Yenidoğan Bebek Bakımı

  Bebek tutmaya alışkın değilseniz, ilk haftalarda bebeğinizi giydirip soyarken acemilik çekip biraz gerginleşebilirsiniz. Böyle hissetmek normaldir. Neyse ki bebeğiniz sizin bu işleri yeni öğrendiğinizin farkında değil. Zaten siz de bebek bakımı konusunda kısa sürede nasıl bu kadar ustalaştığınıza hayret edeceksiniz.

Bebeğin bezini değiştirme

Eğer dokuma bebek bezi kullanıyorsanız, bez sıkıca bağlanıp, iş gördüğü sürece hangi bez bağlama yöntemini kullandığınızın hiçbir önemi yoktur. Bebeğiniz çişini
söyleyecek yaşa gelene kadar aynı boydaki bu bezleri kullanabilirsiniz. Bezi bağlarken bebeğinizin büyümesine paralel olarak bağlama yönteminizde ayarlamalar yapabilirsiniz. Geceleri daha fazla uyumaya başladığında çift kat bez kullanmanız gerekir. Tek kullanımlık bezlerin çoğu bütün gece sızdırmadan dayanmaktadır, ancak sorun yaşıyorsanız bezin bir tanesinin üstünde minik delikler açıp bebeğe bağlayın; üstüne bir bez daha bağlayın.

Ne yapabilirsiniz?

Kullanılmış bezi çıkartırken, (bez hâlâ bebeğin altında duruyorken) bebeğin poposundaki kakayı temizlemek için bezin ön tarafını kullanın. Kakanın yere düşmemesi için bezi içe doğru kıvırıp bir kenara koyun. Bebeğin poposunu, önünü ve arkasını ıslak ya da kuru bir bezle yumuşak bir biçimde silin; sorbolene ve gliserin kremi sürün ve bebeğin cilt kıvrımlarının arasının iyice temizlenip kremin o bölgeye de nüfuz etmesine dikkat edin. Bebeğin poposunu temizlemek için, bir elinizle bebeğin iki ayak bileğini kavrayıp (parmağınız bebeğin iki bileğinin arasında olsun) poposunu yavaşça yukarı kaldırın.

Bebeğin altını sildikten sonra hafif dokunuşlarla kurulayın. Eğer kullanıyorsanız, krem ya da pudra sürün. Temiz bir bez koyun. Tek kullanımlık bez bağlayacaksanız, önce elinizdeki kremi temizleyin yoksa bezin yapışkan bantları tutmaz. Bezi, uçları çıkıntılı olan bölümü arkaya gelecek şekilde yerleştirin; iki tarafındaki yapışkan bantları açarak ön tarafa yapıştırın.

Kız bebeklerde genital organın “iç tarafını” temizlemeye gerek yoktur. Erkek bebeklerde sünnet derisini asla geriye doğru itmeyin.
Bebeği giydirip güvenli bir yere yerleştirdikten sonra kirli bezi atın. İster kumaştan bebek bezi kullanın, ister tek kullanımlık hazır bez, bezi çöp torbasına atmadan ya da yıkamadan önce, üstündeki kakayı her zaman için tuvalete boşaltın.

Ellerinizi yıkamayı unutmayın.

Yenidoğan bebeği giydirme ve soyma

Bebeğinizi giydirip soyarken düz, sabit ve rahatça işinizi görebileceğiniz yükseklikte bir yere yatırın. Bebeği kucakta ya da yatağın üstüne eğilerek giydirmektense, alt değiştirme masasında giydirmek çok daha kolaydır.
Giydirme veya soymada ustalaşmadan önce, belden yukarısının, işin en zor kısmı olduğunu göreceksiniz.

Soyma

Bezi en sona bırakın. Bütün düğmeleri çözün, çıtçıtları açın. Bebeğin ayaklarını yavaşça tulumdan ya da üstündeki giysiden çıkarın. Tulumu omuz hizasına kadar kıvırın ve giysinin kollarını teker teker, yavaşça çekin. Eğer bebeğin üstünde fanila tarzı bir şey varsa fanilanın kollarını çıkardıktan sonra fanilanın yakasını elinizle gevşetin, bebeğin başından fanilayı, önden arkaya doğru, bebeğin yüzüne değmemesine dikkat ederek çıkarın.

Giydirme

Önce bezini bağlayın. Fanilanın yakasını gevşetin ve yüzüne değmemesi için bu sefer arkadan öne doğru geçirin; bebeğin başını yukarı doğru hafifçe kaldırırken, arkadan destekleyin. Önce tek tek kollarını sokun sonra da bacaklarına tulumunu geçirin. Çıtçıtları kapatın.

Küçük bebekleri giydirip soymak ve banyo yaptırmak biraz zordur; bebeklerin çoğu bu esnada çok huzursuz olup, iş bitene kadar ağlar. Hareketin sınırlı olduğu, nispeten hiç değişmeyen bir ortam olan ana rahmindeki sakin yaşamdan sonra, bedenine ve dünyasına küçücük bir müdahale bebeği rahatsız eder. Bebek yeni algılara ve duygulara ahşana kadar bu böyle devam eder. Üst değiştirme masasının üstünde çıplak bir halde yatarken, yeni sınırlarının farkında olamayan bebeğe bu durum uçurumdan düşecekmiş hissi verebilir.

Üç aylık olduğunda bebeklerin çoğu altının değiştirilmesine aldırış etmez. Bu dönemde bebeği giydirip soymak da kolaylaşır.
Minik bebeğiniz altını veya üstünü değiştirirken çok ağlıyorsa sakin olmaya çalışın ve işinizi yapmaya devam edin. Bebeğin böyle davranması normal olup, sizin yanlış bir şey yaptığınız anlamına gelmez. Altının bağlanması, yıkanması, giydirilmesi ve soyulması gibi olaylar karşısında her bebeğin tepkisi farklı olabilir. Bebeğinizin bu sırada ağlayıp, arkadaşınızın bebeğinin ağlamaması, sizin cephenizde bir şeylerin ters gittiğini göstermez.

Aşağıda size faydası dokunabilecek birkaç ipucu yer almaktadır:
• Giyip çıkartması kolay giysiler alın. Örneğin, önden veya üstten çıtçıtlı, esnek kumaştan giysiler.
• Fiyonk ya da düğmeli giysilerden kaçının. Bebeklerin çoğuna özellikle bebeğin çok ağladığı dönemlerde giyip çıkarması son derece zor en az bir tane “güzel” giysi hediye olarak getirilir. Bu o giysiyi bebeğinize hiç giydirmeyeceğiniz anlamına gelmez ama özel bir güne saklamanız daha yerinde olur.
• Flazırda üçdört adet giydirmesi kolay kıyafet bulundurun.
• Ağlayan, karnı acıkmış bebeği giydirirken küçük detaylara takılmayın. İşın temel kısmını yapın, çıtçıtlama, yakayı düzeltme gibi işleri bebeğinizi beslerken de yapabilirsiniz.
• Bazı küçük bebekler karın üstü yatırıldıklarında sakinleşir, onları bu haldeyken soyup giydirmek de kolaydır.

Yenidoğan Bebek Banyosu

Bebeğin banyosu zamanla her ikiniz için de eğlenceye dönüşür ama ilk günlerde, Eğlence ne zaman başlayacak? diye düşünürsünüz. Başlarda banyo, yeni anne olmuş birçok kadına zor gelir. Bebeğinizin kaygan vücudunu tutmanın üstesinden geldiğinizde, bebeğiniz de banyodan keyif almaya başladığında, her şey bir anda değişir.
İlk hafta boyunca, banyo sizin için stres kaynağı haline geliyorsa, bebeğinizi haftada yalnızca bir ya da iki kez yıkayın; bu arada yalnızca yüzünü ve poposunu yıkamanız yeterli olacaktır.
Diğer yandan, rahatlatıcı uzun bir banyo, çok ağlayan bebeğe iyi geliyorsa, günde iki kez banyo yaptırmak iyidir. Bebeğinizi beslenmeden önce, sonra ya da beslenme arasında yıkayabilirsiniz. Kısa bir süre içinde kendiniz ve bebeğiniz için hangisinin en uygun olduğunu belirlersiniz.
Bebekleri yıkamanın birçok yolu vardır. İşte bunlardan biri:

Önce, güvenlikle ilgili birkaç hatırlatma
• Banyonun sıcak olmasına ve hava akımı olmamasına dikkat edin.
• Küvette yıkayacaksanız, bebeğinizin musluklara çarpmaması ve sıcak su musluğundan yanmamasına özen gösterin.
• Bebeği çevirmeden önce mutlaka elinizi bebeğin üstüne koyun.
• Telefon çalarsa, bebeğinizi havluya sarıp, beraberinizde götürün.
• Küveti önce soğuk sonra sıcak suyla doldurun. Bebeği içine oturtmadan önce
suyu karıştırın. Dirseğinizi suya sokarak, suyun sıcaklığını kontrol edin. Su, dokunduğunuzda el yakmayacak sıcaklıkta olmalı.

Başlamadan önce her şeyi hazır edin. Bebek bezi, fanila, tulum, pijama, bir parça pamuk, sabunlama bezi ve sabuna ihtiyacınız olacak. Nemlendirici losyon, vazelin ve pişik kremini de, dilerseniz hazırda tutun. Ayrıca iki havluya bir banyo bir de el havlusuna ihtiyacınız olacak. Haydi, başlayalım!
• Bebeğinizi soyun. Bezi üstünde kalsın. Havluyla sarın. Nemli pamuklu bezle ya da fanilayla yüzünü silin ve hafifçe kurulayın.
• Kulaklarını temizlemek için bir parça pamuğa vazelin sürün, elinizle yuvarlayıp biçim verdiğiniz pamuk yardımıyla kulağının içini yavaşça silin, birikmiş kulak kirini çıkartın. Kulak ya da burun deliklerini pamuklu çubukla temizlemeye hiç gerek yoktur, zaten bu işlem tehlikelidir.
• Bebeğin başını hafifçe ıslattıktan sonra sabunu, avucunuzun içinde köpürtüp bebeğin başını sabunlayın. Nemlendirici sabun kullanın. Bebeği kolunuzun altına sıkıştırıp başını küvete doğru uzatıp durulayın. Bu aşama genellikle bebeklerin hoşuna gider. Başı durulandıktan sonra, bez değiştirme masasına yatırarak havluyla saçım hızla ama incitmeden kurulayın.
• Daha sonra bebeğin üstündeki havluyu ve bezini çıkarın. Elinizle vücudunu ıslatın, sabunlu suyla ya da nemlendiriciyle hafifçe masaj yapın. Bu aşamada bebeğin ağlaması olasıdır. Yavaşça karın üstü gelecek şekilde çevirin, bu onu rahatlatabilir.
• Şimdi bebeği küvete sokmaya sıra geldi. Bebeği şöyle kaldıracaksınız: Öncelikle elleriniz sabunlu ya da kaygansa, bebeği banyoya sokmadan önce ellerinizi iyice kurulayın. Kolunuzla başını, boynunu ve sırtını destekleyin. Bir elinizle koltuk altından diğer elinizle bacaklarından kavrayın. İşaretparma ğınız bebeğinin iki bacağının arasında olsun. Bebeği kaldırıp yavaşça banyo küvetine yerleştirin.
• Küvetteyken başını ve boynunu desteklemeye devam edin, yoksa suyun içinde kayabilir. Diğer elinizle bebeği yıkayın ya da vücuduna yavaşça su dökün. Kulak enfeksiyonu olmadığı sürece (bu yaşta çok enderdir), bebeğiniz banyodayken kulaklarının suyun altında kalması sorun değildir.
• Hazır olduğunuzda, aynen koyduğunuz gibi bebeğinizi küvetten çıkarın. Havluyla özellikle kulak arkasını, parmak aralarını, koltuk altını, kasık bölgesini nazik bir biçimde kurulayın. Kuruladıktan sonra dilerseniz nemlendirici sürebilirsiniz.
• Bebeği giydirebilirsiniz. Unutmayın, önce bezi bağlanacak.
Bir başka banyo yöntemi ise bol su içinde gevşeme banyosudur. Gevşeme banyosu bebeğin rahatlayıp uyumasına yardımcı olur.
Su derin ve sıcak (38°) olur. Bebeğinizi kaldırıp elinizi boynunun arkasından geçirerek diğer omzuna doğru uzatıp suya sokun. Başı bileğinize yaslansın, bu arada diğer elinizle bacaklarını tutun, işaretparmağınız iki bacağının arasında olsun.
Bebeği suyun içinde bir ileri bir geri hareket ettirin. Birkaç kez bu hareketi tekrar ettikten sonra bu kez bebeği, bileğinizin içi başına destek olacak biçimde karnının üstüne çevirin. Bebekler sıcak suyun içinde genellikle gevşer. Bazısı uyuyakalıp bazısı ise tekme atıp sağa sola hareket eder. Bebeği suyun içinde tutmak kolaydır.
Yalnızca yazılı talimatlar doğrultusunda bebeğe banyo yaptırmak tüm uygulamalı işler gibi kolay değildir. Gevşeme banyosu sizi strese sokuyorsa, bu banyonun neredeyse hayati önem taşıdığını ima eden çok bilmişlerin sözüne bakmayın. Bu yalnızca seçeneklerden biridir. Bebekler anne ya da babalarıyla duş yapmaktan da hoşlanır. Kaymayı önlemek için duş teknesine banyo paspası koymayı unutmayın.

Bebeğe Masaj

Bebeğinizin banyosunun ardından, her ikiniz de keyifli ve huzurluysanız, bebeğe masaj yapabilirsiniz. Bebek masajı uzun, sakinleştirici okşamalardan oluşan şefkatli bir temastır. Bebek masajı her yaşta faydalıdır, o nedenle acele etmeyin, ilk altı hafta boyunca biraz gerginseniz bebek bakımı konusunda kendinize güveniniz gelene kadar bekleyin. Bebek masajı herkese göre değildir. O yüzden, size göre bir iş değilse, kendinizi yapmak zorundaymışsınız gibi hissetmeyin. Masaj, bebeğin ağlamasına ve uyku problemine kesin çözüm sunmaz, ama bebeği sakinleştirmeye yarar ve bebeğin dışında ana babanın da hoşuna gider. Bebeğiniz çok gerginse, çok ağlıyorsa veya siz gergin ya da yoğunsanız yahut da aynı anda hareketli, yeni yürümeye başlamış diğer çocuğunuza da bakıyorsanız, bebek masajının asla faydası olmaz. Masaj için en iyi zaman bebeğinizin karnı aç değilse banyo sonrasıdır. Tüm beceriler gibi, bebek masajını öğrenmek de zaman alır.

BASİT YÖNTEM
Bebeğinizi karın üstü yatırın. Avucunuza bir parça bebe yağı veya sorbolene, gliserin ve su karışımını döküp ellerinizi ovuşturun. Bebeğinizin sırtını yavaşça “tutuna tutuna tırmanma” hareketiyle yukarıdan aşağıya doğru ovun; poposunu, ayaklarım, ayak parmağına kadar yavaşça sıvazlayın. Başlangıç olarak bu kadarı yeterlidir, özellikle çok küçük bebekler karın üstü yattıklarında ağlayabilirler. Zaman geçtikçe, her ikiniz de daha rahatladığınızda, bebeğinizi sırtüstü yatırıp, karnını ve bacaklarının ön kısmını da hafifçe ovmayı sürdürebilirsiniz.
Bebek masajı ile ilgileniyor ve daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız, piyasada olan DVD ve kitaplara göz atabilir ve masajın nasıl yapıldığını uygulamalı olarak görebilirsiniz.

Bebeğe ne giydirmeli?

Bebeğin hem terlemesini hem de üşümesini engelleyecek şekilde giydirilmesi konusu kafanıza takılabilir. Çok fazla endişelenmemeye çalışın. Bir kez daha tekrar edelim; bebeğiniz büyüdükçe, siz de bebeğe neyi giydirip neyi çıkartacağınızı öğreneceksiniz.

Makul bir çözüm yolu
Yaz: Pamuklu fanila, pamuklu pijama ya da şort, yarım tulum, şapka (dışarı çıktığında), alt bezi, çorap, uyku saati için pamuklu battaniye.
Kış: Bir ya da iki fanila, bir body, kaim pijama ya da tulum, hırka ya da kazak, tayt ve çorap, bone veya bere (dışarı çıktığında); uyku saati için bir battaniye, bir yorgan.

Bebeğinizin göğsü, karnı ve başı ılıksa giysileri yeterlidir. El ve ayaklar genellikle soğuk olduğundan, bebeğin vücut sıcaklığını el ve ayaktan ölçmek sağlıklı olmaz. Bebeğin vücut sıcaklığını kontrol etmenin iyi bir yolu elinizin tersiyle bebeğin karnının sıcaklığına bakmaktır, ılık bir karın her şeyin iyi olduğuna işarettir.

Çok sıcaklayan bebeğin yüzü kızarır, bolca terler ve muhtemelen avaz avaz ağlar ve bütün bebeklerde belirli bir dereceye kadar terleme ve isilik normal olup, aşırı giydirmeyle ilgisi yoktur.

 

Doğumdan sonra bebeğin dışarı çıkarılması

Doğumdan sonraki ilk haftalar dışarıya çıkmak ürkütücü gelebilir; çekeceğiniz zahmeti de düşündüğünüzde, dışarı çıkma fikri sizin için kâbusa dönüşür. Size en uygun şekilde alışveriş yapmayı, toplu taşım araçlarını kullanmayı, randevulara saatinde gitmeyi öğreneceksiniz, bebekten önceki hayat size çok daha kolay görünecek. Son yıllardaki gelişmelere rağmen, toplum hâlâ elinde bebeğiyle, zorlukları aşmaya çalışan annelerin ihtiyaçlarını tam olarak dikkate almıyor. Birçok kadın özellikle ikiz ya da üçüz anneleri veya yaşları birbirine yakın küçük çocuklarıyla dışarı çıkan anneler bana, hayatlarında ilk kez, engelli insanların günlük hayatta yaşadıkları sıkıntıları anlamaya başladıklarını söylemiştir.
Pratiğiniz arttıkça mükemmel hale geleceksiniz. Dışarı çıktıkça, gideceğiniz yere en kolay yoldan nasıl ulaşabileceğinizi, en kolay nasıl alışveriş edebileceğinizi planlama konusunda daha becerikli olacaksınız.

İşe kısa gezilerle başlayın ve kendinize güveniniz arttıkça hedefi büyütün. Hazırda temel ihtiyaçlarınızla dolu bir çantanın tutulması dışarı çıkmayı kolaylaştırır. Bebek çantasında, dört adet bebek bezi, kâğıt mendil ya da plastik kutuda ıslak bez, temizleme losyonu ve pişik kremi, pamuk, yedek emzik (eğer bebek emzik emi vorsa), alt değiştirme örtüsü, kirli bez torbası ve hem bebeğin altını açarken hem de bebeğinizi üstüne oturtmak için, çok amaçlı olarak kullanabileceğiniz bebek battaniyesine ihtiyacınız olacak.

Kadınların çoğu doğumdan sonra ilk kez araba kullandıklarında, bebek arkada oto koltuğunda otururken çok gergin olur. Araba kullanma endişesi geçicidir, bu nedenle endişenizin sizi araba kullanmaktan alıkoymasına izin vermeyin. Aynadan bebeğinizi göremediğiniz için rahatsız oluyorsanız, arka koltuğun baş kısmına ayna verleştirin, böylece arada bebeğe göz atabilirsiniz.

Bebeğinizi dışarıda emzirirken zaman zaman rahatsız olabilirsiniz. Dışarı çıkacağınız zaman üstünüze elbise yerine etek veya pantolon giyin; bluz ya da kazağınız rahatça yukarı kaldırılabilecek şekilde olsun. Başkalarının arasında meme vermekten rahatsız oluyorsanız, bulunduğunuz yerde emzirme odası olup olmadığını kontrol edin. Bebeği biberonla besliyorsanız, mamayı taşımanın en kolay yolu, kaynatılmış ılık suyu ayrı bir biberonda, hazır mama tozunu ayrı bir kapta bulundurup gerektiğinde karıştırmaktır. Eğer yanınıza, önceden hazırlanmış mama ya da anne sütü alacaksanız, bu sütün çok soğuk olmasına dikkat edin; sütün soğukluğunu muhafaza etmesi için biberon termosuna koyun. Gideceğiniz yere vardığınızda sütü uygun koşullarda ılıtma imkânınız yoksa, o şekilde de verebilirsiniz.

Bazı anneler dışarıya çıkma saatlerini bebeğin yemek ve uyku saatlerine göre ayarlar, bazılarıysa hazır oldukları anda çıkarlar. Her iki yaklaşım da olabilir. Her gün dışarı fırlamanın bir anlamı yoktur ama her hafta dışarıda biraz olsun zaman geçirdiğinizde, bebeğinizle evde birlikte olmanın çok daha keyifli hale geldiğini göreceksiniz.

Bebeği güneşten koruma

Hepimiz için ama özellikle de bebekler için güneşten korunmanın birinci ve en önemli yolu gereksiz güneş ışığına maruz kalmamak ve güneş altındayken mümkün olduğunca örtünmektir. Bir yaşına gelene kadar bebekler doğrudan güneş ışığından korunmalıdır. Küçük, henüz ayaklanmamış bebekleri güneş ışığından korumak nispeten kolaydır. Bebek koltuğunun üstüne örtü örtmek yerine, araba camlarına gölgelik koyun, böylece hava dolaşımını da engellememiş olursunuz. Bebeğinizi, büyüdükçe, dışarı çıkarken; yakalı tişört ile yüzüne, boynuna ve kulaklarına gölge yapacak bir şapkayla korumanız hayati önem taşır.

Güneşten korunmanın ikinci yolu uygun bir koruyucu krem kullanmaktır. Hiçbir güneş kremi yüzde yüz koruma sağlamadığı için, bebekler ve yeni yürümeye başlayan çocuklar her zaman şapka, uygun giysi ve gölgelikle korunmalı ve güneş ışınlarının en tehlikeli olduğu saatlerde (sabah 10.00-öğleden sonra 15.00) güneş altında bırakılmamalıdır.

Güneşten koruyucu kremler

Bebeklerin vücudunun açıkta kalan bölgelerine biraz koruyucu krem sürmenin zararlı olduğuna dair hiçbir kanıt yoktur. Güneş koruyucularına karşı alerji çok enderdir. Alerjinin oluşması, muhtemelen kremin temel maddesinden değil, içindeki diğer maddelerden kaynaklanır. Kullanmadan önce her zaman için bebeğin kolunun ön kısmına çok az bir miktar krem sürerek, cilt testi uygulayın. Kaşıntı, kızarma yoksa ürünü güvenle kullanabilirsiniz. Olumsuz bir reaksiyon ortaya çıkarsa, başka bir ürünü deneyin.
Bugünlerde bazı koruyucu kremler, haşere kovucu ürünlerin etken maddesi olan Deet içermektedir. Bebekler ve küçük çocukların bu ürünü yutma riskine karşı en iyisi bu ürünün kullanılmamasıdır.

Kullanmanız gereken güneş koruyucu kremi geniş etkili, suya dayanıklı ve 30 faktörlü olmalıdır. Bebekler ve küçük çocuklar için özel olarak formüle edilen koruyucu kremlerin alerji yapmadığı, dolayısıyla bebeğin cildini tahriş etmediği düşünülmektedir. Koruyucu kremlerin kullanma talimatlarına uyun ve kremi sürseniz
bile bebeğinizi güneşten koruyacak şekilde giydirip, şapkasını takmayı unutmayın. Güneş gözlükleri de ayrıca tavsiye edilmektedir. Yaşça büyük bebekler şapkayı, gözlüğü çekip atar ama ısrarcı olun, büyüdükçe alışırlar. Bebeğimize rol modeli olup, kendiniz de her zaman gözlük ve şapka takın.

D vitamini eksikliği

Kalsiyumum emiliminde D vitamini hayati önem taşır. D vitamini eksikliği yeterli mineral alınmasını ve kemik gelişimini engelleyip raşitizme (yumuşak, zayıf kemikler) neden olur. D vitamini balıkyağında az miktarda bulunur ancak D vitamini ihtiyacı büyük ölçüde güneş tarafından sağlanır. Son zamanlarda kadın ve bebeklerde, D vitamini eksikliğine bağlı olarak gelişen kemik rahatsızlıkları tanısı artmıştır. Bu nedenle güneşin zararlarını önleme konusunda ihtiyatlı davranırken, D vitamini eksikliği riski karşısında da tehlikenin olmadığı saatlerde belli bir süre güneş ışığına çıkmamız gerekir.

Sıcak havada korunma

Biraz özenli biraz da sağduyulu hareket edildiği sürece, sağlıklı bebeklerde hava sıcaklığı artınca, hemen su kaybı dehidrasyon ortaya çıkmaz (dünyanın dört bir yanında çok sıcak iklimlerde büyüyen bebekleri düşünün). Bütün bebeklerin başındaki bıngıldak titrer, zaman zaman bıngıldağın içe doğru çökmesi normaldir.

Sıcak hava için ipuçları
• Güneş ışınlarının en zararlı olduğu saatlerde bebeğinizi güneşe çıkarmayın. Güneşin ultraviyole ışınlarının en yoğun olduğu saatler sabah 10 ile öğleden sonra 3 arasıdır.
• Bebeğinize hafif, ince kıyafetler giydirin. Güneşe çıktığında bir fanila, bir bez yeterlidir. Bebeğinizi kucağınıza bağladığınız bebek askıları pamuklu kumaştan olsun.
• Bebeğinizi hiçbir zaman arabada tek başına bırakmayın.
• Bebeğinizin uyuduğu odada, doğrudan bebeğin üstüne hava üflemeyen bir fan bulundurun (tabii klima kullanmıyorsanız).
• İyi beslenen ister anne sütü ister hazır mamayla beslenen sağlıklı bebeklere, sıcak havalarda düzenli olarak fazladan su verilmesine gerek yoktur. Çok sıcaksa ve bebeğinizin susadığım düşünüyorsanız, su verin ama bebeğiniz suyu istemezse endişelenmeyin. Emziriyorsanız, fazladan emzirmeyi deneyin; anne sütünde bol miktarda su bulunur.

Bebek nerede uyumalı?

Bebeğin uyuyacağı yer konusu geçmişte basit bir kişisel tercih meselesiydi. Ancak “bebekle beraber uyuma” ve “güvenli uyuma” üzerine verilen tavsiyeler, bu basit tercihi karmaşık bir sorun haline getirmiş durumdadır. Tabii, kendi savunduğu görüşün, duygusal ve psikolojik açıdan bebek için en iyisi olduğunu iddia edenlerin yarattığı stres de cabası.
Size hangisinin daha uygun olduğunu anlamak biraz zamanınızı alabilir ama bebeğinizin güvenli uyuması için gerekli düzenlemeleri yaptıktan sonra, diğerlerinin, kendi görüşleri doğrultusunda sizi istemediğiniz bir şeye zorlamalarına izin vermeyin.
Unutmayın, her şey değişebilir. Birçok aile sonuca ulaşana kadar uyku düzenini değiştirir. Çoğu kez bazı ödünler vermek gerekir. Başlangıçta kafanızda yarattığınız çözüme hiç uymayan bir düzenleme yapmak durumunda kalabilirsiniz.

Güvenli uyuma konusunda bilmeniz gerekenler

Ani Beklenmedik Bebek Ölümleri

Bu terim tüm ani ve beklenmedik bebek ölümlerini kapsayan genel bir terimdir. Ani beklenmedik bebek ölümlerinin bir kısmı, ciddi hastalıkların veya bazı bebeklerin maalesef çoğunlukla önlenemeyen birtakım sorunlarla doğmasının bir sonucudur.

 

BEKLENMEDİK BEBEK ÖLÜMLERİNİN ÇOĞU, ANİ BEBEK ÖLÜMÜ SENDROMU (ABÖS) YA DA ÖLÜMCÜL UYKU KAZALARINDAN KAYNAKLANMAKTADIR

• Ani Bebek Ölümü SendromuBeşik Ölümü

Hiçbir sağlık sorunu olmayan bir bebeğin ölüm nedeninin, otopsi dahil tüm incelemelerle açıklanamaması durumu “Ani Bebek Ölümü Sendromu” (ABÖS) veya halk arasında “Beşik Ölümü” olarak adlandırılır. ABÖS’ün neden kaynaklandığı hâlâ bilinmemektedir.

• Uyku sırasındaki ölümcül kazalar

Şu olaylar uyku sırasında ölümcül kazalara neden olur: Bebeğin yumuşak yastık yüzünden boğulması, emzik kordonunun boğazına sarılması, bebeğin ana baba ile aynı yatakta yatması, yatak ve duvar arasına sıkışması, yataktan düşmesi,
derin uykuda olan ebeveyn tarafından ezilmesi, üstünün çok fazla örtülmesi veya sıcak su torbası ya da elektrikli battaniye yüzünden aşırı sıcaklaması.

 

RİSKLERİN AZALTILMASI

Ani beklenmedik bebek ölümlerinin çoğu, bilinen bazı risk faktörlerini ortadan kaldırarak ve daha güvenli bir uyku ortamı yaratarak önlenebilir.
Ani beklenmedik bebek ölümlerinin %95’i, altı ila sekizinci aylarda ortaya çıkar.
ANİ BEKLENMEDİK BEBEK ÖLÜMLERİ RİSK FAKTÖRLERİNİN AZALTILMASINA İLİŞKİN TAVSİYELER

1. Doğumdan itibaren bebeğinizi uyurken sırtüstü yatırın

Bebekler yan ya da karın üstü yatırıldıklarında ani beklenmedik bebek ölümleri riski artmaktadır. Sırtüstü yatan bebeğin kusması halinde soluk alamayıp boğulması riskinde bir artış gözlenmemiştir. Muhtemelen, sırtüstü yatan bebeklerde karın üstü yatan bebeklere göre, kusmuğundan boğulma daha az görülmektedir.

Bebeklerin çoğu beş ya da altıncı aydan itibaren gece yatakta dönüp sonunda karın üstü yatmaya başlar. Ani beklenmedik bebek ölümlerinin çoğu bu dönemden önce ortaya çıkmaktadır, bu nedenle bebeğinizi artık sırtüstü pozisyonuna çevirmenize gerek yoktur. Bebeğinizi yatırırken, sırtüstü yatırın ve sonra bırakın o kendi uyku pozisyonunu bulsun. Güvenli uykuya dair diğer tüm önerileri uygulayın: Bebeğinizi sert yatakta yatırın, yatakla karyolanın boyutlarının birbirine uymasına, yatakla karyola kenarlarının arasında boşluk kalmamasına özen gösterin. Bebeğin uzanabileceği yerde perde, jaluzi, kordon olmamasına dikkat edin. Bebeğin yatağında, battaniye, yastık gibi yüzünü kapatabilecek şeyler bulundurmayın. Bebek için uyku tulumu yerine battaniye kullanıyorsanız, battaniyenin uçlarını yatağın altına doğru kıvırın ve üst tarafını bebeğin kollarının altına sıkıştırın. Bebeğinizin boyun, kol ve bacak ölçülerine uyan bir uyku tulumu hem bebeklerin yatakta dönmeye başladığında üstünü açıp üşümesini engeller hem de hareket ederken güvende olmasını sağlar.

Bebeğiniz kaç yaşında olursa olsun, onu sırtüstü tutacak herhangi bir ürün almanıza gerek yoktur. Ani bebek ölümleriyle ilgili tavsiyelerin ardından kaçınılmaz olarak ortaya çıkan problemlerden biri de, endişeli ebeveynlere bebek ürünleri satmak üzere bu tavsiyeleri kullanarak, benzer üslupla reklam yapılmasıdır. Hiçbir bebek bakım ürünü, bebek ölümleri riskini azalttığını gösteren bilimsel bir kanıta sahip değildir.

2. Bebeğinizin yüzüne uyurken hiçbir şey örtmeyin

Uyku sırasında bebeğinizin başının kapanmamasına dikkat edin. Bebek, ayakları karyolaya ya da sepete değecek şekilde yatırılıp, battaniye iki yana sıkıştırılmalıdır. Böylece bebeğin örtünün altında kaymasını önlemiş olursunuz. Yatakta karyola koruyucusu, kuştüyü yorgan ya da yastık bulundurmayın. Bebeğinizi yatağı gevşek olmayan güvenli bir beşiğe koyun veya alternatif olarak boynunu ve kollarını saran güvenli uyku tulumu kullanın.

3. Bebeğinizi sigara dumanından uzak tutun

Sigara dumanı, ana rahmindeyken de, ana rahminden çıktıktan sonra da bebeğe zarar verir. Anne sigara kullanıyorsa, ABÖS riski iki katma çıkar. Eğer baba sigara kullanıyorsa, yine aynı şekilde, risk ikiye katlanır. Bebeğin sigara içen bir ebeveynle birlikte yatması, riski artırır. Hâlâ netleşmemiş bazı nedenlerden dolayı, ana baba sigarayı bebeğin bulunmadığı bir ortamda içse bile ABÖS riski artmaktadır.

4. İlk 6 ay ile 12. aya kadar bebeğinizi yatağınızın yanına koyacağınız karyolasında yatırın

ABÖS ve uyku sırasında ölümcül kazalara karşı koruma sağladığı yönünde kanıtlar bulunduğu için, bu tavsiye, diğer tavsiyelere henüz dahil edilmiştir. Söz konusu tavsiye, “bebekleri nerede uyutmalı” alternatifleri ile uyumludur.

 

Bebek nerede uyumalı? Seçenekler

Aynı odada ayrı yataklarda yatma

Bebeğinizin beşik ya da karyolasını yanınıza alabilirsiniz, böylece yatağınızdan kalkmadan onu okşayıp, pışpışlayabilirsiniz. Bazı ebeveynler yatağa bitişik olarak, yatak seviyesinde üç köşeli beşik ayarlaması yapar. Böylece anne kendi yatağındaki yerini korurken aynı zamanda annenin bebekle yan yana teması da sağlanır.
AVANTAJLARI
• Son yapılan analizler, ABÖS konusunda en güvenli seçeneğin bu olduğunu belirtiyor.
• Gece bebeği beslemek bu yöntemle daha kolay gerçekleşiyor.
DEZAVANTAJLARI
• Bebek uyuduğu halde, uyku sırasında sesli nefes alması, hırıldaması, elini emmesi, hıçkırması, gaz çıkarması ve kıpırdanması yüzünden uyuyamayan talihsiz ebeveynlerdenseniz, size yalnızca şunu önerebilirim: Alışmaya çalışın. Bebeklerim odadayken, uyumakta zorlanan biri olarak aslında durumunuzu anlayabiliyorum.

Yatağınızı paylaşma

Yatağı paylaşma, birlikte uyuma, yani üstünde yatılan yüzeyi paylaşmanın yıllardır her çeşidi denendi. Bu uygulama, anlaşılmayan nedenlerden ki çoğunlukla disiplinle ilgili olup, şımartma ve bebeğinizi küçük bir tirana dönüştürme olgusunun yanı sıra, büyük bir olasılıkla da bebeğin güvenliği nedeniyle de 20. yüzyılın büyük bir bölümünde hoş görülmemiştir. 80’lerin, 90’ların sonuna doğru ise bu kez ibre tersine döndü. Bebeğin ana babayla yatması süper güvenli olarak lanse edildi. Anne babalar da zaten bebekleriyle yatmayı özlemişlerdi ama patron havasındaki sağlık uzmanları, ellerinde sağlam gerekçeler olmadığı halde, ebeveynlerin cesaretini kırmıştı.

Bebekle birlikte uyumayı savunanlar, abartılı biçimde, birlikte uyumanın, “iyi” ana baba olmanın çok önemli bir parçası olduğunu, çocuğun duygusal ve sosyal gelişimine olumlu katkılar sağladığını iddia ediyorlar.
Yatılan yüzeyin paylaşılması, buna uyum sağlayanlar için memnuniyet verici olabilir, ancak bu iddiaları destekleyecek uzun dönemli araştırmalar yoktur.

GÜVENLİ Mİ?

Birlikte uyumak, ani beklenmedik bebek ölümlerini artırma riski taşıdığından dolayı, bazı araştırmacılar tarafından “aynı odada ayrı yataklarda yatmak” kadar güvenli bulunmuyor. Bu konu sağlık uzmanları, araştırmacılar ve bebeğiyle aynı yatağı paylaşmayı savunan ana babalar tarafından hararetle tartışılıyor. Dolayısıyla siz de kendi kararınızı kendiniz vermek durumundasınız.

ABÖS araştırmacılarının bulgularına göre:

• Yatağın paylaşılması nedeniyle en yüksek risk grubunda olan bebekler: dört aylıktan küçük olan bebekler, prematüre doğan bebekler ve zamanına göre küçük bebekler.
• Bebeğinizle divan ya da kanepede uyuyakalmanız ya da bebeğinizi ebeveyn yatağında veya divanda/kanepede/koltukta tek başına yatırmanız ABÖS açısından yüksek oranda risklidir.
• Aşağıdaki koşullarda bebekle ebeveynin aynı yatağı paylaşması bebek açısından sakıncalıdır:
—Bebeğin sigara içen biriyle aynı yerde yatması
—Yatılan yerde büyüklere ait yatak örtüsü, kuştüyü yorgan, yastık gibi bebeğin yüzünü örtecek şeylerin olması
—Ebeveynin içki ya da uyuşturucu almış olması, aşırı yorgun ya da obez olması
—Yatakta evcil hayvan olması —Su yatağı, minder, eğimli yatak olması

Her şeye rağmen birlikte yatacaksanız, aşağıdakilere dikkat edin:

• Yatak sert, çarşaf geçmeli ve gergin olmalı.
• Düşmemesi için bebek yatağın köşesine yakın yatırılmamalıdır, en iyisi yer yatağında yatmaktır.
• Bebek sırtüstü ve ebeveynlerden birinin yanma yatırılmalı. Bebek ana babanın ortasında yatırılmamalı, çünkü başı örtünün altında kalabilir. Bedeninizi bebeğin örtünün altına kaymasını engelleyecek pozisyonda tutarak, onunla yüz yüze yatmanız en iyisidir. Bebeğinizin ölçülerine uygun bir uyku tulumu; battaniye/pike kullanmadan sıcak kalmasını sağlar.
• Bebeğinizin başı açıkta olmalı.
• Eşinizi bebeğin yatakta olduğu konusunda uyarın.
• Birlikte uyuyacaksanız en iyisi önceden hazırlık yapın. Gecenin bir yarısında gelişigüzel bir şekilde birlikte uyumaya kalkarsanız, güvenli yatma tavsiyeleri boşa gider.

Birlikte yatmanın hoşunuza gideceğini düşünüyorsunuz. Bu zahmete değer mi?

Bazı ebeveynler birlikte uyumanın yarattığı yakınlık ve güven ortamını çok özel bulur. Bazı ebeveynler yolun başında, birlikte uyumamaya karar verseler de sonradan bunun çok keyifli olacağını düşünürler. Bazıları içinse birlikte uyuma, kendi çocuk büyütme felsefelerinin önemli bir parçasıdır. Zor gibi görünse de birlikte uyumaya önem veren ana babalar bu işin o kadar da zor olmadığını belirtiyor.

Güvenlikle ilgili tüm tavsiyelere uyduktan sonra, risk düzeyi nedir?

Bütün güvenlik tavsiyelerine uyulduktan sonra risk düzeyini saptamak zordur. Birlikte uyuyan ve sigara kullanmayanlar arasında ABÖS riski çok az olup sıklıkla ilk on bir haftada görülür. Bazı araştırmacılar, birlikte yatma konusunda lehte ya da aleyhte genel bir hükme varmak için mevcut kanıtların yetersiz olduğunu belirtiyor.

Ani Beklenmedik Bebek Ölümleri ve Ani Bebek Ölümü Sendromu’yla ilgili araştırmaların çoğu sigara kullanmayıp birlikte uyuyanlar arasında ABÖS riskinin düşük olup genelde ilk on bir hafta arasında görüldüğünü ortaya koyuyor. Uyku sırasında ölümcül kazalarda ve birlikte uyumalarda riskin artması ise aynı yatağın paylaşılması sırasında bebeğin tehlikeye maruz kalmasından kaynaklanmaktadır, örneğin ebeveynin/çocuğun/hayvanın bebeğin üstüne çıkması, bebeğin yatakla duvar arasına sıkışması, yatak ve yatakbaşı arasında kalması, battaniye veya yastık yüzünden nefes alamaması gibi. Bu tehlikelere karşı önlem alınırsa risk azalır ama yine de risk “aynı odada ayrı yatak” seçeneğinden fazladır.

Karar sizin!

Birlikte uyuma

AVANTAJLARI
• Yakın olduğunu bilmek, size bebeğinizin güvende olduğu duygusunu verir. Bazı kadınlar bebeğiyle yattığında daha iyi uyur.
• Uykunuz kaçmadan bebeği emzirebilirsiniz. Bu da daha iyi dinlenmenizi sağlar.
• Özellikle kışın çok keyiflidir.
• Çoğu kez, yeni doğmuş, huzursuz bir bebek söz konusu olduğunda iyi bir seçenektir. Yeni doğmuş bazı bebekler kendi beşiği yerine ana babasının yatağında daha rahat uyur, ki bu da herkesin uyuması anlamına gelir.
• Bebeğinizle yatmanız emzirmenin gerçekleşmesi ve devam etmesine yardımcı olur.

DEZAVANTAJLARI
• Her ne kadar son birkaç yılda yatak paylaşımı desteklense de, toplumdaki birçok ebeveyn için bebekleri ve yeni yürüyen çocukları yanında uyurken, hemen uykuya dalmak mümkün olmayabilir, çünkü yatak paylaşımı belli bir dereceye kadar rahatsızlığa ve sinirlilik haline neden olabiliyor ki, bu bazen kaldırılamayacak derecede olabilir. Bu onların “ilgisiz” ebeveyn oldukları anlamına gelmemektedir.
• Bebeğinizin üstüne düşeceğiniz korkusuyla endişelenip uyuyamayabilirsiniz.
• Bebeğinizin çıkardığı sesler yüzünden uykunuz kaçabilir.
• Çok ağlayan, huzursuz bebeklerin tümü ebeveynlerinin yatağına geldiğinde otomatikman sakinleşip uykuya dalmaz. Bazısı ağlamasını sürdürür ve be
beğiniz böyle bir bebekse, onu kendi yatağında sakinleştirmek daha kolay olabilir.
• Yatağı paylaşmanın ne zaman biteceği kesin değildir. Ancak yaklaşık üç aylık olduktan sonra bebeğiniz çoğu kez ayrı yatıyorsa durum değişir. Çocuk üçbeş yaşına gelene kadar aynı yatağı paylaşmayı nadiren kendi isteğiyle sonlandırır. Çocuğunuz hazır olmadan yatağı ayırmaya kalkmak, ana baba için çok kolay gerçekleşmez. Çocuk bu durumu hemen kabullenmez. Bu nedenle bebeğinizle aynı yatağı paylaşmak, gelecekte sizi rahatsız edecekse, bu durumu bebek üç aylıkken sonlandırmaya bakın.

Kendi yatağında, ayrı odada

İlk altı ay içinde bir ara, Bebeğim keşke kendi odasında yatsa, diye şöyle bir içinizden geçirip, ikinci altı ayda ise kesinlikle böyle düşündünüz diye “canavar anne” olmazsınız. Birçok anne baba aynı şeyi hisseder, ancak bebeğin bağımsız odada uyuması, ana babayla ayrı yatakta aynı odayı paylaşmasından daha fazla ABÖS riski taşır. Aynı odada ana babanın bebeği kontrol edebilmesi, muhtemelen riski azaltmaktadır.
Bebeğin odasını başka çocuklarla paylaşması durumunda bu koruyucu etki ortadan kalkar. Bu nedenle maalesef, her şeyi ölçüp biçtikten sonra en azından bebek altı aylık olana kadar size bebeğin odasını ayırmanızı öneremem. Bebek monitörleri de bu soruna çözüm değildir, çünkü her koşulda ABOS’ü engellememektedir.
Bir kez daha karar sizin!

Bebek nerede uyusun? Özetle

1. Ani Beklenmedik Bebek Ölümleri isimli bu rahatsız edici terim günümüzde; tıbbi sorunlara, Ani Bebek Ölümü Sendromu’na (ABÖS) ve uyku sırasında ölümcül kazalara bağlı olarak ortaya çıkan tüm ani ve beklenmedik bebek ölümlerini kapsayacak şekilde kullanılmaktadır.
2. Bu kitabın yazıldığı sırada mevcut bilgilerle, ilk altı aydan on ikinci aya kadar bebekleri uyutmanın en güvenli yolu, ebeveyn yatağının yanma yerleştirilen kendi karyolasında yatırmaktır.
3. Güvenli uyku ile ilgili tavsiyelerin tümüne uyulduğunda, ABÖS riski veya birlikte yatmaktan ya da altıncı aydan sonra bebeğin ayrı bir odada yatmasından kaynaklanan uyku sırasında ölümcül kaza riski düşüktür.

Kundaklama ya da sarma

Bebeğin uyumasına yardımcı olması için kundaklama veya sarma, asırlar boyu birçok kültürde uygulanmıştır. Bu, bebeğin kendisini güvende hissetmesini sağladığı gibi, sıçrama (moro) refleksiyle kendi kendisini uyandırmasını da engeller. Kundak her bebekte işe yaramaz, zaten tıbbi bir gerekçeye dayanmadığından bebeğiniz kundaklanmaktan hoşlanmıyorsa, kundaklanması uyumasına da yardımcı olmuyorsa, unutun gitsin.

 

Bebek losyonları ve kremleri

İlk üç ayda kullanabileceğiniz losyon ve kremler için kullanma kılavuzu:

Piyasada bebeklerin poposu, başı ve vücudu için birçok krem ve losyon bulunmaktadır. İlk üç aylık dönemde derideki gariplik geçicidir ve tedaviye de çok gerek bulunmaz.
Sorbolene ve gliserin ile ilgili olarak şunları belirtmek isterim: Sorbolene ve gliserin karışımı, bebeğin cildine çok iyi geldiği gibi, pahalı bir nemlendirici değildir. Çeşitli ambalajlarda piyasaya sürülen bu karışım, pompalı ambalajıyla, bebeğin başta bez bölgesinin temizlenmesinde olmak üzere tüm vücudunda kullanım için çok uygundur. Sorbolene ve gliserin isilik ve süt hormon döküntüsünde kullanılmaz, çünkü terlemeyi artırır ve özellikle yüzdeki döküntünün daha da kötü hale gelmesine neden olur. Derisi soyulmuş bir bölgeye uygulandığında örneğin kızarmış, iltihap toplamış popoda tabii ki bazen sorbolene ve gliserin karışımı da yakar.

 

 

 

Baş

Vücut

Popo

Normal sabunla yıkayın

BANYO İÇİN SEÇENEKLER
Hiçbir şey Bebekler için banyo losyonu

TEMİZLİK İÇİN SEÇENEKLER
Nemli bezler

Hazır popo temizleme
losyonu *

* Kızarma varsa
kullanmayın.

KONAK

YUMUŞATILMASI

Vazelin, Yağ %2 Asit Sal Sorbolene ve Gliserinde %2 Sülfür Akşamları uygulayın,
ertesi gün yıkayın

NEMLENDİRİCİ

SEÇENEKLERİ

Nemlendirici Sorbolene ve Gliserin

SAKİNLEŞTİRİCİ KORUYUCU
İYİLEŞTİRİCİ KREMLER Çok çeşit var.

Birini seçip her bez
değişiminde uygulayın.

ÇAPAKLI GÖZLER

Her bez değişiminde

çok az Sorbolene
ve

Gliserini

göz kapaklarına

uygulayın.

KULAK ARKASINDA KABUKLANMA
Her bez değişiminde çok az Sorbolene ve Gliserin

DERİDE KIRMIZILIK

Örneğin, dirsekler, çene
altı, diz arkası, kol altlan

Çinko veya mısır unu

VEYA

       Mısır nişaştası

KIRMIZI ANÜS VE/ VEYA
KIRMIZI ÜREME ORGANLARI
(Poposu
dahil)

Pişik giderici kremler

PİŞİK VE HORMONEL DÖKÜNTÜ
Tedaviye gerek yok

GÜNEŞTEN KORUYUCU KREMLER

 

MANTAR ENFEKSİYONLARI
(Teşhis gereklidir)

• mantar önleyici

 

PİŞİK

Üç aylıktan küçük
bebeklerde tedaviye gerek yoktur.

KENDİLİĞİNDEN

GEÇMEYEN

BEBEK BEZİ ALTINDAKİ PİŞİK

   Çinko veya mısır unu tozu VEYA

    Mısır nişaştası