünkü bu durumda oto koltuğunun güvenlik işlevi azalır.
  • Oto koltuğu arabaya yerleştirildiğinde, koltuğun tutacaklarının aşağıya doğru olduğundan emin olun.
  • Uzun yolculuklarda, bir ya da iki saatte bir mola vererek uyanık olduğu zamanlarda bebeğinizi koltuğundan çıkartıp dinlendirin. Oto güvenlik koltukları bebekleri arabada taşımaya göre tasarlanmıştır ve beşik yerine kullanılmaları amaçlanmamıştır, bu yüzden bebeğinizi oto koltuğunda uzun süre bırakmaktan kaçının.

Diğer genel güvenlik tüyoları

  • Bebeğinize bakarken aynı anda sıcak içecek içmekten kaçının. Arkadaşlarınızdan bebeğinize bakarken sıcak içeceklerini güvenli bir yere bırakmalarını isteyin.
  • Bebeğinize bakarken sigara içmeniz hem güvenlik hem de sağlık açısından tehlike oluşturur. Sigarayı bırakın, bırakamıyorsanız bebeğin yanında sigara içmeyin ve başkalarının da içmesine izin vermeyin.
  • Pudra bazı ciltler için faydalıdır. Pudra kullandığınız zaman, az miktarda bir kaba koyun ve parmak uçlarınızla uygulama yapın. Pudra kutusunu havada kuvvetlice sallamayın, bebeğiniz bir kısmını soluyabilir.
  • Ucu pamuklu çubuklar asla kullanılmamalıdır. Burun, kulak ve popo temizliği için bir parça pamuk kullanmak uygundur.
  • Boğulma veya kan dolaşımının engellenmesi gibi risklere karşı bebeğin elbiselerini, özellikle patiklerini ve çoraplarını kontrol edin.
  • Bebeğinize ilaç veriyorsanız, neye iyi geldiğini, içeriğini, yan etkilerini ve hangi dozda verileceğini kontrol edin. Her zaman prospektüsü okuyun. Endişe ettiğinizde ilacı vermeyin.

Oyuncak güvenliği

  • Bebeğin çiğneme, yutma, koparma riskini engellemek için çıngıraklar, içi doldurulmuş hayvanlar vb. oyuncaklar küçük parçalara ayrılmayacak şekilde olmalıdır.
  • Oyuncakların kenarları keskin olmamalı. Zararlı madde içermemelidir.
  • Bebeğinizin yaşı için özenle seçilmiş oyuncaklar uygundur. Yeni yürüyenlere uygun oyuncaklar bebekler için tehlikeli olabilir. Özellikle hediye olarak gelen oyuncakların etiketlerini kontrol ediniz.
  • Kırılmış veya çok eskimiş, kirlenmiş oyuncakları atın.
  • Bebekler sıklıkla oyuncakla oynamak kadar paketiyle de oynamayı sever, bu yüzden her türlü plastiği atın. Kutuda keskin köşe ve zımba teli olup olmadığını kontrol edin.

Bebek bakıcısı güvenliği

Bebeğinizi bırakmaya karar vermeniz biraz zaman alabilir ve bunu yapmaya karar verdiğinizde de onu büyük annesine, aile üyelerinden birine veya güvendiğiniz bir arkadaşınıza bırakınca kuşkusuz içiniz rahat edecektir. Bir şirket aracılığıyla bakıcı tutacaksanız, mutlaka güvendiğiniz biri tarafından tavsiye edilen bir yer olmasına özen gösterin. Tecrübesiz gençler küçük bebekler için uygun bebek bakıcısı değillerdir.

  • Acil durum telefon rehberinizin nerede olduğunu bildiğinden emin olun (detaylar aşağıdadır).
  • Telefon numaranızı, adresinizi ve size ulaşamaması riskine karşın güvendiğiniz bir arkadaşınızın telefonunu bırakın.
  • Bebek bakıcınıza ayrıca acil durumlarda ne yapması gerektiğini ve ilkyardım kutusunun nerede olduğunu belirten bir not yazın (detaylar aşağıdadır).
  • Bebek bakıcınıza güvenilebilir bir fener bırakın.

Acil durum telefon numaraları

Cep telefonunuzda ve ev telefonunuzun yakınında acil durum telefonlarını gösteren listeniz olsun:

POLİS AMBULANS İTFAİYE

ZEHİR DANIŞMA MERKEZİ

İLÇE BELEDİYESİ

EN YAKIN ÇOCUK HASTANESİ

AİLE DOKTORU

KOMŞU

BİR YAKININIZ

ECZANE

İlkyardım kutunuz

Pansuman malzemeleri

  • adet büyük sargı bezi 1 kutu hidrofil gazlı bez
  • adet üçgen sargı 1 adet flaster

1 adet esmark bandajı 1 adet turnike 10 adet yara bandı 1 adet alüminyum yanık örtüsü

 

Kremler, losyonlar, ilaçlar

Antiseptik solüsyon Kalamin losyon

Gözdeki yabancı cisimleri temizlemek için tuz çözeltisi Sokmalara karşı sprey 30+ güneş koruma kremi

Çocuk ölçekli parasetamol, sıvı ve tablet şeklinde.

Sağlık yardımından en az 30 dakika uzakta yaşayanlar için kusmaya yardımcı olması için İpeka şurubu. İpeka yalnızca doktor veya zehir danışma merkezinin tavsiyesi ile kullanılmalıdır. Son kullanma tarihi geçmiş ise kullanılmamalıdır.

İlkyardım aletleri

Çengelli iğne

Küçük makas (paslanmaz çelik) Cımbız

Tek kullanımlık eldiven El feneri

Bağışıklık Kazandırmak

Bağışıklık kazandırmak güvenli, basit ve efektiftir ve dünya üzerinde milyonlarca yetişkinin ve çocuğun hayatını kurtarmıştır. Bir toplumda çocukluk dönemi bağışıklık kazandırma işleminin yüksek oranda hayata geçirilmesi, sadece bağışıklık kazanan çocukları korumakla kalmaz, aşılama için çok küçük olan diğerlerini, az da olsa aşı olamayanları ve aşıya tepki vermeyen çok az sayıdaki bebekleri de korumayı amaçlar.

Bağışıklık kazandırma programları, tavsiyeler ve aşılar sürekli gözden geçirilir. Kitaplardaki bilgiyi olabildiğince güncel tutmak mümkün olmadığından, ben burada bağışıklık kazandırma programı vermiyorum. Çocuğunuzun aşı zamanı geldiğinde, çocuk doktorları hangi aşıların yapılması gerektiği konusunda size tavsiyede bulunacaktır. Herhangi bir şekilde çocuğunuzun bağışıklığı konusunda endişeleriniz olduğunda, aile doktorunuzla ya da ana çocuk sağlığı merkezindeki uzmanlarla konuşun.

Difteri, tetanos, boğmaca, çocuk felci, kızamık, kabakulak, kızamıkçık, menenjit, hepatit B, pnömok ve meningokok enfeksiyonları, suçiçeği ve rota virüs ishali gibi ciddi sağlık sorunlarına ve bazen de ölümlere neden olan hastalıklardan düzenli çocukluk dönemi aşılaması ile korunmak mümkündür.

Bağışıklık kazandırma ile aşılama arasındaki fark nedir?

Birçok insan aşılama ile bağışıklık kazandırma kelimelerini aynı anlamda kullansa da teknik olarak anlamları biraz farklıdır. Aşılama aşı maddesinin verilmesi prosedürünü açıklayan bir terimdir (enjekte ederek ya da ağızdan damla şeklinde). Diğer yandan, bağışıklık kazandırma ise aşının alınmasını ve salgın hastalıklara karşı bağışıklığın kazanılmasını beraberce tanımlar. Çoğunlukla aşılama sonrası bağışıklık kazanmak mümkün olsa da bu her zaman olmayabilir.

Bağışıklık nasıl kazanılır?

Bakteriler ve virüsler sizi hasta ettiğinde, bağışıklık sisteminiz virüsleri öldüren ya da etkisiz hale getiren antikor üretimine geçerek mikropla mücadeleye başlar. Bazen bu antikorlar vücudunuzu uzun dönemli korumaya devam eder (kızamık gibi) veya tekrar bulaştıklarında (boğmaca gibi) etkilerinin çok daha çabuk geçmesine neden olurlar.

Mikrop kapmanız tabii ki sizi ölüm, sakat kalma dahil birçok komplikasyona maruz bırakır. Bu vesile ile bağışıklık kazanmak en iyi yollardan biri değildir.

Aşılar, bilimsel yollarla değiştirilmiş ve sizi hasta yapmayacak kadar vücudunuzun antikor üretmesini sağlayarak sizi hastalıktan koruyacak kadar küçük miktarlarda belirli bazı virüs veya bakterilerdir. Bir süre sonra suni bağışıklık geçebilir, bu durumda vücudun tekrar antikor üretmesini sağlamak üzere bağışıklık artırıcı ek doz gereklidir.

Faydaları ve riskleri

Her ne kadar modern aşılar zayıflatılmış bulaşıcı hastalıklara karşı yüksek düzeyde bir koruma sağlasa da ve ciddi yan etkileri az olsa da, bazı insanların bağışıklık kazandırmaya yönelik çekinceleri mevcuttur. Bağışıklık geliştirmeye karşı olan küçük bir aktivistler grubu, büyük bir hevesle medyada aktif olarak yüksek sesle bunu dile getirmektedir.

Kaynak olarak gösterilen raporlarda, aşıların beyin hasarına, otizme, Ani Bebek Ölümü Sendromu’na ve diğer bazı üzücü durumlara neden olduğu belirtilmektedir. Bu da, doğal olarak ebeveynleri endişelendirmekte; sağlıklı bebeklerini bu tip risklere maruz bırakacakları korkusuyla, konuyu bir kez daha düşünmeye itmektedir.

Ne yazık ki, bağışıklık kazandırma ile erken çocukluk dönemi çakışmaktadır. Bu dönemde, hastalık nöbeti kaynaklı Ani Bebek Ölümü Sendromu ve beyin hasarı olasılığı yüksektir. Bebek bağışıklık kazandıktan sonra ortaya çıkan problem aşıdan kaynaklanmayabilir.

Anlaşılacağı üzere, küçük bir bebek grubunun ebeveynleri, görünüşe göre bağışıklık kazandırma kaynaklı ciddi bir hasar gördüyseler, bebeklerinin bu genel süreçteki durumları için çok endişeli olacaklardır.

Aşılama ne kadar güvenli?

Hiçbir aşı yüzde yüz güvenli değildir, ama bazı bebeklerde neden oldukları yan etkiler görece olarak azdır ve terse çevrilebilir. Aşılara ciddi ters tepkiler son derece nadirdir, sık görülmez; ayrıca aşının koruduğu hastalıktan da daha az şiddetlidir.

Eldeki kanıtlara göre aşılar, HIV/AIDS, alerji, astım, Ani Bebek Ölüm Sendromu, otizm veya MS’e (multipl skleroz) neden olmamaktadır.

Ebeveynlerin tercihi ile aşılanmayan bebekler de koruma altındadır. Çünkü bebeklerin büyük bir çoğunluğuna bağışıklık kazandırılmaktadır. Bunun yanı sıra, bağışıklık kazandırılmamış bebeklerin sağlıklı hayat tarzları ve doğru yemek tercihleri nedeniyle her ne kadar hastalık ortadan kaybolmamış olsa da bebekler hâlâ koruma altında olurlar.

Aşılar ne kadar etkili?

Aşıların birçoğu tamamen koruyucu değildir ve toplumda bağışıklık oranı düştükçe daha az koruyucu olurlar. Örneğin, birleştirilmiş kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşısı %95 oranında etkilidir, yani bebeklerin aşılarının ardından yaklaşık %5’i bağışıklık kazanmamış olur. Üç doz boğmaca aşısı, aşı olan bebeklerin yaklaşık %85’ini korumakla kalmayıp; geri kalan %15’in de hastalık şiddetini veya yeniden boğmacaya yakalanmaları durumunda hastalığın zararlarını azaltmaktadır. Genel olarak, hastalık aşı olmuş bebeklerde kısa sürer ve komplikasyonları daha azdır.

Olayları anlamak

Bugünkü çocuk neslimiz difteri, tetanoz ve çocuk felci hastalıklarından korunmaktadır, bu yüzden birçok ebeveyn bu hastalıkların bir zamanlar ne kadar ciddi bir tehlike oluşturduğunu anlamıyor. Yeni bir sürece başlamadan önce daha fazla bilgiye ihtiyaç duyan ve bebeklerinin sağlıklarını tehlikeye attıkları hissine kapılan ebeveynlerle düzenli olarak konuşuyorum.

Düzenli aşılama

Yöntem

Bazı aşılar birleştirilerek yapılır, bu da daha az aşı anlamına gelir.

On iki ayın altındaki bebeklere enjekte edilebilen aşıların olabildiğince sıklıkla kalçadan; on iki ayı geçmiş bebeklerde ise kollarının üst kısmından verilmesi tavsiye edilir.

Kalçadan yapılması sinirleri zedeleme riski yarattığından ve yağlı doku aşıyı engelleme riski taşıdığından tavsiye edilmez.

Aynı zamanda, zamanı gelen tüm aşıların aynı günde yapılması tavsiye edilir. Bu bebekler açısından probleme neden olmazken, sizi de gereksiz masraftan ve rahatsızlıktan kurtarır ve aynı zamanda ebeveynlerin programı izlemelerini kolaylaştırırken, aşıların kaçırılmasını engeller.

Nerede yaptırabilirsiniz?

Aşıları aile doktorunuzda, çocuk hastanelerinde, bazı yerel kurumlarda ve bazen de ana çocuk sağlığı merkezlerinde yaptırabilirsiniz.

Program

Aşı programının ardındaki mantığı merak edebilirsiniz. Örneğin, neden bazılarına iki aylıkken diğerlerine on iki aylıkken başlanıyor? Aşılar en etkin olabilecekleri en erken yaşta verilmektedir. Aşıyı geciktirmek veya deneme dozu vermek mantıksızdır ve faydasızdır. Bebeği hastalığa yakalanma riskine atıp korumaya en çok ihtiyaç olduğu yaşta hastalanmasına neden olur.

Aşı sonrasında yan etkiler

Boğmacaya karşı geliştirilen aşıdan sonra bebeklerde görülen aşılamaya karşı yan etkiler azalmıştır. Saf aşının kullanılmaya başlanmasıyla önceki boğmaca aşısının neden olduğu ağrı ve ateş %30 oranında azaltılmıştır. Bu bağlamda, aşı öncesi parasetamol kullanımı artık tavsiye edilmemektedir.

Birçok bebekte aşının yan etkileri görülmez. Görüldüğünde ise belirtiler genellikle aşı yapılan yerin bir-iki gün yanması, ağrıması ve kızarması; vücutta ateş, kızarıklık, sersemlik ve bebeğin bir-iki günlüğüne huzursuzlaşmasından ibarettir. Karma aşının (kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşısı) ardından bebeklerin yaklaşık %5’inde ateş, kızarıklık, üşütme belirtileri ve/veya bademciklerin beş ila on iki gün şişmesi gibi belirtiler görülür.

Nadiren, aşının ardından bebek solgunlaşır, vücudu gevşer, pelte gibi olur ve on iki ila yirmi dört saat tepkisiz hale gelebilir. Bu korkutucu olaya hipotoni denir. Hipotoni vakası çok az bebekte görülür. Genellikle boğmaca aşısı ile ilişkilendirilir, asellüler aşıyla ilgili olma ihtimali çok düşüktür. Hipotoni vakaları diğer aşılarda da meydana gelebilir ki, bu da boğmaca aşısının tek başına bu tür olaylara neden olmadığını akla getirmektedir.

Neyse ki, takip eden çalışmalar göstermektedir ki, hipotoni sonrası bebekler tamamen iyileşmekte ve sonraki aşıların ardından da tekrar hipotoni atağı geçirmemektedirler.

Yan etkilerin tedavisi

  • Bebeğin ateşi 39 derecenin üstüne çıkarsa tek doz parasetamol verip ateşi düşürmeye çalışın. Günümüzde çeşitli doz ve güçte parasetamoller mevcuttur. Bu yüzden, prospektüse uyarak, dozu doğru hesaplamak önemlidir. Parasetamol sakinleştirici değildir ama hafif de olsa bazı bebeklerde ilk veya ikinci kullanımlarında sakinleştirici etki gösterebilir.
  • Bebeğe ekstra sıvı verin.
  • Aşı sonrası yan etkiler kalıcı ve şiddetliyse veya herhangi bir nedenden dolayı endişelendiyseniz bebeği en yakın hastaneye ya da aile doktorunuza götürün.

Aşılamaya uygun bulunmaması (Kontrendikasyon)

Aşılamanın yapılamayacağını gösteren bir örnek neredeyse yok gibidir ama ne yazık ki, bazen sağlık uzmanları aşı sonrası ters tepki geliştiren bebeklerde, suçlanma endişesiyle gereksiz bir şekilde aşı programını geciktirebilir, beklemeye alabilir veya ebeveynlerin programı takip etmelerini zorlaştırabilir. Örneğin, farklı aşılar için farklı günlerde gelinmesini istemek gibi…

Aşağıdakiler aşılamayı atlamak veya ertelemek için gerekçe değildir

  • Basit ateşli kasılma veya önceden var olan nörolojik hastalık.
  • Ailede kasılma geçmişi veya Ani Bebek Ölümü Sendromu.
  • Astım, egzema, saman nezlesi, burun akıntısı, hırıltılı soluma veya alerji.
  • Antibiyotikle tedavi.
  • Kortizon kremi veya solunum yoluyla alman kortizonla tedavi.
  • Kısa bir süre önce ameliyat geçirmesi veya yakın bir gelecekte ameliyata girecek olması.
  • Bebeğin hâlâ meme emmesi.
  • Annenin hamile olması.
  • Yenidoğan sarılığı geçirmiş olması.
  • Beyin felci, Down sendromu veya otizm.
  • Bulaşıcı bir hastalıkla kontak.

Prematüre bebekler

Prematüre bebekler beklenen doğum tarihlerine göre değil, doğdukları gün esas alınarak tavsiye edilen programa göre aşılanmalıdırlar.

Bebeğe aşı yapacak doktora veya hemşireye şunları söyleyin

  • Bebeğinizin önemli bir hastalığı veya o gün için yüksek ateşi varsa.
  • Herhangi bir aşıya daha önce şiddetli tepki gösterdiyse.
  • Şiddetli bir alerjisi varsa.
  • Bir önceki ay “canlı” aşı olmuşsa ( canlı aşılarda, aşının içindeki mikroorganizmalar canlı olmakla birlikte çeşitli yöntemlerle zayıflatılarak hastalık yapamaz duruma getirilmişlerdir ve bunların bağışıklık sistemini uyaracak özellikleri vardır) (MMR, – bebeklerde sıkça görülen kızamık, kızamıkçık ve kabakulak hastalıklarına karşı yaptırılan aşı-  tüberküloz, ağızdan çocuk felci veya sarı humma).
  • Son üç ay içinde immünoglobulin (Bağışıklık sisteminin ürettiği antikorlar)  enjekte edilmişse veya tam kan nakli yapılmışsa.
  • Bebeğinizin bağışıklık sistemini zayıflatan bir hastalığı varsa (lösemi, kanser, HIV/AIDS) veya bağışıklık sistemini zayıflatan bir tedavi görüyorsa (kortizon ve prednizon gibi ilaçlarla tedavi veya radyoterapi ve kemoterapi).
  • Bebeğin birlikte yaşadığı kişilerden birinin bağışıklık sistemini zayıflatan bir Hastalığı varsa veya bağışıklık sistemini zayıflatan bir tedavi görüyorsa.
  • Beynini veya omuriliğini etkileyen bir tedavi görüyorsa.
  • Aşılanmamış biri ile yaşıyorsa.

Aşı kombinasyonları çok sık değiştiğinden, ben buraya herhangi bir aşı takvimi dahil etmiyorum. Her ebeveyn bebeğin doğumundan sonra verilen aşı kartını saklamalıdır.