Eğlenceli Dekoratif Ev Aksesuar Ürünleri Alışverişi

Seçiminizle eşleşen ürün bulunamadı.

Teknik olarak ev aksesuar ürünlerini seçen ve satın alanlar yetişkinler olmakla birlikte asıl karar vericiler çocuklardır.

Eğer küçük çocuk henüz konuşma öncesi yaştaysa, ebeveynlerinin raftan bir salon aksesuarı aldığını, incelediğini ve önemli olan görüşü almak üzere onu ufaklığın yüzünün önünde salladığını göreceksiniz. Çocuk onu dişlerse, satın alacaklardır. Çoğu oyuncak ambalajının da kutuyu açmadan düğmelere basmanıza ya da ipleri çekmenize olanak tanımasının nedeni budur.

O halde prensip basittir: Eğer büyükler çok dokunsal müşterilerse, çocuklar çekinmesiz öyledir. Balzac’ın heykelini keşfettiği gibi, çocuklar her salon aksesuarına dokunacaktır. Onları harekete geçtiklerinde izlemeniz ve sonra ona göre plan yapmanız gerekir. Fakat orada iki sıkıntılı durum vardır ki, salon dekorasyonu perakendecisi tarafından sağduyu gerektirir.

Birincisi, çocukların ev aksesuar ürünlerini görmelerini, onlara dokunmalarını, ellerine almalarını ve sonra arzu etmelerini sağlamakta başarılı olduğunuz aşamanın aynı zamanda öncelikle ebeveynlerinin sinirlerini bozacak ve canını sıkacak aşama olduğunu anlamanız gerekir. Tıpkı, kurabiye koridorundan ya da en son Nickelodeon çizgi dizisinin esinlediği oyuncakların yığılı olduğu kasadan uzak duran yetişkinler gibi.

Odası için alışverişi yapanın kendisi olduğuna inanan bir çocuğun peşinde koşarken süs eşyaları alışverişi yapmak çok daha zordur. Bir zaman sonra, çocuklara çok fazla cazip gelen bir ev aksesuar mağazasıyla yaşanan deneyim, yetişkinin sadece kaçınmak istediği bir deneyim haline gelir. Orada dikkat çekmeye değer bir denge söz konusudur.

İkincisi, eğer mağazanızda çocuklar için bir teşhir düzenlemesi yapacaksanız, onları bundan korumanız da gerekecektir. Diğer bir ifadeyle, evinizi olduğu gibi orayı da bebekler ve çocuklar için güvenli hale getirmek—gözlerinizi yerden yaklaşık bir metre yüksekliğe kadar olan alana çevirerek etrafı dolaşmak, enerji yüklü bir dört yaş çocuğu tarafından ne tür yaramazlıklar yaratılabileceğini tam olarak görmek. Prizleri ve sivri kenarlı raflar gibi görünür tehlikeleri saptamak ve gerekeni yapmak yeterince kolay olmalıdır. Fakat ağır ev aksesuar ürünlerini çekip devirebilmenin çok kolay olmadığından da emin olmalısınız. Kasa önündeki sipariş kuyruğunu bir “sert labirent—bel hizasında, çiçeklik işlevi de gören uzunca bir çıkıntı—kontrol eden Burger King’de bir gün geçirdik. Sekiz saat içinde bu tehlikeli yere tırmanan, üzerinde yürüyen veya onu bir tırmanma oyuncağı yapan elli iki erkek ve kız çocuk saydık ve bazı çocukların orada çok kötü düştüklerinden de eminim.

İlk görevlerimden birinde, cep telefonları popüler olmadan önce, ülkenin farklı bölgelerinde üç AT&T telefon mağazasını inceledim. Hepsi de çok göz alıcı şekilde tasarlanmıştı. Hepsinde aşağı yukarı aynı sayıdaki müşteriyle ilgilenen aynı sayıda çalışan vardı. Ancak bir mağazada müşteriyle kesişme oranı— bir satış görevlisinin konuştuğu potansiyel müşteri oranı—ve müşterilerle geçirilen ortalama süre çok daha düşüktü. Tüm diğer rakamlar aynıyken bu mağazayı böyle farklı kılan neydi? Düşük performans gösteren bu mağazanın “şelale” sergileme sistemi—üzerinde cihazların sergilendiği yüksekten alçağa doğru sıralanmış bir dizi kaide—kullanan tek mağaza olduğunu anlamak biraz zamanımızı aldı. Satış alanının çeşitli açılardan videoya çekilmiş halini izledik ve bir süre sonra bir kalıp ortaya çıktı: Düşük performans gösteren mağazada çalışanlar aileleriyle birlikte burada bulunan çocukların kolayca erişebildiği telefonların ve faks makinelerinin imdadına yetişmek için sürekli koşturmak zorunda kalıyordu. Satış elemanı bir müşteriyle konuşmakla meşgul oluyor, ama göz ucuyla da küçüklerin şelale sergileyiciden neyi kapmak üzere olduklarını görmeye çalışıyordu. Bu sadece düzen adına da böyle değildi; mağazada her modelden stokta sadece bir veya iki tane vardı, bu yüzden, örneğin, eğer pahalı bir faks makinesi kaidesinden düşüp kırılırsa yerine satılacak yenisi yoktu. Zavallı tezgâhtarlar pahalı telekomünikasyon cihazlarını kurtarmaya müşterilerle konuşmaktan daha fazla zaman harcıyorlardı. Telefonları meraklı müşteriler için el altında bir yere koymak akıllıcaydı, ama çocukların vuruş mesafesine koymak çok akıllıca değildi.

Bir öğle sonrasında çok saygın bir ev aksesuarları ürünleri tasarımcısıyla birlikteyken ilk kez bana en son prototipini, fast-food restoranların oyun alanına konmak için geliştirilmiş bir platformunu gösterdi. İlk iki çocuk bu garip aletin önüne oturup onunla bir olay olmadan oynadı. Üçüncü oğlan ayakkabılarımı çıkardı, koltukta iyice arkasına yaslanarak kaykıldı ve dokunmatik ekranı ayak parmaklarıyla dokunarak çalıştırdı. Bir sonraki çocuk elinde mönüyle birlikte verilen sert plastik oyuncakla geldi ve video ekranına onunla vurmaya başladı.

“Aman tanrım” dedi tasarımcı, nefesi kesilerek, “şuna bak ne yapıyor!”

“Karşılıklı etkileşiyor” diye anımsattım ona. Buradaki maksat bu değil miydi? Çıkarılacak temel ders mi? Bir mağaza alanına yerleştirilen ve çocuklara açık olan her teknoloji savaş standartlarına göre yapılmalıdır.

Çocukları eğlendirmek için bir palyaço olmanız gerekmez. Ama özellikle ev aksesuar ürünleri müşterilerinin belli bir yerde durup dikkatlerini vermeleri gereken işlerde, çocukların oyalanmasını sağlamak şarttır.

Bu düşünce her ebeveyne öyle aşikâr görünür ki, bunu hesaba katan iş sahibinin bu kadar az sayıda olması şaşırtıcıdır. Geçenlerde iki yaşında bir çocuğu, annesi gerçekten de çocukların müşterilerinin yaşamlarındaki mevcudiyetinin bilincinde olması gereken bir kuruluşta—bir salon dekorasyon mağazasında—alışveriş yapmaya çalıştığı sırada, azgınlık yaparken izledim. Bir çocuğu oyalamak, Fransız hipermarketlerinde yapıldığı gibi, basitçe küçük bir girintiye bir televizyon yerleştirmek ve bazı Disney videoları oynatmak anlamına gelebilir (Onca yerin arasında, video dükkânlarının en azından bir monitörde çocuk programları göstererek ebeveynlerin videoları birkaç dakika daha fazla serbestçe gözden geçirmelerini sağlamayı beceremeyişlerine her zaman şaşırırım). Anne ve babanın arada bir göz atabileceği bir buçuk metrekarelik bir alana birkaç plastik oyuncak koymak küçük bir ev aksesuar ürünleri dükkanı için yeterli olabilir. İkea dost bir ikon haline gelen çocuk havuzuyla, oradaki rengârenk plastik top çığıyla ünlüdür. Burada İsveçli bir mağaza zincirinin ön safta olması sürpriz değildir; Avrupalılar—özellikle İskandinavlar—çocuklarının güvenliği konusunda daha az paranoyaktır ve kendileri alışveriş yaparken çocuklarını mağaza personelinin gözetimine bırakırlar. Birkaç yıl önce New York’ta DanimarkalI genç bir kadın uyuyan bebeğini pusetiyle bir restoranın vitrini önüne bıraktıktan sonra keyifli bir yemek için içeri girip (pencere önündeki bir masaya) oturduğunda yaygara kopmuştu. Polis çağrıldı, çocuk koruma memurları akın etti ve kadının kendini bir vesayet savaşı içinde bulmasına ramak kaldı.

Her ne sebepleyse, Amerikalı ebeveynler çocukları söz konusu olduğunda gerçekten de paranoyaktır. Burada, İkea’nın, çocuklarını oyun alanından almaya gelen yetişkinler için titiz bir kimlik kontrol sistemi oluşturması gerekti. Birçok ebeveyn çocuklarını mağazanın diğer kısımlarından her zaman görülemeyen oyun alanlarına bırakmayı açıkça reddeder. Birkaç yıl önce Blockbuster’ın çocuklar için, büyük ekran videolar ve küçük haylazların oturup film izleyebildikleri minik arabalarla beraber, küçük bir arabalı sinema yapması zekiceydi. Ne yazık ki, sinema çıkış kapısının hemen iç tarafında konumlanması nedeniyle, çoğu ebeveynin tüylerini diken diken ediyordu. Bizim burada gündüz çocuk bakım hizmetiyle çok fazla deneyimimiz yoktur. Dolayısıyla, çocukların neticede ev aksesuar ürünleri mağazalarında, bankalarımızda ve diğer perakende işyerlerinde başıboş dolaşıyor olmaları şaşırtıcı değildir.

Birkaç yıl önce Wells Fargo bankası için, şubelerine girenlerin yüzde 15’inin yedi yaş altı olduğunu gösteren bir çalışma yaptık.

“En etkili satış aracınız nedir” diye oradaki bankacıya sordum. Masasının çekmecesine uzandı ve bir lolipop çıkardı. Bir ebeveynle tüm ihtiyacı olan kesintisiz iki dakika yüz yüze görüşme zamanı satın almak için buna genellikle güvenilebileceğini söyledi. Banka ayrıca içinde Wells Fargo şubesinde yaşayan bir köpek yavrusunun olduğu bir boyama kitabı da verir. Bu kitap ve bir avuç dolusu pastel boya yepyeni bir konut kredisi anlamına gelebilir, hiç şüpheniz olmasın.

Bazı ev aksesuar ürünleri mağazaları çocuklar için bir elişi kitabı yayınlar. Her iki durumda, mağazalar sessiz bugünü ve—mutlu çocukluk deneyimlerimize nasıl tapındığımız belliyken—yarının sadık müşterilerini satın alıyor.

Çocuklar için (çocukları gözaltında tuttuğunuz bir bölmenin aksine) iyi bir alan tasarlamanın sadece birkaç kuralı vardır. Görüş çizgileri ebeveynlerin çocuklarını her an görmesini sağlamalı, dolayısıyla açık bir alan olmalı, duvarlar ve engellerle korunmamalıdır. Güvenli olmalıdır. Yeterince geniş olmalıdır. Ve ideal olarak, farklı yaşlardaki çocukların ayrılmasına imkân tanımalıdır. Aksi halde, daha büyük olanlar daima hükmederek, yollarına çıkan küçükler için oyun alanını mutsuz bir deneyim haline getireceklerdir.

Ev aksesuar ürünleri bayileri çocukları oyalamayı genellikle beceremezler, oysa düşünürseniz, çocuklar dekoratif arabalarla ilgilenmeye zaten yatkındır—en azından oyuncak arabalarla. Pek çok şey yapılabilir, ama ev aksesuar işi bunların çok gerisindedir. Bunun sonucunda, ev aksesuarları satın almak aileler için olması gerekenden daha dertli olur. Hiçbir süs eşyaları bayii bununla ilgilenmediği sürece, hepsi güvendeler. Ama ünlü ev aksesuar ürünleri markaları çocukların var olduğu gerçeğini kabul etmeye başladığı andan itibaren geri kalanlar da buna karşılık vermeye mecbur kalacaklar.

Mesela Japonya’da Nissan, her biri farklı otomobil modelleri satan Mavi ve Kırmızı bayiliklere ayrılır. Ama her ikisi de mağazanın önünde bayiliğin sattığı arabaların model ve renklerinin gösterildiği güzel bir oyuncak araba sergisi sunar.

Pek çok dekoratif ev aksesuarları bayisi küçük olduğu ve ABD’de gördüğümüz geniş yayılımlı araba parklarına sahip olmadığı için, oyuncak arabalar insanların ön alışveriş yapmasının kolay bir yolunu oluşturur. Nissan’ın lolipop dağıtır gibi dağıtacakları yeterli miktarda oyuncak bulundurmaları için çalıştım.

Bu iyi, ucuz ve anında reklamdır ve yirmi birinci yüzyılda altı yaşındaki bir çocuk bile salon dekorasyon ürünleri satın alınmasında söz sahibidir.

Çocukların eğlendirilmesi gereken bir diğer yer de kişiye özel ev aksesuar ürünleri bekleme yeridir. Burada, aksesuarların hazırlanması için bekleyen yetişkinlerin arasında, çocuksu coşkunun büyüsü giderek azalır. Bu çocukların birçoğu muhtemelen kendileri de yorgundur ama bu onların davranışlarını yine de fazla etkilemez. Dekoratif ev aksesuar ürünleri mağazaları, dükkanın bekleme alanının hemen yakınındaki raflara oyuncaklar, boyama kitapları ve pastel boyalar yerleştirerek etkin bir yan yanalık yaratabilir. Bu çocukları eğlendirmenin bir başka harika yoludur—ebeveynleri sadece bir iki metre ötede alışveriş yaparken onlara da satın alacakları bir şeyler vermek. Özellikle çocuklarını susturmak için ne çok anne ve babanın rüşvete başvurduğu bilinirken, bu her yönden akıllıca bir strateji olabilir.

Dekoratif ev aksesuar ürünleri alışverişini hâlâ daha çok kadınlar yaptığı için, annelerin alışveriş yaptığı bölümlerin yakınına çocuklar için olan ürünleri yerleştirmek mantıklıdır. Bu sömürü mü, yoksa anneye bir iyilik yapmak mıdır? Her ikisi de olabilir.

Yeniyetmeler, tüm reklam, kimlik pazarlaması, medya mesajları, eğilimler ve marka etiketlerin yağcılığı karşısında hâlâ saftirik olacak kadar gençtirler. Hâlâ bir marka ismin statü, hava, karizma, bilgi sahibi olduklarını gösterme gücüne inanırlar. Kimliklerini yaptıkları ev aksesuar ürünleri alışverişi seçimleriyle oluştururlar; imaj satıcılarının yöntemleri konusunda iyice akıllanmadan önceki bizlere, ellili yıllardaki yetişkinlere çok benzerler. Ayrıca çocukların medya seçenekleri yetişkinlerinkinden daha azdır, bu yüzden mesajlar onlara yoğun formda ulaşır. Dünyayı simgeler ya da kendilerine yönelik bir şeylerin—bir ürün, bir mağaza—başka ipuçları için karış karış ararlar. Biz hemen her şeye tahammül gösterirken onlar hafif müzikten şarbonmuş gibi kaçacaktır.

Bunun da onları mağazalarda oldukça kolay hedefler haline getirmesi gerekir. Ancak onların da kendi içlerinde yerleşik bazı sınırlamaları vardır. Blucin pantolonların nasıl satıldığını incelediğimiz sırada yeniyetmelerin alışverişlerinde garip bir kalıbı fark ettik: Grup halindeki gençlerin blucin pantolon bölümünde geçirdiği zaman (üç dakika, elli iki saniye) ebeveynleriyle birlikte olan gençlerden (iki dakika, otuz iki saniye) görece daha uzundu. Ve grup halindeki gençler üçte bir daha fazla ürün inceledi. Ancak, ebeveynleriyle birlikteki olup blucin pantolon satın alan gençlerin oranı grup halindeki gençlerin satın alma oranının yaklaşık iki katıydı, yüzde 25’e yüzde 13. Sonra anladık: Arkadaşlarıyla göz gezdirmek için geliyorlardı—bir bakıma ön alışveriş için. Seçimlerini yapıp akran jürisinin onayını aldıktan sonra anne ve babalarıyla—cüzdan sahibiyle—geri geliyorlar ve yaşlı koruyucularıyla alenen giysi satın alırken görülmenin aşağılanma tehlikesine uğramamayı umarak işlemi çabucak bitiriyorlardı.

Proctor & Gamble’ın kozmetik markası olan Clarion artık mevcut değil, ama bir ara tanıtımı çok yapılan bir kozmetik markasıydı. İnteraktif bilgisayar donatılarının ilk kullanıcılarındandı—kadınlar renkleri ve cilt tipleri hakkında bazı enformasyonu yazar, bilgisayar da onlara hangi Clarion ürününü satın alacaklarını söylerdi. Ancak her nedense bu donatılar zamanla alt raflara doğru indirildi, tamamen ilk gençlik yaşlarındaki kızlar için konumlandırıldı. Onlar da bu ayrıcalığın karşılığını bilgisayarları doyumsuzca kullanarak verdiler. Yetişkin kadınlar bunu gördü ve doğal olarak Clarion’un yeni başlayanlar için olduğunu zannettiler. Böylece Clarion’un ünü belli bir kesimle damgalandı ve çok geçmeden piyasadan çekildi.