Yenidoğan Bebek Emzirme Problemleri

 Emzirmeyle ilgili sorunlar ortaya çıkarsa

Bu yazı, emzirme sırasında kadınların karşılaşabileceği temel sorunları içermektedir. Ancak sorunlar kişiden kişiye değişkenlik gösterebiliyor; bir kısmına standart tavsiyeler çözüm olabilirken bir kısmına olamıyor. Zorlukların üstesinden tek başına gelemiyorsanız , emzirme danışmanıyla görüşmeniz en makul olanıdır.

Şunu aklınızdan çıkarmayın: Emzirmenin zorlukları ve bunların çözümüne ilişkin artık çok fazla şey biliniyorsa da, bazen sorunlara -bir sağlık uzmanına başvursanız bile- çözüm bulunamayabilir. Günümüzde emzirme konusunda her türlü zorluk karşısında temel eğilim, tıbbi yönteme -teşhis ve tedavi- başvurmaktır; tıbbi yöntem soruna çözüm oluyorsa ne âlâ, belirgin sorunlara da çözüm bulunur! Yine de öyle zamanlar olur ki, bazı sorunlarda kesin teşhis ve tedavi işe yaramaz. Kendilerine uygulanan yorucu rejimlerin ardından, sonuç değişmediğinde kadın hayal kırıklığına uğrar, hatta kendisinin ya da bebeğinin diğer insanlardan farklı olduğu endişesine kapılır.

Ne yazık ki, bazı sağlık çalışanları, emzirmeyle ilgili olarak önerdikleri yöntemin her zaman başarıya ulaşacağı gibi bir garantinin olmadığını kabullenmekte zorlanıyorlar.

Mastit olarak bilinen meme dokusu enfeksiyonları, süt kanallarının tıkanması, meme ucu yangısı, sütün az gelmesi teşhis ve tedavi edilebilir türden sorunlardır. Yine de, bebeğin memeyi istememesi, süregiden mastit, memenin sancıması, sütün az geldiği bazı vakalar ve yine meme başının sancı yapması/yara olması gibi bazı vakalar, kesin teşhis ve tedaviye yanıt vermeyebilir.

 

Bunu size niye anlatıyorum? Çünkü bu tip olayların olduğunu biliyorum, zorlu bir emzirme süreci yaşıyorsanız, “emzirme uzmanlarının her şeyi bilmediğini” bilmeniz sizi rahatlatabilir. Geçmişe oranla bildiklerimiz çok olsa bile, bazı sorunlar yine de çözümsüz kalabiliyor. Çoğu kez iyi bir desteği olan, tünelin ucundaki ışığı gören bir sürü kadın, soruna rağmen emzirmeye devam ediyor. Bazen de bebeği memeden kesmek tek çare oluyor.

 

Emzirme Nasıl Gerçekleşir? Bebek Nasıl Emzirilir ?

Emzirme yalnızca memeyle değil, beynin harekete geçirdiği hormonlar, meme başı ve areola denen meme ucundaki koyu kahverengi halkayla ilgilidir. Areolanın çapı ve rengi kadından kadına değişir, ama ne boyutun ne de rengin emzirmeyle hiç ilgisi yoktur. Benzer şekilde areolanın etrafında siyah kıllar da olabilir. Bu da emzirmeyle ilişkili değildir.

Süt üretimi

Plasentanın ürettiği progesteron hormonu tarafından hamilelikte süt üretimi engellenir. Doğumdan sonra plasentanın ayrılmasıyla vücudunuzdaki progesteron düzeyi düşer. Progesteron düzeyinin düştüğü sonraki otuz saat boyunca süt üretimi artar ve bu esnada da bebeğiniz küçük miktarlarda kolostrum alır. Kolostrum bebeğinizin sindirim ve solunum yolları ve idrar yollarım enfeksiyondan korur. Bu aşamadan sonra süt üretimi bebeğinizin ihtiyacını karşılayacak şekilde artar.

Son yapılan araştırmalara göre, memeler bebeğin ihtiyacından çok daha fazla süt üretebiliyor. Doğumla birlikte birkaç gün içinde her meme bebeğin emdiği süt oranına göre, süt üretimini düzenlemeye başlıyor. İlk günler ve haftalarda bebeği iyi ve sık sık emzirmek memelerinize süt yapmaları yönünde mesaj gitmesini sağlıyor. Vücudunuz ve bebeğiniz emzirme konusunda giderek ustalaştıkça süt üretimi ve süt akışı daha etkin hale gelecektir. Bu nedenle bebeğiniz büyüdükçe emme süresi artacağı yerde azalacaktır.

Sütün gelmesi

Süt üretiminden sonra meme bu sütü dışarı atmak zorundadır. Bebeğiniz memeyi emdikçe meme ucundaki sinirlerden beyninize oksitosin hormonu salgılanması yönünde mesaj gider. Oksitosin göğüsteki süt üreten keseciklerin kasılmasını sağlar. Böylece süt meme ucuna kadar gelir. Oksitosin aynı zamanda rahim kaslarının kasılmasını da sağlayan hormondur. Bu kasılma sırasında zaman zaman acı duyulabilir.

Emzirme sonrasında rahimin kasılması sonucu ortaya çıkan ağrı sürekli değildir, doğumdan kısa bir süre sonra kaybolur. Oksitosin aracılığıyla süt keseciklerinin kasılıp sütün gelişine “süt akış refleksi” (let down/oksitosin refleksi) denir. Bu süreçte bazı kadınlar hiçbir şey hissetmeyebilir, bazıları memede karıncalanma, hafif bir ürperti, uyuşma hisseder. Bazı kadınlar ise bir süre iğne batırılıyormuş gibi acı hisseder. İyi emziren bazı kadınlar sütün geldiğini hiç hissetmezler. Sütün gelişi iki emzirme arasında olabilir. Bebeğiniz bir memeyi emerken diğer memeden süt gelebilir. Bebeğinizi düşündüğünüzde veya ağlamasını duyduğunuzda da süt gelebilir.

 Cinsel istek duyduğunuzda da sütünüz gelebilir ya da sütünüz geldiğinde de cinsel istek duyabilirsiniz. Bu sonuncusu herkese olmaz, size oluyorsa şanslısınız, tadını çıkarın.

Düz veya İçe Dönük Meme Başları

Düz meme başı soğukta ya da dokununca dışarı doğru uzamaz. Bebek bir kez memeyi kavrayıp emmeye başladıktan sonra, düz meme başı dışarı doğru uzar. Ancak ilk haftalarda bebeğin beslenmesi incelik ister.

İçe dönük meme başlarında ise memenin ucu, göğsün içine girmiş durumdadır; memenin ortasında baş yerine çukur vardır. Meme ucu içeride kaldığında, bebek memenin ucunu kavrayamaz. Bu da emzirmeyi zorlaştırır, içedönük meme başları emzirme sürecinde başa çıkılması zor konulardan biridir, ancak sabırla, gayretle, becerikli bir danışmanın yardımı ve iyi emen bir bebekle kadınlar bunun da üstesinden gelebilir. Kabul etmek gerekir ki, içe dönük meme başları, bazı kadınları emzirmekten vazgeçirecek kadar ciddi bir güçlük yaratır. Böyle durumlarda annenin sütü sağılıp, biberona konabilir.

Düz ya da içe dönük meme başları emzirme konusunda cesaretinizi kırabilir. Yardım için ana çocuk sağlığı merkezlerine ya da bir emzirme danışmanına başvurabilirsiniz.

Hamilelik sırasında yapılan özel  egzersizlerin ve göğüs kalkanının (meme ucu hizasında deliği bulunan, sütyenin  içine yerleştirilen kubbe şeklindeki kalıp) çok az fayda sağladığı görülse de, sütün geldiği, doğumdan sonraki ilk altı-sekiz hafta arasında göğüs kalkanı -eğer bebek düz ya da içe dönük meme başı yüzünden memeyi kavrayamıyorsa- yararlı olabilir.

 

Yeni Doğan Bebek Nasıl Emzirilir?

Emzirme doğal bir olaydır. Ama bütün anne ve bebeklerin nasıl yapılacağını bildiği bir şey değildir. Şüphesiz birçok bebek ve anne arasında emzirme konusunda her şey iyi gider. Bu, kendiliğinden gerçekleşen bir olaydır. Diğerleri içinse, yüzmek ya da bisiklete binmek gibi öğrenmeyi gerektiren bir beceridir. Öğrenme işi biraz karmaşıktır, çünkü ortada iki kişi vardır. Bu biraz da keyifli bir cinselliği öğrenmeye benzer.

Emzirmeye başlarken hatırlamanız gereken iki önemli nokta var:

  • Sık sık emmek sütün gelmesini sağlar; göğse süt yapması ve bu sütün süt kanallarında ilerlemesi mesajını verir. Üretilen süt dışarıya çıkmazsa memelerde sancıya, giderek daha az süt üretimine ve bebeğin aç kalmasına neden olur.
  • Bebeğiniz memeyi doğru bir şekilde kavrarsa her şey yolunda gider. İyi emme ve rahatça meme verme ikinizin de rahat bir pozisyonda bulunmasına bağlıdır.

 

Bebeğin Ağız Dolusu Meme Emmesi

Bebek normalde meme emerken yalnızca meme ucunu değil, etrafındaki kahverengi alanı da kavrar. Meme başı, ağzının derinliklerindedir; dili areolanın oldukça gerisinde bulunur. Böylece meme ucu zarar görmez. İşte bu emme biçimine, ağız dolusu emme denir.

Kendi parmağınızı emerken ve kolunuzun dış yüzünü emerken, iki emme arasındaki farkı düşünün. Kolunuzu emerken ağzınızı daha fazla açmanız gerekir; tıpkı bir bebeğin meme emerken ağzını açtığı gibi. Parmağınızı emerken ağzınızı o kadar fazla açmanıza gerek yoktur. İşte bebek de ağzını, sanki bir parmağı emecekmişçesine az açarsa, memelerin ucu tahriş olur, yeterince süt ememez ve olay her iki taraf için de sıkıntıya dönüşür.

En önemli noktaların bir özeti

  • Dik oturun, sırtınızı destekleyin.
  • Bebeğinizi size dönük tutun. Burnu meme başının hizasında olsun.
  • Bebeğinizi memenizin seviyesine çıkarın. Memeyi ağız dolusu almasını sağlayın. Öne doğru eğilmeyin ve yalnızca meme başını ağzına almasın.
  • Bebeğin çenesi memeye değsin, burnu ve alnı hafif açıkta kalsın.
  • Derin nefes alın ve omuzlarınızı gevşetin.
  • Otuz saniye geçmesine rağmen hâlâ canınız yanıyorsa bebeği yavaşça memeden uzaklaştırın. Memeyi çekmesini engelleyin ve tekrar deneyin.

 

İkiz Bebekler Nasıl Emzirilir?

Kadınların inanılmaz bedenleri iki bebeğin de emzirilmesine, birden fazla bebeğe yetecek kadar süt üretilmesine imkân verir.

Emzirmenin temel kuralları aynıdır. Yalnızca bebeklerin ayrı ayrı mı, yoksa birlikte mi besleneceğine karar vermek gerekir. İlk haftalarda, kendinize güveniniz gelene kadar bebekleri tek tek beslemekte fayda var. Bir süre sonra ikisini aynı anda beslemek size daha kolay gelir. Bu işin üstesinden gelebilmek için yardıma ihtiyacınız olacaktır, aynı zamanda huzura ve sessizliğe de.

Hastanedeyken, hemşire desteğiyle, bebekleri tek tek ya da aynı anda emzirme tekniklerini deneyin. İkiz bebek annelerinin hepsi bebeklerini aynı şekilde emzirmez. Bu yüzden “kurallar” sizi boğmasın.

İkizlerin emdikleri memeyi değiştirmek gerekir. Böylelikle bebeğin hep aynı memeyi emip diğerini reddetmesini engellemiş olursunuz.

 

 

Bebeklerin Tartılması

Geçmişte olduğu gibi günümüzde de bazı sağlık çalışanları bebeğin kilosunu takıntı haline getiriyor. Birçok anneye ve emzirmenin faydalarına inanıp destek verenlere göre, bu olumsuz bir tutumdur. Meme emen bebeğin sık sık tartılması ve antipatik sağlık görevlilerinin bebeğin kilosundan yola çıkarak yaptığı yanlış tahminler aslında başarılı emzirme vakalarını sekteye uğratıyor. Test ölçümü (bebeğin meme emmeden önce ve sonra, kaç gram aldığını görmek için tartılması) anlamsız, anneleri strese sokan, hiçbir anneye dayatılmaması gereken bir uygulamadır. Test ölçümü önerilirse, emzirme danışmanınızı değiştirin.

Bebeğin iyice meme emmesi, günde altı ila sekiz kez bezini kirletmesi, kakasının yumuşak olması ve herhangi bir sorunun olmaması bebeğin iyi beslendiğini gösterir ve tartmaya gerek kalmaz, böyle bir durumda bebeği tartmak en fazla anne açısından, iyi bir iş çıkardığının somut bir delili olur. Ayrıca ilk kez bebek emziren kadınların da şüphelerinin ortadan kalkmasını sağlar.

Özellikle huzursuz, sürekli ağlayan bir bebek söz konusu olduğunda, anneyi doğru yönlendirebilmek için bebeğin kilo alıp almadığını anlamak üzere, bebeği tartmanın gerekli olduğu durumlar da vardır. Kuşkusuz, çoğu sorun bebeği tartmadan da çözülebilir. Dolayısıyla, belirli bazı olaylara çözüm ararken bebeğin kilosunun bilinmesi gerekli olduğunda, bebeğin tartılmasını öneririm.

 

Bebek Hangi Sıklıkta ve Ne Kadar Süreyle Emzirilmeli?

Bebeğin ihtiyacı olan süt için ne kadar süre meme emmesi gerektiğine dair kesin kurallar bulunmamaktadır. Bazı bebekler hızla emerken, bazıları biraz daha ağırdan alır. Geçmişte kısa süreli emzirmeyi öngören emzirme kılavuzları birtakım sorunlara neden oluyordu, şimdiyse memeyi ne zaman bırakacağına bebeğin karar vermesini öneren mevcut standart öneriler kadınlar için sorun yaratıyor. Ayrıca ön süt ve son süte ilişkin olarak da bir sürü gereksiz bilgi veriliyor.

Birçok kadın ön süt ve son süt kavramları yüzünden gereksiz yere endişeye boğuluyor. En iyisi bu konuyu bir kez daha ele alıp sorun olmaktan çıkaralım.

Ön Süt – Son Süt Nedir?

Emme sırasında memeden gelen sütün bileşimi değişir. Genellikle emzirmenin başlangıcında gelen süt (ön süt) mavimsidir, emzirmenin sonuna doğru meme boşaldıkça beyaza dönüşür (son süt). Sütün görünümündeki farklılık meme boşaldıkça sütteki yağ oranının artışından kaynaklanır. Son süt ön sütten daha beyaz görünür, çünkü daha fazla yağ içerir. Önemli olan şudur: Her yirmi dört saatlik zaman dilimi içinde bile anne sütünde birtakım değişiklikler olur. Ancak sizin bununla ilgili herhangi bir endişeye kapılmanız yersizdir. Bebeğiniz düşük yağ içeren ön sütü ya da daha yağlı olan son sütü tüketsin diye emzirme düzeninizi değiştirmeye kalkmayın.

Benim görüşüme göre, bebeklerde görülen “kolik” denen gaz sancısının ön süt/ son süt dengesizliğiyle ilgisi yoktur. Sütünüz ön süt mü, son süt mü, bunu endişe konusu haline getirmeyin. Siz yalnızca bebeğinize kendi sütünüzü verdiğinizi düşünün.

Emzirme olayı, annelere hiçbir tavsiyeye gerek kalmadan kendiliğinden gerçekleşse ne güzel olurdu! Ama ilk kez emziriyorsanız ilk haftalarda kendinizi bazı seslere kulak vermek zorunda hissedersiniz. Kadınların bir kısmı o yöntem, bu yöntem demeden meme verir ve hiçbir sorunla da karşılaşmazlar. Siz de böyle yapıyorsanız, Tanrı aşkına aynen devam edin. Bazıları mevcut standart önerileri makul bulur ve sonuç alırlar. Tekrar ediyorum siz ve bebeğiniz mutluysanız aynı şekilde emzirmeye devam edin.

Her şeye rağmen emzirmeye ilişkin bazı bilgilere ihtiyacınız varsa ilk 6-8. hafta için şunları önerebilirim:

  • Bebeklerin bir ya da iki memeden süt emmesi ve bunun keyfini çıkarması en fazla yirmi dakika sürer. Birçok bebek yirmi dakikadan da kısa bir zamanda bitirir ki, bu da iyidir. Bebeğinizin yirmi dakikadan daha fazla sürede meme emmesi sizin için sorun oluşturmuyorsa, aynen devam edebilirsiniz. Emzirmeyi sonlandırmanıza az bir süre kala, yavaşça bebeği memeden ayırın ve diğer memeyi verin. Yirmi dakikayı doldurduktan sonra bebeğin memeyi bırakmasını beklemek yerine, emzirmeyi sizin sona erdirmenizde hiçbir sakınca yoktur.
  • Her zaman diğer memeden de süt vermeye bakın. Fazla süt gelmesi gibi geçici sorunların yaşandığı dönemlerin haricinde, “tek memeden süt verme”nin hiçbir faydası yoktur . İkinci memeyi vermeden önce bebeğinizi uyandırın ki, emmeye hazır olsun. Gerektiğinde altını değiştirin ya da ayağını gıdıklayın. Eğer ikinci memeyle hiç ilgilenmiyorsa, bu seferlik ihtiyacı olan sütün tümünü ilk memeden almış demektir. Bütün bunlar zaman içinde, emzirmeden emzirmeye düzene girecektir. Bebekler büyüdükçe her emzirme sırasında iki memeyi de sırayla emerler.
  • Bebeğiniz yalnızca bir memeyi emiyorsa, diğer memenizi rahatlatmak için elinizle sağmanız gerekir. Memenizde herhangi bir sorun yoksa sağma konusunda endişelenmeyin.
  • İlk birinci ve ikinci haftada bebeğinizi her yirmi dört saatte altı ila sekiz kez emzirirsiniz. Süt geldiği sürece altı-yedi emzirme birçok anne ve bebek için yeterlidir. Yirmi dört saat içinde altı kereden daha az emzirme süt üretiminin azalmasına neden olur. Altı kereden daha fazla emzirme ise, her ikinize de keyif verdiği sürece, zararlı değildir. Bazı emzirmeler iki saat arayla gerçekleşir, bazılarının arası ise üç-dört saati bulur. Bebeğiniz bir kereliğine de beş-altı saatlik uzun bir uykuya dalabilir. Beslenme saatleri konusunda esnek davranın. Eğer belli bir rutin tutturmak istiyorsanız, kaç saat arayla emzirmediğinizi hesaplamak yerine, her yirmi dört saatte kaç kez emzirdiğinizi baz alın. Birçok bebek için dört saatte bir emzirme düzenini oturtmaya çalışmak hiç gerçekçi olmaz.

Bebeğinizin Aç Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

Bebeklerin aç olup olmadığını anlamak biraz çetrefilli bir iştir, çünkü bebekler yalnızca acıktıklarında değil bitkin düştüklerinde veya gergin olduklarında da ağlar, elini emer ve ağzım oynatır. Açlığından ziyade, yukarıda sayılan sıkıntılarını gidermek ve rahatlatmak üzere emzirmenin bebeğe hiç zararı olmaz, ancak çok fazla meme vermekten dolayı yorgun düşmek ve huzursuz bir bebek ilk üç ayda birçok kadının yaşadığı ortak bir sorundur.

Eğer bu size de oluyorsa, iki şeyi kontrol edin:

  • Bebeğinizin meme emerkenki pozisyonu ve emme tekniği. Başvurabileceğiniz bir emzirme danışmanı varsa iş kolaylaşır.
  • Bebeğiniz yeterli oranda süt emiyor mu? Bunu anlamanın en iyi yolu bebeğin bir danışman tarafından tartılıp izlenmesidir.

Çoğu kez sonu gelmeyen emmeler ve huzursuz bir bebek -beslenme sorunu değil- normal bebek davranışları kategorisinde değerlendirilir. Eğer bebeğiniz hare- ketliyse, iyi emiyorsa, kilo alıyorsa, sık sık bezini ıslatıyorsa, buna rağmen memeden ayrılmak istemiyorsa ve bu da sizi iyiden iyiye geriyorsa, emme sıklığını azaltabilirsiniz. Bu öneri sizin rahatlamanıza yöneliktir, yoksa bebeği çok emzirmekten zarar gelmez.

Çok az kadın tamamen aynı yöntemle meme verir. Bir annenin emzirme şekli bir diğerine uygun gelmeyebilir. Dolayısıyla size en uygun yöntemi sürdürün, önerilere kulak asmayın. Diğer yandan, size ve bebeğinize daha fazla rahatlık sağlayacak bir yol öneriliyorsa, eski yönteminizden de vazgeçebilirsiniz.

 

Yenidoğan Bebeğin Meme Emmemesi

ZAMANINDA DOĞAN SAĞLIKLI BEBEKLER: Emzirmeye iyi bir başlangıç için yapılan öneriler arasında, doğumdan sonra bebeğin mümkün olan en erken zamanda emzirilmesi gelir. Bazı bebekler doğum sonrası hemen emmeye başlarken, bazıları ise, memeye hiç ilgi göstermez. Etrafı, isteksiz bir bebeğin meme emmesini sağlamaya çalışan insanlarla çevrili anne için, stres yaratan bir andır. Doğum normal gerçekleştiyse, bebek zamanında doğduysa ve sağlıklı ise, en iyisi ilk emzirmeler konusunda sakin olmaya çalışmaktır. Bazı bebekler birkaç gün boyunca iyi emmeyi beceremez. Unutmayın ki, yenidoğan bebeklerin kendilerine yetecek kadar gıda stokları vardır.

UYKUCU BEBEKLER: Bebek sarılık olduysa, birkaç hafta erken doğduysa ya da uzun ve zorlu bir doğum sancısının ardından dünyaya geldiyse çok uyuyabilir. Bazen tam olarak emmeye başlaması iki ila beş günü bulur. Sakin ve sabırlı olmaya çalışın. Uykucu bebekler, doğumdan sonraki 2-4. günden itibaren “uyanıp” beslenmeye başlar. Bebeğinizi emzirmek için kucağınıza almadan önce soyun, tenleriniz birbirine değsin; bu, bebeğin duyularının uyarılmasını sağlar.

MEMEYLE KAVGA EDEN BEBEKLER: Bazı bebekler çırpınır, kafasını bir taraftan öbür tarafa çevirir ve çığlık atar. Yaptığı birçok şeyde olduğu gibi, bunu da neden yaptığını tam olarak anlayamayız, çünkü nedenini söyleyemez. Bazen bu iş içinden çıkılmaz bir kısırdöngüye dönüşür, bebeğinizin huzursuzluğu arttıkça, siz daha fazla gerilirsiniz, bebeğinizi kucağınıza alıp emzirme düşüncesi bile kâbusa dönüşür. Neyse ki, bu tip durumlar çok uzun sürmez. Kısırdöngüden -bebekle duygusal bağı olmayan- üçüncü bir şahsın yardımıyla çıkmak mümkündür. Bir sağlık uzmanı olmadığında, serinkanlı bir komşu ya da bir arkadaş bu işi üstlenebilir.

Yardımcınız için birkaç ipucu:

  • Bebeği anneden uzaklaştırın. Sakinleştirmeye, mümkünse uyutmaya çalışın.
  • Anneyle ilgilenin. Bir bardak çay, bir duş, omuz masajı vb. çok iyi gelir.
  • Anne ve bebek sakinleşip rahatladıktan sonra, anne bir kere daha emzirmeyi denesin. Anne, bebeği teşvik etmek için emzirmeden önce memesinden biraz süt sağsın. Bu, areolayı yumuşatarak bebeğin emmesini kolaylaştırır.
  • Ten temasının faydası çoktur. Eğer anneye de cazip gelirse, bebeği banyoda emzirmek de işe yarar.
  • Gerekirse emzik ya da biberonla anneden sağılmış süt ya da kaynatılmış su verebilirsiniz. Ancak bebeklerin herhangi bir ekstra sıvıya gerek kalmadan emmeye eğilimleri olduğundan, bu pek önerilmez.

Tıkanmış Memeler

Tıkanmış meme nedir?

Tıkanma, süt akışının tam olarak gerçekleşememesi ya da memelerin her emmede bebeğin ihtiyacından daha fazla süt üretmelerinden kaynaklanır. Tıkanmış meme acı verir ve süt iyi akmaz. Başlangıçta olabileceği gibi daha sonraları da görülebilir.

  • İlk 2-4. günlerde memelerinizde ağırlık, sertlik, gerginlik hissedersiniz.

Doğumdan sonra süt üretiminin başlamasına bağlı olarak, memelere kan akışında artış meydana gelir. Bazı anneler rahatsızlık hissedebilir. Bebeğiniz doğru pozisyonda tutulup, memeyi iyice kavrayarak sık sık emerse, bu şişlik ve gerginlik azalır.

  • Daha sonra görülen tıkanmalar -ilk birkaç günden sonra göğüsteki acının devam etmesi- çok fazla süt üretimine karşılık yeterli oranda sütün emilmediğini gösterir. Areola, bebeğin memeyi kavramasını engelleyecek şekilde gergindir.

NE YAPABİLİRSİNİZ?

  • Bebeği sık sık, günde sekiz kez (ya da daha fazla) emzirin.
  • Bebeği emzirmek için uyandırmak çoğu kez işe yaramaz. Bu nedenle, uyanıkken ve emmeye hazırken hemen emzirmeyi deneyin.
  • Bebeğinizi emzirirken doğru pozisyonda tutup tutmadığınızı anlamak için yardım istemekten çekinmeyin.
  • Biberonla herhangi bir sıvı vermekten kaçının.
  • Meme başının yumuşamasını sağlamak üzere bir miktar sütü elinizle sağın, bu bebeğin memeyi kavramasını kolaylaştırır.
  • İki emzirme arasında ılık duş alın. Duşa arkanızı dönerek sıcak suyun memelerinizdeki acıyı artırmasını engellemiş olursunuz. Acıyı dindirmek için duşta elinizle bir miktar süt sağın.
  • Rahatlamak için göğüslerinize ıslak bezle kompres yapın.
  • Tüm bunları yapmanıza rağmen dayanamayacak hale gelirseniz, bebeği emzirdikten sonra her iki memeyi de elektrikli pompayla sağın. Bu işlemi emzirme danışmanının refakatinde, yalnızca bir kez tercihen akşama doğru yapın.
  • Gerektiğinde ağrı için antiinflamatuvar ilaçlardan kullanabilirsiniz.

 

Bebeklerde Susuzluk Belirtileri

Bazen, yeterince süt alamayan bebeklerde su kaybı (dehidrasyon) görülür. Bunun nedenleri farklıdır. Bebek yeterince iyi emmeyebilir. Bazen süt üretimi geç başlar. Bazen de her ikisi birden görülür.

Çok ender görülse de, susuzluğun semptomlarını bilmek gerekir:

  • Meme emmek için günde en az altı kezden daha az uyanan, süzgün, uykulu gözlerle bakan bebekler.
  • Çok zayıf emen ya da emmeye başlar başlamaz uyuyakalan bebek.
  • Emzirdikten önce ve sonra memelerinizdeki değişikliğin farkına varabilirsiniz.
  • Bebeğin ait bezleri kuru ya da hafif nemlidir.
  • Kakasının rengi haki ya da siyah olur.
  • Artan sarılık (ciltte ve gözlerinin akında).
  • Ciltte kuruluk.
  • Bezde turuncu-pembemsi lekeler.

Böyle bir durumda zaman geçirmeden doktora gitmelisiniz.

SUSUZLUĞUN TEDAVİSİ İÇİN YAPILMASI GEREKENLER:

  • Bebeğinizi kısa aralıklarla, sık sık emzirin.
  • Bebeğinizi gece de uyandırıp emzirin.
  • Gerekirse, geçici olarak su veya hazır mama verilebilir.
  • Her şey yoluna girene değin haftada iki kez bebeğinizi tartın.

 

Bebeğin Geğirmesi

Bebeğin geğirtilmesi şart değildir; bu daha çok alışılagelmiş bir eylemdir. Her nedense bebeğin geğirmesini duymak insanı rahatlatıyor (bunu ben de severim), ancak bebeğin geğirmemesi tıbbi sorunlar yaratmaz, bazı kültürlerde bebeğin gazını çıkartmak diye bir şey yoktur. Bebek geğirsin geğirmesin, bunun bebeğin huysuzluğuyla, kusmasıyla, kakasının rengiyle ilişkisi yoktur. Geğirtmeye çalışan ne kadar tecrübeli olursa olsun bebek geğirmeyebilir. Dolayısıyla, sizden başka herkesin bir bebeği nasıl geğirteceğini bildiğini sanmayın. Bunun gizli bir formülü yoktur. Birkaç dakika deneyin, olmuyorsa, unutun gitsin.

 

Meme Başının Acıması

Emzirmenin ilk dönemlerinde çoğu kadının meme başları acır. Eskiden, meme başı ağrıları konusunda, bebeğin uzun süre meme emmesi ve meme başı ucunun sertleşmesi gerektiğine inanılırdı. Günümüzde araştırmalar, meme başı acılarının önlenmesinde ya da tedavisinde bunların hiçbirinin etkili olmadığını, sorunun bebeğin memeyi nasıl kavradığıyla ilgili olduğunu belirtiyor.

Bu yüzden artık emzirme sırasında anne ile bebeğin doğru pozisyonda olmasına büyük önem veriliyor. Eğer emzirmenin başlarında doğru pozisyon yakalanırsa, bebek memeyi doğru tutarsa, çoğu kez meme başı sorunlarının da önüne geçilebiliyor. Mevcut bilgilerimize ve bebeği emzirirken doğru pozisyonu bulma konusundaki çabalarımıza rağmen, hâlâ meme başı sancıları yaşanıyor. Emzirmenin başlarında annenin yorgun ya da rahatsız oturduğu ve bebeğin de memeyi doğru kavrayamadığı bir emzirme sırasında bile meme başı acır. Meme başı bir kez zedelendiğinde, emzirmeniz zorlaşır ve sorun büyüyebilir.

Meme başları bazen, doğru emzirme pozisyonuna rağmen acıyabilir. Bebeği anne sütüyle beslemenin ilk günlerinde meme başı ve areolada böyle geçici bir hassasiyet yaşanabilir.

Meme ucu rahatsızlığı, acısı ve çatlaması çeşitli şekillerde ortaya çıkar.

  • Birçok kadının meme uçları -âdet öncesi, gebeliğin başları ve doğumdan sonraki birkaç gün gibi- hormonal değişimlerin yaşandığı dönemlerde hassaslaşır. Meme uçlarınız hassassa, emzirmenin başlangıcı sizin için rahatsız edici olabilir ve canınız acıyabilir. Rahatsızlık hissi en fazla otuz saniye sürmeli. Zaman geçtikçe hassasiyet azalır, çok az sayıdaki kadında bu süre üçüncü aya kadar uzar.
  • Acıyan, kabaran meme uçları, meme ucunun hasara uğradığını gösterir. Meme başı kızarıktır, bazen içi kan ya da sıvı dolu kabarcıklar olur. Bebeğinizi doğru emme pozisyonunda tutabilmek için yardım isteyin.
  • Meme ucu çatlakları: Meme başında, areolada ya da her ikisinde de çatlak oluşur. En sık görüldüğü bölge meme başının areolayla buluştuğu yerdir.

NE YAPABİLİRSİNİZ?

  • Bebeğinizi doğru emzirme pozisyonunda tutmak için başkalarından yardım alın. Hastanedeyseniz, personele danışın.
  • Her emzirme sırasında bebeğinizi nasıl tuttuğunuzu, nasıl yerleştiğinizi dikkatlice düşünün. Otuz saniye geçmesine rağmen meme başınızdaki acı sürüyorsa, emzirmeye ara verin. Bebeğinizi yavaşça çekin ve sonra tekrar deneyin. İlk haftalarda bunu üç-dört kez tekrarlamak durumunda kalabilirsiniz.
  • Temiz hava ve güneş ışığı sizi rahatlatır.
  • Areolayı yumuşatmak, meme başını ortaya çıkartmak ve sütün gelmesini sağlamak için elinizle biraz süt sağın.
  • Meme başı problemlerini geçirecek mucize bir krem olsa ne iyi olurdu ama günümüzde çok sık kullanılan kremler, spreyler pek bir fark yaratmıyor. Rendelenmiş havuçla ve sardunya yaprağıyla tedavinin soruna çare olduğuna hiç rastlamadım. Yine de bazı kadınlar bu tip preparatlardan fayda sağlıyor olabilir. Her emzirme sonrasında biraz sütünüzü sağıp, bu sütle meme başlarına yapacağınız hafif bir masaj, tüm bunlardan daha faydalı olacağı gibi, aynı zamanda masraf gerektirmez, alerji yapmaz ve güvenilirdir.

Eğer meme başlarına bir şey sürecekseniz dikkatli olun. Bazı preparatlar daha fazla zarar verebilir. Aerosol kaplardaki meme başı spreylerini kullanmayın. İçlerindeki maddeler meme başını enfeksiyonlardan koruyan vücudun doğal yağını engeller. Ayrıca lokal anestezi etkisi yapan maddeler içerdikleri için, bebeğinizi doğru pozisyonda tutmasanız bile meme başınız acımaz, siz de bu yanlış pozisyonda meme vermeye devam edersiniz.

Spesifik bir deri rahatsızlığınız olmadıkça kortizonlu krem, mantar kremi veya antibiyotik kremler kullanmayın. Meme ucu acılarının çoğu ciltten değil, bebeğin memeyi alma biçiminden kaynaklanır.

Doğru pozisyon, temiz hava, biraz gün ışığı ve tabii ki kendi sütüyle hafif bir masaj; meme başı acıyan çoğu kadının derdine çare olmakta, çoğu kez birkaç hafta içinde meme başları hızla iyileşmektedir.

Birkaç hafta geçmesine rağmen emzirme sırasında meme başlarındaki acı dinmezse -meme ucu kalkanı kullanımı, emzirmeye sınır getirmek, bir süreliğine ya tek memeden emzirmek ya da hiç emzirmemek gibi- başka yolları denemek gerekir. Bunları denerken yanınızda deneyimli birinin bulunup size yardımcı olması, en kısa zamanda bebeğinizi yeniden emzirmeye başlamanızı sağlar. Her zaman böyle bir vardım almanız mümkün olmayabilir, böyle bir durumda “emzirme düşüncesi bile sizi ümitsizliğe itiyorsa”, tek başınıza bu önlemleri hayata geçirmeniz gerekir.

Emzirirken Yaşanan Meme Ucu Ağrısı

Beslenme Ve Emzirme Süresini Sınırlayın: İlk kez emziriyorsanız, bebeğin acıkıp acıkmadığını anlamakta çoğu kez zorlanırsınız. Normal, sağlıklı, iyi beslenen bir sürü bebek çok ağlar, sık sık uyanır ya da uyumadığı zamanlarda huysuzluk yapar. Bu durumu emzirmeyle ilgili bir sorun var sanıp; geceyle gündüzün bir birine karıştığı, sonu gelmeyen emzirme döngüsüne girmek işten bile değildir.

İlk haftalarda bebeği uzun uzun emzirmek meme uçlarının acımasına neden alabilir. Bebek uzunca bir süre memede tutulduğunda ve anne de yorgun düştüğünde, yanlış emzirme pozisyonuna geçilebilir ve bu durumda meme başları acır. Yaklaşık yirmi dakikalık bir süre, tüm bebekler için karınlarını doyurmaya yetecek bir emme süresidir. Eğer meme başıyla ilgili bir sorun yaşanmıyorsa ve siz de keyif alıyorsanız, dilediğiniz kadar emzirebilirsiniz, ancak meme başlarınız acıyorsa ya da yara olduysa, meme başlarınız düzelene kadar meme vermeyi (bebeğinizin durumuna bağlı olarak) en fazla yirmi dakika ve günde yaklaşık altı kez olmak üzere sınırlayın.

Bir Süreliğine Tek Memeyle Emzirin: Bazen yalnızca bir memenin başı acır. Solaksanız, sol memeniz, değilseniz sağ memenizin ucu acıyabilir, çünkü çok fazla kullanmadığınız elinizle bebeğinizi doğru pozisyonda tutmak daha zordur.

Bebeği yirmi dört saatliğine, ucu yara olan meme yerine yalnızca diğer memeden emzirmek soruna çözüm olabilir. Bebeğinizi emzirmediğiniz memeyi elinizle ya da el pompası veya elektrikli pompa ile sağın. Bebeğiniz tek memeden yeterli sütü alıyorsa sorun yok, alamıyorsa sağdığınız sütü biberonla bebeğinize verebilirsiniz.

Ancak yeterince süt sağamadığınız ve bebeğinizin de tek memeyle doymadığı zaman hazır mama kullanın.

Yirmi dört saatlik bir dinlenmeden sonra (oturuş şeklinize, bebeğinizi tutuş biçiminize çok dikkat edin) acıyan meme başıyla tekrar meme vermeyi deneyin. Ya da memeniz tam anlamıyla iyileşene kadar, acıyan memeyle günde yalnızca bir kez de emzirebilirsiniz.

Bir Süreliğine Emzirmeyi Kesin: Eğer her iki meme ucu da acıyorsa, bir süreliğine, meme uçları iyileşene kadar emzirmeyi kesmeyi düşünebilirsiniz. Ancak süt üretiminin sürmesi için gün boyu her üç-dört saatte bir sütünüzü sağmanız gerekir. Böyle durumlarda daha çok elle sağma önerilir. Eğer elinizle sütünüzü rahatça sağabiliyorsanız, bu şekilde devam edin, ancak birçok kadın elektrikli ya da el pompası kullanmayı daha rahat bulur. Sağılan süt ve/veya hazır mama bebeğinize biberonla ya da bardakla verilir. Bu durumda da şunları gözden kaçırmayın:

  • Vücudun süt üretimi azalabilir.
  • Sütü sağıp biberona ya da bardağa doldurarak bebeği beslemek hem yorucu hem de zaman alan bir işlemdir.
  • Bazı bebekler biberona alışınca tekrar memeyi almak istemez.
  • Bazı bebekler biberondan ememez, bardakla beslendiklerinde ise emmeyi özler ve huzursuz olurlar.

 

Gögüs Kalkanı – Koruyucu 

Göğüs (meme başı) kalkanı, meme başı ve areola bölgesini kaplayacak şekilde yumuşak plastik veya silikondan imal edilen bir çeşit kalıptır. Acıyan meme başlarını sürtünmeden koruduğu için bazı kadınlar göğüs koruyucu ile daha rahat emzirir. Ancak kulağa hoş gelse de göğüs kalkanı kullanmanın bazı dezavantajları vardır:

  • Göğüs kalkanı memenizle bebeğin ağzı arasında bir çeşit bariyer gibidir, böyle olunca da göğsünüz “süt üret” mesajını tam olarak alamaz. Göğüs kalkanı kullanımı süt üretiminizi azaltabilir.
  • Göğüs kalkanını kullanmaya bir kez alışırsanız, kullanmayı kesmeniz gerektiğinde (örneğin sütünüz azaldığında), zorlanırsınız.
  • “Yenidoğan” dönemini tamamlayan bebeklerin çoğu göğüs kalkanını istemez. Dolayısıyla göğüs kalkanının doğumdan üç hafta sonra kullanılmaya başlanması çok mümkün olmamaktadır.
  • Birçok kadına göre göğüs kalkanı kullanmak ekstra bir rahatlık sağlamamaktadır.
  • Ancak bazı kadınlar ve bebekler göğüs kalkanının gerçekten de faydasını görür, anne bebeğini her iki memeyle de emzirebilir. Nadir de olsa göğüs kalkanı uzunca bir süre kullanılabilir:
  • İnce bir göğüs kalkanı seçin.
  • Emzirme sırasında her zaman olduğu gibi, bebeğiniz ve sizin doğru emzirme pozisyonunda olduğunuzdan emin olun.
  • Meme başı ve areolayı hafifçe kurulayın. Kalkanı yerleştirmek için sütünüzle biraz sıvazlayıp, kaygan hale getirin. Bebeğiniz emzirmeye başlamadan önce az miktarda sütünüzü -kalkanın meme başına gelecek şekilde- sağın.
  • Bırakın bebeğiniz her zamankinden daha fazla emsin. Emmesi, memenizin uyarılmasına da neden olur.
  • Göğüs kalkanını kısa bir süre için kullanmayı planlayın. Bazen kalkanı kullanmadan emzirmeyi deneyin.
  • Mümkünse, bir emzirme danışmanıyla bağlantıda olun, böylece danışman kalkan kullanmadan emzirmenize yardımcı olacağı gibi, sütünüzün akışını da gözleyebilir.

Olaya iyi tarafından bakarsak, meme uçları ilk iki ila altı hafta içinde iyileşir. Anne sütünün o inanılmaz faydalarım aklınıza getirin; bu faydaların yanında, tüm cır emzirme dönemi içinde, meme ucu acılarının yaşandığı günleri kısa süreli bir problem olarak görmeye çalışın. Ailenizden ve arkadaşlarınızdan alacağınız destek, sağlık personelinden alacağınız yardım ve teşvik her şeyi kolaylaştıracaktır.

Meme ucu sorunları kaçınılmaz değildir, ama bu sorunlara çok sık rastlanır. Herkesin acı eşiği farklıdır, bu yüzden bazı kadınlar bebeği emzirmeyi kesebilir. Hayat neredeyse yalnızca acılı emzirmelerden ibaret bir kısırdöngü gibi geliyorsa, sız de bebeğiniz de bu durumdan hoşnut değilseniz ve ufukta herhangi bir gelişme de görülmüyorsa, emzirmeye son vermek, anlaşılabilir bir olaydır.

 

Dil Bağı ve Meme Emme

Dil bağı, dilin ağız tabanına tutunmasını sağlayan yumuşak dokunun gerektiğinden daha kısa ve kalın olup, dili ağız tabanına daha yakın tutması ve hareketlerini kısıtlaması anlamına gelir. Yeni doğmuş bebeklerde hafif dil bağı vakaları çok sık görülmekle birlikte bu, emme sorunu oluşturmaz. Ciddi olarak nitelendirilen dil bağı vakaları çok nadirdir ve ailesinde daha önce bu sorun yaşanan bebeklerde görülmesi muhtemeldir. Az sayıda bebekte emmeyi zorlaştıran, bunun sonucu olarak meme ucu yaralarına ve daha az süt üretimine (bebek meme emerken, dil bağı nedeniyle dilini meme başının altına kadar uzatamaz) neden olan dil bağı vakaları görülür. Dil bağı oluşumunun nedeni bilinmemektedir. Bebeğin emmesinde sorun yaratan bazı belirli dil bağı vakalarında, cerrahi yöntemle dilin serbestleştirilmesi zaman zaman gerçekleştirilmektedir. Vaka çalışmaları, başarılı sonuçları bildirmektedir. Yine de, beslenme sorununun dil bağından kaynaklandığına kesin olarak emin olmak gerekir .

 

Memede İğne Batması Gibi Bir Acı

Bazı kadınlar, bebek meme emerken ya da iki emzirme arasında memelerinde keskin, içe işleyen bir acı hisseder. Birdenbire gelip geçen bu acının dışında memelerde başka bir şey yoktur. Bu acı, süt kanallarının tıkanması ve meme iltihabından (mastit) farklıdır. Memede iğne batması gibi acı muhtemelen oksitosin hormonunun salgılanmasından kaynaklanmaktadır (oksitosin memedeki süt keseciklerini çevreleyen kasların kasılmasını sağlar). Gelip geçici olmasından ve giderek şiddetinin azalmasından dolayı, kadınlar bu acıya katlanabilmektedir. Memede iğne batmasına benzer bir acı olduğunda sık sık meme başı mantarı ya da pamukçuk teşhisi konur ama tedavi başarılı olmayabilir. Buna gerekçe ise, ya gerçekte mantar enfeksiyonunun olmayışı ya da -nadiren- enfeksiyonun, kullanılan mantar ilacına karşı direnç geliştirmesidir.

 

Emzirmeye Başlamada Gecikme

Bazen bebeklerin doğar doğmaz meme emmeleri mümkün olmaz. Örneğin, prematüre bebekler ya da doğumu sorunlu olan bebeklerin bir süre yenidoğan yoğun bakım ünitesinde kalması gerekir. Birçok kadın ve bebek, bu tip zorlu başlangıçları atlatıp emzirme aşamasına uyum sağlar. Bebeğiniz tamamen meme emerek beslenir hale gelinceye kadar, memelerinize yapacağınız hafif bir masajla süt akışını sağlayıp, sütünüzü sağabilirsiniz.

Şöyle bir yol izleyebilirsiniz:

  • Doğumdan hemen sonra sütünüzü sağmanız önerilse de, gecikme olduğunda paniklemeyin. Çok yorgunsanız, kendinizi gergin ya da sıkıntılı hissediyorsanız, sütünüzü nasıl boşaltacağınızı öğrenmeye başlamadan önce sakinleşin. Hazır olduğunuzda hemşire size sütü elinizle nasıl sağabileceğinizi gösterecektir. Sütü elle boşaltmaya başlamak en iyisidir. Sütün akışı başladıktan sonra el pompası ya da elektrikli pompa kullanabilirsiniz. Eğer size gösterilmesine rağmen, sütünüzü boşaltamıyorsanız, tekrar tekrar sormaktan çekinmeyin sütün sağılması ve saklanması için .
  • Boşalttığınız sütün miktarına bakıp pes etmeyin. Başlangıçta yalnızca birkaç damla kolostrum gelebilir, sakın dökmeyin, çok az miktarı bile bebeğiniz için faydalıdır. Olgun süt gelmeye başladığında da, sağdığınız sütün miktarını, bir başkasının sütünün miktarıyla karşılaştırmaya kalkmayın. Unutmayın, bebeğin anne memesini emmesi, süt salgısını arttıran ve sütün akmasını sağlayan en önemli uyarıdır. Bebeğin memeyi emerek süt akışını sağlaması, sütü kendinizin sağmasından çok daha etkindir. Bu nedenle, bebeğiniz düzenli olarak emmeye başladığında, sütünüz bir yandan boşalırken bir yandan da dolacaktır.
  • Bebeği tüp ya da biberonla beslemeyi bırakıp, emzirmeye geçmek kolay değildir. Hasta ya da prematüre bebeklerin çoğu memeyi iyi kavrayıp sıkı sıkı emerken, diğerlerinin ne yapacağını öğrenmesi biraz zaman alır. Böyle bir durumda, bir süreliğine hemşire ya da emzirme danışmanı gibi bir uzmana başvurmak gerekebilir.

 

Doğru Emzirme Pozisyonları 

Emzirirken her seferinde sizin ve bebeğinizin doğru pozisyonu almanız başlangıçta çok kolay olmayabilir. Oysa temel bilgiler oldukça basittir. Bütün uygulamalı yöntemler gibi emzirmeyi de “kullanma kılavuzu”yla öğrenmek kolay değildir. Bu araba kullanmayı kitaptan öğrenmeye benzer.

İlk birkaç emzirme sırasında hem sizi hem de bebeğinizi yönlendirebilecek deneyime sahip birinin yardımı çok faydalı olur. Bu bir emzirme danışmam da olabilir, hemşire de. Aşağıdaki yer alan, emzirmeye yönelik temel bilgiler çoğu anne ve bebek için uygundur. Her şeye rağmen, tüm memeler ve bebekler farklıdır. Bazı kadınların kendi özel durumlarına uygun özel bir yardıma ihtiyaçları olabilir. Hastaneden çıktıktan sonra emzirmede zorluk çekmeye başladıysanız, zaman geçirmeden ana çocuk sağlığı merkezine veya bulunduğunuz yerde varsa bir emzirme danışmanına başvurun. Sizi emzirme sırasında gözledikten sonra bebeğinize ve size en uygun önerileri sunacaklardır.

İlk emzirmenin ideal zamanı doğumdan sonraki ilk birkaç saattir. Ancak bu her zaman mümkün olmayabilir. Gecikme olduğunda paniklemeyin. Emzirme doğumdan sonra ne zaman olursa olsun -hatta haftalar sonra bile- gerçekleşebilir.

 

 

Emizirme PozisyonlarıBebeğinizi emzirirken göz önünde bulundurmanız ve yapmanız gereken noktalar şunlardır:

  • Bebeğiniz uyanık ve beslenmeye hazır. Başlamadan önce her ikinizin de rahat olduğundan emin olun. Tuvaletinizi yapın, ellerinizi yıkayın ve yanınıza bir bardak su alın (emzirmek sizi susatacaktır). Yakma bir yere, gerekirse ayaklarınızı koymak üzere bir tabure koyun. Altım değiştirirken huysuzlanıp ağlıyorsa bu aşamada bebeğinizin altını -çok acil bir durum yoksa- değiştirmeyin.
  • Bebeğiniz kucağınızda değilken kendiniz için rahat pozisyonu bulmak daha kolaydır. Bebek ağlıyorsa biri bebeği tutsun ya da bebeği, siz hazır olduktan sonra uzanıp alabileceğiniz bir yere yatırın. Bebeğinizi tutmaya ve doğru pozisyonu bulmaya çalışırken sırtınızı destekleyecek bir sandalyede oturun.
  • Sancınız varsa veya sezaryen sonrası emziriyorsanız yatarak emzirmeniz uygun olabilir. Ancak bu pozisyonda bebeğinizin ne yaptığını tam olarak göremiyorsanız yardım isteyin.
  • Çoğu kadın emzirmeyi öğrenirken bebeğe destek olması için yastık kullanır. Ancak kucağınızın düz olması gerekir. Gövdeniz ileri doğru, dik (eğilmeden ya da geriye doğru kaykılmadan) oturmalısınız. Otururken ayaklarınız ya yerde olsun ya da bir taburenin üstüne basın.
  • Emzirirken bebeğinizin üstündekileri çıkarabilirsiniz. Çok sıcak olduğunda bebek iyice meme emmeden uykuya dalar. Soyunuk olması ten temasını sağlar. Bebeğinizin elini memenize koyması da süt üretimini arttırır. Ancak başlangıçta bebeğinizi daha rahat tutabilmek için giydirmeyi ya da bir örtüyle sarmayı tercih edebilirsiniz. Bebeği örtüyle saracaksanız, elleri ya aşağıda ya da yukarıda olsun, göğsünde değil. Yoksa bu pozisyonda memeye erişmesi zor olur.
  • Bebeğinizi yüzü ve bütün vücudu size dönük bir halde tutun. Omuzlarını destekleyin. Burnu (ağzı değil) meme ucu hizasında olsun. Ayaklarını koltuk altınıza doğru yerleştirin.
  • Memenizi tutmanın çeşitli yolları vardır. Size uygun olanı bulana kadar bu yöntemleri deneyebilirsiniz. Emzirmeye yeni başlayanlar için: Avuç içinizi ve parmaklarınızı göğüs kafesinizin üstüne yerleştirmeyi deneyin. Parmaklarınızla memeyi sıkın.
  • Bebeğiniz memeyi ağzına tam olarak almak isteyecektir. Bu yüzden onu memeye yaklaştırmadan önce ağzını iyice açmasını bekleyin. Bebeğinizin ağzını açması için, memenizin ucuyla yanağına ve dudaklarına dokunun ya da meme ucunu hafifçe burnunun ve dudaklarının üstünde gezdirin.
  • Ağzını iyice açtığında bebeği hızla memenize doğru yaklaştırın. Önce çenesi memeye değecek, sonra alt dudağı kıvrılarak memeyi ağzına alacaktır. Emzirirken bebeğin başı ve omuzları desteklenmeli, burnu ve alnı rahat nefes almasını sağlayacak şekilde biraz açıkta tutulmalı. Yerleşme pozisyonunuz doğruysa, bebeğin nefes alması için memenizi parmaklarınızla bastırmanıza gerek kalmaz. Eğer burnuyla alnı memeye bastırılırsa, emmesi ve nefes alması zorlaşacağından çok kısa bir süre sonra uykuya dalacaktır.
  • Bebek emerken areolanın büyük bir kısmını ağzına alacaktır. Bu durumda areolamn ancak bir kısmını görebilirsiniz. Areola bölgesi ne kadar büyükse, gördüğünüz areola o kadar artar.
  • Emmeye başladığında derin bir nefes alm, omuzlarınızı gevşetin. Bebeğiniz zaman içinde daha kuvvetli ve düzenli emmeye başlar. Emme sırasında çenesinin ve kulaklarının hareket ettiğini görürsünüz.
  • İlk emzirmede garip bir duyguya kapılabilirsiniz; bazı kadınlar ilk otuz saniye kadar acı hisseder. Acı veya rahatsızlık hissi sürerse veya bebeğiniz sürekli ve çok hızlı emiyorsa, emerken yanakları içeri doğru çekiliyorsa memenizi çekin. Emmesini sonlandırmak için parmağınızı dudağının ortasına yerleştirin ve hafifçe memeyle bebeğin dudağını aralayın. Daha sonra tekrar emzirmeyi deneyin. Doğru yöntemi bulana kadar birkaç deneme gerekebilir.
  • Bebeğinizi her emzirmenizde bunu nasıl yaptığınızı düşünün. Özellikle gecenin bir yarısı bunun can sıkıcı olacağı kesin. Ama meme uçlarının çatlamasını veya acımasını engellemenin tek yolu bu.

İlk 6-8. haftadan sonra bebeğiniz ve siz öyle iyi bir ekip olacaksınız ki, ne yaptığınızı düşünmek zorunda kalmayacaksınız. Nerede oturduğunuzun farkında olmayacaksınız. Yastık bile kullanmayacaksınız.