Emzirme

Emziren Anne Nasıl Beslenmeli ?

Bazen “‘anne’nin beslenme biçimi” o denli abartılır ki, emziren kadın, beslenmesinde katlanılmaz değişiklikler yapması gerektiğini zanneder ve sırf bu yanlış anlama sonucunda hazır mamaya yönelir. Emzirme, bedenin fonksiyonlarından biridir ve -diğer bedensel fonksiyonlar gibi- iyi beslendiğinizde daha kolay gerçekleşir. Beslenmenize özen gösterirseniz hem siz hem de bebeğiniz emzirmeden keyif alır ve bedeniniz de bu ekstradan işe daha kolay uyum sağlar.

Öte yandan dünyanın bir başka yerinde yiyecek şey bulmakta zorlanan bir sürü kadın, bebeğini emzirebilmekte, yani siz ideal beslenme biçimini yakalayamasamz bile bebeğiniz serpilip büyüyecektir.

Annenin beslenme biçiminin, sütün kalitesini etkilemesi ancak çok nadir vakalarda görülür. Her şey bir yana, emzirme 40.000 yıl önce insanoğlunun besin kaynaklarına ulaşmasının çok zor olduğu dönemlerde hayatta kalmasını sağlamıştı. Önce şu söylenceyi bir kenara atalım:

  • İki kişilik yemek yemenize gerek yok. Kadın bedeni, emzirdiği dönemde enerjisini muhafaza eder. Ayrıca hamilelikten kalan yağ depoları fazladan enerji sağlar. Düzenli beslenmek çok faydalıdır, öğün atlamamaya çalışın. Diğer seçenek ise, yeni hayatınıza alışana kadar ve “yemeği kim hazırlayacak” sorununu çözene kadar sık sık bir şeyler atıştırmak size daha uygun gelebilir.
  • “Süt yapsın” diye -inek sütü de dahil olmak üzere- litrelerce sıvı almanıza gerek yok. Bebeğinizi emzirdikçe, sık sık susadığınızı fark edeceksiniz. Susuzluğunuzu gidermek için ne kadar istiyorsanız o kadar su için.
  • “Daha fazla süt yapan” bir içecek ya da yiyecek yoktur.
  • Bebeğin pişiği, kakası, ağlaması ve bebeğin ilk üç ay boyunca yaptığı tüm tuhaf ve mükemmel şeylerin annenin yedikleriyle ilgisi çok azdır. Normal beslenmenizi sürdürün, her zaman yemediğiniz bir yemeği yediğinizde kontrol edin. Bebeğinizi rahatsız ettiği yönünde bir izlenim edinirseniz, bir süreliğine o yemeği yemeyin. Emzirme sırasında, bebeğin duyarlık geliştirmesini ve gelecekte alerji sorunuyla karşı karşıya kalmasını önlemek üzere beslenmenize bazı sınırlar getirmeniz (örneğin fıstığı kesmeniz) artık önerilmemektedir .

Çevrenizde, yediğiniz şeylerin bebeği rahatsız edeceğini ya da bebekte pişik yapacağını söyleyen bazı iyi niyetli insanlar olacaktır elbette, kulak asmayın. Akşam yemeğinden sonra bir parça çikolatayı keyifle yerken, binlerce yıldır baharatlı gıdalarla beslenen ve bebek emziren farklı kültürlerden kadınları hatırlayın.

Emziren Annenin Beslenme Düzeni

Emzirme, biberonla beslemeye benzemez. Biberonla beslenmede bebek büyüdükçe, bebeğin öğün başına emdiği süt miktarı artar, ancak yirmi dört saatlik sürede emdiği biberon sayısı azalır. Kadınların çoğu süt üretiminin devamı için, bebeği günde altı kez ya da daha fazla emzirmeyi sürdürmeye gerek duyar, ancak genellikle emzirme süresi azalır, özellikle altıncı hafta ile üçüncü ay arasında ciddi bir azalma olur. Bu dönemde emzirmek daha kolay, duygusal yoğunluğu daha fazla ve daha keyiflidir, çünkü artık o çok önemli olan “doğru pozisyon”u bulma işi düzene girmiştir. Bu emzirme dönemi böylece sürer, ta ki (altı ve sekizinci aylar arasında) bebeğiniz kaşıkla ek gıdalarla beslenmeye başlayana kadar. Bu yeni dönemde isterseniz ya da bebeğiniz öyle isterse, günlük emzirme sayısını azaltabilirsiniz .

 

Anne Sütünün Sağılması ve Saklanması

Bazı durumlarda anne sütünün sağılması çok yararlıdır. Örneğin,

  • Doğum sonrasında annenin bebeğini hemen emzirmesi mümkün değilse, emzirme işlemi ertelendiğinde.
  • İlk günlerde, tıkanık, şiş memeyi rahatlatmak için. Sütü elle sağmak meme başı ve areolanın yumuşamasına yardımcı olur, böylelikle bebek memeyi tam olarak kavrayabilir.
  • Memeden fazla ve hızlı süt geldiğinde bebek bunu kolaylıkla yutamayıp, boğulur gibi olduğunda az bir miktar sütü sağmak gerekir.
  • Bebeğiniz yalnızca bir memeden emmekte direniyorsa ya da her koşulda emmeyi tümden reddettiğinde .
  • Bebeği emzirdikten sonra, memeleriniz hâlâ şiş ise ve sizi rahatsız ediyorsa.
  • Anne uzun süre dışarıda kalacağı zaman -okula gitme, işe başlama- bebeğine süt bırakmak için.

Anne için kendi sütünü sağmayı öğrenmek biraz sıkıcı olabilir, aynen ıslık çalmak ya da bisiklete binmek gibi, bu iş de bazı kadınlar için diğerlerine göre, hiç zor olmayabilir. Birçok kadın emzirmesine rağmen asla sütünü sağmaz. Sütünüzü sağarken çok fazla sütün gelmemesi sütünüzün az olduğu anlamına gelmez. Bebeğinizin emzirilmesi, sizin sütünüzü sağmanıza göre çok daha etkilidir. Bebek emerek memenin daha fazla uyarılmasını sağlar ve daha fazla süt çeker. Hangi sağma yöntemini kullanırsanız kullanın, süt sağarken sık sık bir memeden diğer memeye geçmek daha fazla sütün gelmesini sağlar ve eğer elle sağıyorsanız ellerinizin ağrımasını önlemiş olur. Ayrıca, akış yavaşladıktan sonra süt sağmaya çalıştığınız zamanlarda memelerinizin tahriş olmasını da önler.

Süt elle, el pompası ya da elektrikli pompa ile sağılır.

Anne Sütünün Elle Sağılması

Sütün elle sağılması çeşitli yönlerden iyidir.

  • Masrafsız ve daha pratiktir.
  • Ten teması bedenin süt üretimi için uyarır ve sütün daha rahat akmasını sağlar.

Elle sağma başlangıçta garip gelir, dolayısıyla çabuk gerçekleşmeyebilir. Ancak birçok kadın için, birkaç denemeden sonra, elle sağma işlemi kolay ve etkin hale gelir. Sütünüzü sağarken amaç, süt akış refleksini (oksitosini/let-down refleksini) uyarmak ve ardından sütün depolandığı (areolanın altındaki) bölgeye baskı yaparak, sütün dışarı çıkmasını sağlamaktır. Meme ucuna asla bastırmayın, yalnızca areolaya bastırın.

Sütünüzü sağmaya başlamadan önce ellerinizi yıkayın. Elle sağmanın birkaç yöntemi vardır; bir kez temel kuralları öğrendiğinizde, büyük bir olasılıkla kendi tarzınızı oluşturursunuz.

Bu yöntemlerden biri aşağıda anlatılmaktadır. Sütünüzü sağmayı birbirinden bağımsız iki eylem olarak düşünün.

(A) Sütün Akışına Yardımcı Olmak: Memenizi elinizle alttan destekleyin, diğer elinizle memenize incitmeden ama sıkı sıkı masaj yapın. Sağma işlemi sırasında parmak hareketleri, kendi kendinize meme muayenesi yapar gibi, dairesel hareketler şeklinde olmalı. Masaj koltuk altı ve memenin alt tarafı da dahil olmak üzere tüm memeye uygulanmalıdır. Masajdan sonra, tüm parmaklarınızı kullanarak, hafif bir dokunuşla memenizi sıvazlayın. Memenizin üst tarafından başlayarak meme ucuna kadar okşayın.

Sütün akışına yardımcı olan bu teknik, tüm süt sağma yöntemleriyle birlikte kullanılabilir.

 

Prematüre ya da hasta olduğu için bir süre daha bebeğinizi emziremeyecekseniz ve yaklaşık her üç saatte bir sütünüzü sağıyorsanız, bebeğinizi düşünmek, fotoğrafına bakmak sütün gelmesine yardımcı olacaktır.

(B) Anne Sütü Nasıl Sağılır?: Elle sağmayı öğrenene kadar sütü toplamak konusuna takılmayın. Banyoda, duşun altında sütünüzü sağmayı deneyebilirsiniz, bu aynı zamanda gevşemenizi sağlar ya da doğrudan doğruya bir havlunun üstüne akıtabilirsiniz.

Memenizi elinizle destekleyin. Başparmağınızı areolamn üstüne, diğerlerini ise memenin altına yerleştirin. Elle süt sağarken, süt kanallarındaki sütün meme başına doğru hareket etmesi sağlanır; bunun için parmaklarınızı -aynı bebeğin meme emmesi gibi- kullanırsınız.

İşin püf noktası şudur: Başparmağınızı ve işaretparmağınızı yavaşça içe doğru itin, ardından birbirine doğru sıkıştırın. Bunu tekrarlayın. İçe doğru itin, sıkıştırın, itin, sıkıştırın. Parmaklarınızı areolamn yanlarında da gezdirin ki, süt buralardan da boşalabilsin. Parmaklarınız ağrımaya başladığında sütü sağdığınız elinizi ve sağılan memeyi değiştirin.

Meme ucunu sıkıştırmayın, baskı yapmayın, süt kanalları tıkanabilir ve süt hiç gelmez ve üstelik canınız yanar.

Elle sağmaya alışana kadar sütü toplamak üzere bir sehpanın üstüne ya da bacaklarınızın arasına temiz, büyükçe, geniş ağızlı bir kap koyun, böylece iki eliniz de serbest kalır ve öne doğru eğildiğinizde, yer çekimi sütün akışını kolaylaştırır. Kolay bir yerde havlu bulundurun. Zamanla elle sağmaya alışınca sütünüzü doğrudan bir saklama kabına sağarsınız.

İlk haftalarda daha sonra kullanmak üzere süt sağma işlemi yirmi-otuz dakikayı bulur. Her memeyi beş-yedi dakika, üç-beş dakika, sonra da iki-üç dakika sağmaya çalışın. Bu süreler yalnızca yol gösterme amaçlıdır; süt iyice azaldığında diğer memeye geçin. Süt gelmediğinde memenizi zorlamayın, aşırı bastırmayın, aksi takdirde memelerinizin zedelenmesine neden olursunuz.

Anne Sütünün El Pompası ya da Elektrikli Pompayla Sağılması

Bazı kadınlar sütlerini pompayla sağmayı tercih eder. Piyasada elektrikli, pilli, elle çalışan çeşitli pompa tiplerini bulabilirsiniz. Süt pompalarının rahatlığı, kullanım kolaylığı ve faydası kanıtlanmıştır, ancak yine de satın almadan önce küçük bir araştırma yapın, yakınlarınızın önerilerini dinleyin.

Anne Sütü Sağma Pompaları

El pompaları diğerlerine göre daha ucuzdur ancak sütünüzü günde birkaç kez sağıyorsanız, el pompası sizin için yorucu olabilir. El pompasını kullanmadan önce, sütünüzü elle sağmadan önce yaptığınız masajı yapın; böylece süt akış (oksitosin/ let-down) refleksini harekete geçirmiş olursunuz. Kimsenin olmadığı, sakin bir ortamda, kendinizi zorlamadan, yavaş yavaş deneyin.

Elektirkli ve Pilli Anne Sütü Sağma Pompaları

Pille çalışan pompalar elektrikli pompalara göre ucuzdur ve kullanılması daha kolaydır. Pille çalışan bazı süt pompalarında elektrikle de çalıştırabilmek için adaptör bulunur. Öncelikle, kendinize uyan pompayı bulmak için araştırma yapın. Kullanım süresi ne olursa olsun, elektrikli pompalar insanı daha az yorar ve daha pratiktir. Elektrikli pompaların nadiren de olsa süt üretimini artırma gibi bir faydası da vardır.

Anne Sütü Sağmak İçin En İyi Zaman Hangisidir?

Ne zaman süt sağacağınız süt sağma nedeninize bağlıdır:

  • Bebeğinizin uzunca bir süre meme ememesi. Bebeğiniz hasta ya da prematüreyse, her yirmi dört saatte yaklaşık sekiz kez olmak üzere, zamanınızın çoğunu süt sağarak geçireceksiniz demektir. Süt sağma saatleri konusunda kendinizi sıkmayın, sağma işlemini mutlaka her üç ya da dört saatte bir gerçekleştirmeniz gerekmez. Ne kadar sağarsanız, o kadar sütünüz gelir; tabii kendinize bakmanız da önemlidir. Hiç kesintisiz altı saatlik bir uyku size çok iyi gelecektir.
  • İşe başlamak .
  • Bebeğinizin yanında olamadığınız zamanlar, arada sırada dışarı çıkabilirsiniz ya da okul veya yarım günlük iş gibi nedenlerle belirli zaman dilimlerinde bebeğin yanında olamayabilirsiniz.

Sürekli emzirenler de dahil olmak üzere kadınların çoğu, bir süt sağma işlemi sırasında tek bir öğüne yetecek kadar süt sağamamaktan yakınırlar, bu yüzden bir öğüne yetecek sütü ancak birkaç günde sağdığınızda şaşırmayın. Günde yalnızca 30-40 ml süt sağmanız bile normal sayılır. İlerisini düşünün, sütünüzü her gün sağın ve buzlukta muhafaza edin. Böylece cumartesi akşamı dışarı çıkacaksanız, cumartesi sabahından itibaren süt için strese girmenize gerek kalmaz. Eğer belirli zaman dilimlerinde bebeğinizin yanında olamayacaksanız, sütünüzü günlük olarak sağıp dondurun.

 

Bunu yapmak için en uygun zamanlar ise:

  • Emzirme sonrasında hâlâ süt varmış gibi görünüyorsa. Bebeğiniz ve siz uyuyup uyandıktan sonra, sabahın erken saatlerindeki emzirmelerin ardından süt sağmak genelde iyi sonuç verir.
  • Bebeğinizin en az üç saat uyuyacağından emin olduğunuz iki öğün arası iki saattir uyuyorsa, süt sağmaya başlayın.
  • Sütünüzün çok geldiği ve bebeğin de tek memeyle doyduğu zamanlar. Bebeğin emmediği memeyi sağın.

Ne kadar süt sağmak gerekir?

Üç aylıktan küçük bebeklerde her yirmi dört saatlik sürede bir kilo başına 150 ml uygundur. Bebeğinizin yaşına, kilosuna ve boyuna göre bu miktar 60 ml ile 240 ml arası olabilir.

ÖRNEĞİN:

0-4 haftalık, 60-120 ml

4-8 haftalık, 120-150 ml

8-12 haftalık, 150-240 ml

Eğer şu ya da bu nedenle, bebeğinizin tüm beslenmesi, sağılmış sütün biberonla verilmesi şeklinde olacaksa, lütfen daha fazla bilgi için “biberonla beslenme” konusunu okuyun. Bebeğinizi ara sıra sağılmış sütle besliyorsanız, böyle durumlar için mümkün olduğunca yedek süt sağın, çünkü bebekler memeye göre biberondan daha çabuk süt emerler ve süt bittiğinde de aranırlar.

Sağılan Anne Sütü Nasıl Saklanır?

Anne sütü plastik kaplarda, plastik ya da cam şişelerde ya da tek kullanımlık plastik torbalarda muhafaza edilebilir. Plastik torbalar çok daha az yer kaplar, ancak torbaların üstüne sütün miktarı ve tarihinin yazdığı bir etiket yapıştırılmalıdır. Çift plastik torba daha güvenlidir. Bebeğinizin beslenmesinde ağırlıklı olarak biberon kullanıyorsanız, sütü cam kapta dondurmayınız, çünkü cam kapta muhafaza edilen sütte antikor kaybı olabilir.

Kapları iyice yıkayıp durulayın ve dezenfekte edin. Sütünüzü sağdıktan sonra, önceden hazırlamış olduğunuz kaba boşaltın ve buzdolabına koyun. Sütü dondurmak istiyorsanız, önce soğumasını bekleyin, sonra dondurucudaki süt kabına boşaltın. Her süt sağışmızda önce süt soğuyana kadar bekleyin ve sonra -bir öğünlük sütü tamamlayana kadar- dondurucuda sakladığınız sütün üstüne ekleyin. Önceden soğuttunuz sürece; taze sütü, donmuş sütün üstüne dökmenizde hiçbir sakınca yoktur. Sütü ekleyerek dondurucuda bir sürü minik süt paketi birikmesinin önüne geçebilirsiniz. Bebeğiniz ek besinlere başlayana kadar, anne sütünü buz kaplarında dondurmak pratik değildir.

Anne Sütünün Evde Muhafazası

Anne sütü farklı renklere sahip katmanlar halinde donar; bazen de üstünde küçük benekler oluşur. Bu normaldir; ve sütün muhafazasına ilişkin kurallara uyduğunuz sürece endişeye kapılmayın.

Anne Sütünün Saklanma Süresi Nedir?

Aşağıdaki kurallar evde bakılan sağlıklı bebekler içindir. Eğer hastanede yatan prematüre ya da hasta bebeğiniz için sütünüzü sağıp muhafaza ediyorsanız, yapmanız gerekenleri hastane personeline danışmalısınız.

 

Anne sütüDondurucuBuzdolabıOda sıcaklığı
Taze sağılmış anne sütü•                      Buzdolabının içinde yer alan dondurucuda 2 hafta

•                      Çift kapılı buzdolabının (bağımsız kapılı) dondurucu bölümünde 3 ay

•                      Derin

dondurucuda (-18 ve daha düşük bir derecede) 6-12 ay

• 3-5 gün (4 ya da daha düşük bir derecede)

Not: Buzdolabı kapağındaki rafla yerine dolabın üst rafının arka kısmında muhafaza edin.

•                      12-24 saat(kolostrum)

26 ya da daha düşük bir derecede.

•                      6-10 saat (olgun süt) 26 ya da daha düşük bir derecede. Mümkünse her zaman için buzdolabı kullanılması önerilir.

Daha önceden dondurulmuş anne sütü (buzdolabında ya da musluk suyuyla çözdürülür)• Tekrar dondurmayın• 24 saat• 1 saat

GENEL OLARAK

  • Mümkün olduğunca taze süt kullanın.
  • Anne sütünün dayanma süresi/raf ömrü uzundur, ancak her zaman için, eğer buzdolabı varsa, sütü sağdıktan sonra buzdolabında muhafaza edin.
  • Süt iki gün içinde kullanılmayacaksa, dondurulmalıdır.
  • Süt kaplarının üstüne sütü koyduğunuz tarihi yazın. En eski tarihli sütü en önce kullanın.
  • Soğutulmuş ancak dondurulmamış sütü, donmuş sütün üstüne eklerken, iki süt sağma işlemi arasında geçen sürenin bir haftadan fazla olmamasına dikkat edin.

 

Muhafaza Edilmiş Sütün Kullanımı

Süt dondurulmamışsa, sütü ısıtmak için, süt kabını sıcak su dolu bir tencerede tutun. Bebeğe vermeden önce, biberondan birkaç damla sütü bileğinizin iç tarafına damlatıp sütün sıcaklığını ölçün.

Süt dondurulmuşsa, çözdürmek için aşağıdaki iki yöntemden birini kullanabilirsiniz:

  • Bebeğe vermeden önce, dondurulmuş süt dolu kabı, musluktan akan soğuk suyun altına tutun. Sonra, sütü ısıtacak şekilde, suyun sıcaklığını azar azar artırın. Süt çözülene kadar kabı suda tutun. Bu yöntem aynı dondurulmuş su ürünlerinin çözdürülmesine benzer.
  • Bir diğer yöntem ise, dondurulmuş sütün dondurucudan alınıp buzdolabına yerleştirilerek çözdürülmesidir. Süt yirmi dört saat içinde tüketilmelidir; süt tam olarak çözülmediyse, gerektiğinde biraz sıcak su kullanabilirsiniz. Bu yöntem sütün hemen kullanılmaya hazır olmasını sağlar, diğer yandan bebeğiniz içmezse süt ziyan olur. Anne sütü hiçbir zaman tekrar dondurulmamalıdır.

Anne sütünü, çözdürülmesi ya da ısıtılması için mikrodalga fırına koymamak gerekir.

 

Sütüm Yeterli Mi?

Sütünüzün yetip yetmeyeceği konusunda endişeye kapıldığınız zamanlar olabilir. Aslında sütün yetmediği endişesi, kadınları emzirmekten alıkoyan nedenlerin başında gelir ve çoğu kez bu endişe yersizdir.

Sütün yeterli olduğunu nasıl anlarsınız?

Anneler ve de çevresindekiler bazen sütün yetmediği yanılgısına düşerler. Eğer:

  • Bebeğiniz her gün altı ya da sekiz adet bez ıslatıyorsa,
  • Sık sık ya da her öğün sonrası kaka yapıyorsa,
  • Düzenli olarak büyüyorsa (bebeğinizin büyüdüğünü ona dar gelen giysilerinden, beşiğine zor sığmasından, araba koltuğunda kapladığı alandan kolayca anlarsınız. Bebeğinizi arada bir tartarak da, ne kadar büyüdüğünü anlayabilirsiniz) her şey yolunda demektir.

 

Sütünüzün Yetip Yetmediğini Nasıl Anlarsınız?

Aşağıda, sütünüzün yetmiyor olabileceğini gösteren bazı bulgular yer almaktadır. Ancak yukarıdaki üç şık da mevcutsa, aşağıda belirtilen durumların “yetersiz süt”ün göstergesi olması çok düşük bir olasılıktır.

  • Birkaç kez iyi beslenmesine rağmen bebeğiniz, sanki bir şeyi emmek istermişçesine ağzını açıp başını sağa sola çeviriyorsa: Buna meme arama refleksi denir; tüm bebeklerde doğumla birlikte görülür ve bebek üç ya da dört aylık olana kadar kaybolur. Bebek aç olduğunda genellikle bu hareketleri yapar, aynı zamanda bir süredir uyanıksa, yorgunsa, huzursuzsa böyle tepki verir. Bir şey emme isteği çoğu kez, yemekten ziyade uyku ihtiyacının bir göstergesidir.
  • Sütün geldiğini hissetmemek: Süt, süt akış (let-down) refleksiyle salınır. Bu refleks sırasında anne memesinde karıncalanma hisseder. Bazı kadınlar karıncalanma hissetmeyebilir, bazılarının bebekleri büyüdükçe bu his azalır. Ancak sütün salgılandığını hissetmemek, tek başına sütün yetmediği anlamına gelmez. Bununla birlikte diğer belirtilerin de mevcut olması gerekir.
  • Bebeğiniz çoğu kez huzursuzsa: Neden bazı bebekler çok ağlar ve uykuya hemen dalamaz? Bunun nedenleri çeşitli ve karmaşıktır. Eğer bebeğiniz memeyi iyi emip düzenli olarak gelişme gösteriyorsa, büyüyorsa huzursuzluğun beslenmesi ile ilgisi yoktur.
  • Fazla süt sağamıyorsanız: Bazı kadınlar iyi emzirmelerine rağmen, sütünü sağamayabilir. Süt sağma beceriniz bebeğinizin ne kadar süt içtiğinin bir göstergesi değildir.
  • Bebeğiniz sürekli olarak ellerini emiyorsa: Sekiz ve on iki haftalık bebeklerin elleri hep ağızlarındadır. “Eli ağzında” pozisyonu bebeğin motor gelişiminin bir parçasıdır, bebeğin aç olduğunun göstergesi değildir.
  • Memelerinizde bazı değişiklikler oluyorsa, süt sızmıyorsa, daha yumuşak ve daha küçükse, dolu olduğunu hissetmiyorsanız: Memedeki bu değişiklikler normal olup, altı ve on ikinci haftalarda görülür. Emzirme daha kolay ve pratik hale gelir. İlk haftalardaki süt sızması ve doluluk hissi geçicidir.
  • Bebeğiniz eskisi kadar kaka yapmayıp, birkaç günde bir çıkıyorsa: İlk altı haftadan sonra meme emen bebeklerin çoğu eskiye göre daha az kaka yapar, daha az sıklıkta kaka yapması sütünüzün az geldiğini göstermez.
  • Bebeğinizin meme emdiği süre kısaldıysa: Emzirme bedenin fonksiyonlarından biridir. Diğer bütün bedensel fonksiyonlar gibi, ne kadar çok yaparsanız o kadar başarılı olursunuz. Bu biraz da, parkta koşmaya benzer; birkaç ay sonra koşarken çok daha az yorulursunuz, hızınız artar ve koşmak daha keyifli hale gelir. Bebeğiniz büyüdükçe memenizdeki sütü boşaltma konusunda daha da becerikli hale gelecektir ve siz de buna karşılık verdikçe, ikiniz başarılı bir ekip olacaksınız.
  • Bebeğiniz gece çok sık uyanıyorsa ya da ansızın uyanmaya başladıysa:  Genel olarak, “sütün yetmemesi”ne ilişkin kesin belirtiler olmadığı sürece, gece uyanmaları tek başına bebeğin daha fazla süte ihtiyacı olduğunu göstermez.

Anne Sütü Miktarınızda Sorun Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

Tabii ki bazen, bebeğinizin yeterince süt alamadığı duygusuna kapıldığınızda, gerçekten haklı da olabilirsiniz. Geçmişte, bebeğin kilosuyla ilgili takıntılar birçok kadının bebeğini -istemediği ve gerekmediği halde- memeden kesmesine neden olmuştu, ancak ne olup bittiğinden emin olmak istiyorsanız, bebeğinizin ağırlığını ve boyunu ölçmek hâlâ en iyi rehberdir. En iyisi kilo ölçümünü, sizin gibi, bebeğin emzirilmesine önem veren bir uzmanın gerçekleştirmesidir. Elde edilen sonucu, -varsa eğer- sorunu çözmeye yönelik bir gösterge gibi değerlendirmelisiniz. Bebeğin tartılması, bebeğin mamaya ihtiyacı olup olmadığını göstermez.

Bebeğin Kilosunun Yorumlanması

Aşağıda belirtilen durumlar söz konusuysa, çok büyük olasılıkla bebeğiniz yeterince süt içmiyordur:

  • Sürekli olarak azar azar kilo kaybediyorsa
  • En az dört hafta geçmesine rağmen hâlâ doğum kilosunun altındaysa
  • Ayda 500 gramdan daha az kilo almayı sürdürüyorsa

 

Anne sütünün yeterli olmayabileceğini gösteren diğer belirtiler nelerdir?

 

  • Huzurlu bir bebeğin aniden huysuz ve huzursuz zamanlarının artması,
  • Öğünlerde ani bir artış olmasına rağmen, bebeğinizin geçmişteki gibi tatmin olmuş gözükmemesi,
  • Bebeğin daha az bez ıslatması. Ayrıca bebeğin bezlerinin iyice ıslak değil, nemli olması (yeni çıkan bebek bezlerinin emme özellikleri nedeniyle, ıslak mı nemli mi olduklarını anlamak da pek kolay değildir),
  • Bir tanesi büyük ve yumuşak kıvamda dışkılama olmak şartıyla, bebeğin seyrek kaka yapması sorun yaratmaz. Nadiren yeşil renkli dışkılama, çoğunlukla yetersiz beslenmenin habercisidir.

Bebeğiniz sağlıklı ve iyi olduğunda geçici bir süre için yetersiz beslenmesi nadiren bir acil durum habercisidir. Ancak acil tıbbi yardımın gerektiği durumlar da olabilir. Bütün bunların sadece yetersiz sütten kaynaklanması çok ender olsa da, şu belirtiler daha ciddi bir sorunun olduğunu gösterir:

  • Bebeğiniz güçsüz ve solgunsa ve meme emmiyorsa
  • Bebeğiniz beslenmek için uyanmıyorsa ya da bezi genellikle kuru ya da -ıslak olmak yerine- hafif nemliyse
  • Kısa bir sürede ani ve önemli bir miktarda kilo kaybetmişse

 

Anne Sütünün Yetmemesinin Sebepleri Nelerdir?

En olası nedenler şunlardır:

  • Zorlu başlangıç: Bebeğiniz hasta veya prematüreyse ya da sarılık olduysa, zorlu bir doğum yaşadıysanız, bebeğiniz sürekli uyumak istiyorsa, emzirmeye başlamak zaman alacaktır. Bu nedenle bir süre sütünüz yeterli gelmeyebilir.
  • Sizin pozisyonunuz, bebeğinizin pozisyonu: Bebeğiniz emzirme için en uygun pozisyonda değilse, yeterince ememez. Sizin pozisyonunuz da rahat değilse, bedeniniz bebeğe karşılık veremez ve bu da ürettiğiniz sütün miktarını etkiler.
  • Yetersiz öğün: Bebeğiniz memenizi gereken sıklıkta emmezse bedeniniz süt üretimini sürdürmek için gereken o güçlü mesajı almaz, bu yüzden de sütün miktarı bebeğinizin gereksindiğinden daha az olur.
  • Acıyan meme uçları için kullanılan yöntemlerin etkisi: Emzirmeye ara vermek ya da göğüs kalkanı kullanmak süt üretimini azaltabilir.
  • Hormonal değişiklikler: Bazen gebelik ya da âdet görmek gibi hormonal değişiklikler, dengeyi hafifçe bozarak süt üretiminin azalmasına neden olur. Doğum kontrol haplarının süt yapımını azalttığına ilişkin endişeler de bulunmaktadır. Mini hap olarak adlandırılan, sadece progesteron içeren doğum kontrol haplarının -ostrojenin aksine- süt üretimini teorik olarak azaltmaması gerekir. Avustralya’da iki araştırmacı tarafından yapılan kontrollü çalışmalardan “mini hapın süt üretimini azalttığı” yönünde bir sonuç çıkmamıştır. Ancak bu durumdan kesinlikle emin olmak için daha fazla sayıda kadınla, daha uzun süren bir çalışma yapılması gerekir. Dünyanın çeşitli yerlerindeki araştırmacılar, mini hapın anne sütünün bileşeni, hacmi veya süt üretiminin süresi üstünde kalıcı bir değişiklik yapmadığını iddia etmektedirler. Çalışma hayatım süresince ara sıra, mini hapın huzursuz beslenme ve süt üretiminin azalmasında payı olduğundan şüphelendiğim oldu. Ancak sorunun mini haptan mı kaynaklandığı ya da başka nedenler mi olduğu yönünde kesin bir karara varmak genelde kolay değildir. Her şeye rağmen, mini hap kesildiğinde süt üretiminde artışa rastlandığı vakalar da vardır.
  • Sigara kullanımı: Hepsi için geçerli olmasa da sigara kullanımı bazı kadınların süt üretimini etkilemektedir. Süt üretimi iyi başlasa da sonraları azalmaktadır. Sütün az gelmesine ilişkin zorlukların büyük bir kısmının üstesinden gelmek mümkündür, ama sigara içiyorsanız ve sütünüz azaldıysa, ürettiğiniz sütün miktarını bebeğinizin ihtiyacını karşılayacak miktara çıkartmak pek mümkün görünmemektedir. İçtiğiniz sigara sayısını mümkün olduğunca azaltıp tek tük sigara içmek, öğünden bir saat önce ve öğün sırasında sigara içmemek zararlı etkileri azaltır. Ancak şunu belirtmekte fayda var: Sigarayı bırakamıyorsanız da, bebeğiniz için emzirmenin bütün avantajları hâlâ geçerlidir, bu nedenle bebeğinizi emzirebildiğiniz kadar emzirin (belki emzirme süresi uzar).
  • Hastalanmak: Siz ya da bebeğiniz hastalandığında sütün yetmediğini görürsünüz. Bu geçici bir durumdur. Bebeğiniz hastaysa, iyi ememiyorsa ya da sık sık emmiyorsa, hem göğüslerinizi rahatlatmak hem de süt üretiminin devamını sağlamak için sütünüzü sağmanız gerekir.
  • Yaşam tarzı, stres ve/veya yorgunluk: Kadınların çoğu yoğun tempolu bir yaşam, yorgunluk, iş hayatı ya da strese rağmen bebeğini başarıyla emzirebilir. Bazıları içinse, emzirme hayatlarındaki dengeye bağlıdır, yaşam biçimlerini emzirmeyle uyumlu hale getirmedikleri sürece emziremezler. Hayat tarzında yapılacak değişiklikler genellikle geçici bir süre içindir ama kadınların bir kısmı, emzirdikleri süre içinde aktivitelerini sınırlandırır, çalkantılı olaylar yaşamamaya, iyi beslenmeye ve dinlenmeye özen gösterir.
  • Meme küçütme veya diğer meme ameliyatları süt üretimini engelleyebilir.
  • Bebeğin meme emme şekli: Emzirme iki kişiyle gerçekleşir. Bu nedenle tek başına bebeğin emme tekniği sütün gelmesini sağlamaz. Bebek genelde sağlıklıdır, biberondan iyi emer ama iş meme emmeye gelince, annenin sütü uyarılmaz. Bu bazen geçicidir, bebek daha iyi emene kadar süt üretimini artırmak için memeyi sağmak ve biraz da hazır mama kullanmak sorunu çözebilir. Çok ender durumlarda soruna çözüm bulunamazsa, sağılan anne sütü ya da hazır mama biberonla bebeğe verilir.
  • Bilinmeyen: Her ikiniz de her şeyi düzgün yapmanıza rağmen, bebeğinizin serpilip gelişememesi sıkıntı yaratan bir durumdur. Çok sık görülen bir durum olmasa da, yetersiz süt üretiminin kesin bir nedeni ya da çözümünün bilinmediği durumlar vardır. Bazı araştırmacılar, sayıları çok az olsa da bazı kadınların bebeği için yeterince süt üretebilecek metabolik kapasiteden yoksun olduğuna inanmakta, ancak araştırmalar hâlâ bunun nedenlerini ortaya koyabilmiş değildir.

Metabolik sorun olasılığını bir kenara bırakırsak, bazı kadınlarda yetersiz süte şu durumlar yol açabilir:

  1. Diğer bebeğin kaybından dolayı yoğun üzüntü hali (uykuda bebek ölümü, ölü doğum ya da evlatlık verme).
  2. Ani duygusal şok (örneğin ebeveynin ani ölümü).
  3. Yoğun bir sıla özlemi (yakınlarından çok uzakta bebek sahibi olmak).

Bütün bunların yaşanması annenin artık emziremeyeceği anlamına gelmez. Başarılı bir emzirme, duygusal travma döneminde tedavi edici bir rol oynar. Ancak ara sıra da travma, emzirmenin yolunu tıkar.

Sütünüz Yetmediğinde Ne Yapmanız Gerekir?

Neyse ki, ek gıda kullanmadan ya da bebeği memeden kesmeden, sütünüzün miktarını artırmanın yolları mevcuttur. Sütün yetmemesi genellikle geçici bir zorluktur.

Nadiren, uzun süren bir sorun olup, anne sütünün yanı sıra bebeği kaşıkla verilen ek gıdalarla ya da hazır mamayla beslemek gerekebilir, ancak ek gıda ya da mamanın emzirmeyi engellemeyecek şekilde dikkatli verilmesi gerekir.

Aşağıda sütün yetersiz olduğu durumlarda yapılması gerekenler yer almaktadır. Eşiniz ve ailenin diğer üyelerinden de bunları okumalarını isteyin.

  • Yakınlarınızdan göreceğiniz teşvik ve cesaret inanılmaz değişikliklere neden olur. “Ailemizin kadınları emzirmeyi hiç beceremez”, “Bebeğin doyduğundan emin misin?”, “Sütün su gibi”, “Biberona alıştır, bir şey olmaz” gibi kendinize olan güveninizi sarsacak yorumlara sürekli olarak maruz kalmanız çözüm değildir.
  • Mümkünse, bir danışmandan emzirme sırasında hem sizin hem de bebeğinizin doğru pozisyonu aldığınızı kontrol etmesini isteyin.
  • Bebeğinizi aç olduğunda ya da uyanıkken mutlaka besleyin. Öğün aralarını uzatmak için bebeğin ağzına emzik vermeyin. Unutmayın, bebeğinizin yirmi dört saat içinde yedi ya da sekiz kez beslenmesi gerekir.
  • Öte yandan, son sütü alsın diye bebeği saatlerce memede tutmayın. Sonu gelmeyen emzirmeler yorucu olduğu gibi sütünüzün artması için etkili bir yol değildir. Sık öğünlerin yanında dinlenmeye ve gevşemeye de dikkat edip, dengeyi kurmalısınız. Emzirme sırasında pozisyonunuz doğru olduğu sürece, bebeğin on ila yirmi dakika süreyle iyi emmesi yeterlidir.
  • Her öğünde daima bebeği iki memeden emzirmeye çalışın. Uyanıksa ikinci memeyi de verin. Uyuyakaldıysa, altını değiştirin, ayağını gıdıklayın. Buna rağmen ikinci memeyi istemezse endişelenmeyin, bundan sonraki öğünde, yine her iki memeden emzirmeyi deneyin.
  • Birkaç günlüğüne dinlenmenin bir yolunu bulun. Etrafın çok dağılması birçok kadını gerer. Bu nedenle dinleneceğiniz günlerde ev işlerini yoluna koyacak birini ayarlayın. Bebeğinizi yatağınıza alın. Bir yandan müzik dinleyip, dizi izlerken bir yandan da emzirebildiğiniz kadar emzirin.
  • Daha fazla süt yapmanızı sağlayacak özel bir gıda yoktur. Ancak düzenli beslenmezseniz, vücudunuz iyi çalışmamaya başlar, bu yüzden iyi beslenmeye özen gösterin.
  • Kilo vermek uğruna ağır egzersizlerden, sıkı diyetlerden kaçının.
  • Göğüs kalkanı kullanıyorsanız, öğünlerin çoğunda göğüs kalkanı olmadan emzirmeye gayret edin. Meme uçlarının acısı geçsin diye biberon kullanıyorsanız, bebeğinizi mümkün olan en kısa sürede yeniden emzirmeye başlayın.
  • Daha fazla süt sağın, ancak dikkatli olun. Emzirme sırasında doğru pozisyonu bulma konusunda sıkıntı yaşanıyorsa ve bebeğin emme tekniğinin gelişmesi için biraz zamana ihtiyaç varsa, öğünlerden sonra birkaç kez süt sağmak faydalı olabilir. Elektrikli pompa kullanmak daha kolaydır ve daha çok iş görür. Doğru pozisyonu sağladıktan sonra, bebeğiniz de daha güçlü emmeye başladıysa süt sağmayı kesebilirsiniz.

Bebeğinizin memedeki pozisyonu doğruysa ve iyi de emiyorsa, olayı akışına bırakın. Süt sağmadan da, sık öğünler ve dinlenme soruna çözüm olabilir. Süt üretimini artırmak için süt sağmak her zaman fayda sağlamaz; süt sağmak stresli bir durumu daha da içinden çıkılmaz hale getiriyorsa, böyle bir durum daha fazla süt gelmesini sağlamaz. Bebeği beslemenin yanı sıra süt sağmak sizi gerip huzursuz ediyorsa, sağmanın hiçbir faydası olmaz.

 

Sütün Yetersiz Olması Uzun Süren Bir Sorun Haline Geldiyse:

  • Bir süreliğine dinlenebileceğiniz ve size yardım edecek kişilerle birlikte olmanız -örneğin annenizin yanına gitmeniz- çözüm olabilir.
  • Bebeğiniz yeterli kiloyu alamadığı için bir süre sonra anne sütüne takviye yapmanız gerekirse, iyice emzirdikten sonra, günde bir ya da iki kez az bir miktar (30-60 ml) mamayla başlayın. Sık sık emzirmeyi sürdürün, dinlenin ve beslenme sırasında her ikinizin de rahat olduğundan emin olun. Biraz mama her şeyin bittiği anlamına gelmez.
  • Bazı durumlarda anne sütünü artırmak için (galaktagog) ilaç ve bitkisel kürlerin bazı kadınlara faydası olabilir.

Anne sütünü artırsın diye yazılan reçeteli ilaçlar aslında depresyon, yüksek tansiyon, mide bulantısı ve kusma gibi rahatsızlıklar içindir. Başka bir deyişle, bu ilaçların yalnızca bir kısmının anne sütünü artırmak amacıyla sağlıklı kadınlarda kullanımı güvenlidir.

Yüzyıllardır anne sütünü artırmak için şifalı bitkiler kullanılmakta ve bunların yararları ağızdan ağıza dolaşmaktadır, ancak tıp literatüründe bunları destekleyen ya da çürüten bir araştırma yer almamaktadır. Çalışma hayatım boyunca bu otların, kadınlara ısrarla önerecek kadar olumlu sonuçlarını görmedim.

Galaktagoglar, ancak yetersiz süt üretiminin belirtileri görülüp, bir önceki yazıdaki öneriler hayata geçirildikten sonra kullanılmalıdır. Galaktagogla beraber, sigara kullanımı, annenin sağlığı, bebeğin emme biçimi, sık beslenme, dinlenme gibi konular gözden kaçırılmamalıdır. Galaktagog anne sütünü artıracak sihirli bir yöntem değildir; her kadında fayda sağlamaz ve bazı sevimsiz yan etkileri de vardır.

Yaygın olarak kullanılan çeşitli galaktagoglar vardır. Bunların bir kısmı bulantı ve kusma için kullanılır, ayrıca anne sütünü artırmak için tavsiye edilen galaktagoglar da vardır. Ancak bu tür ilaçlardan bazılarının dalgınlık, uyuşukluk, bitkinlik, mide ağrısı ve ishal gibi yan etkileri olabilir. Yan etkileri daha az olan kusma, bulantı ve mide-yemek borusu reflüsü (gastro-özofagal reflü) için kullanılan galaktagoglar da vardır.

Anne Sütünü Artıran Bitkisel İlaçlar:  Çemen otu, sarımsak, kafein, rezene tohumu, kaba yonca, peygamber dikeni gibi geleneksel şifalı bitkiler sütü artırsın diye kullanılır. Ancak bu bitkiler rasgele yerlerden alınmamalı ve kullanma talimatlarına uyulmalıdır. Ben hiçbirini önermem, her şeye rağmen bitkisel bir ürün kullanmaya niyetliyseniz, emzirme danışmanıyla görüşün.

  • Sütünüzün bebeğin ihtiyacı olan miktara ulaşması mümkün görünmüyorsa, dört aylıktan itibaren bebeğinizi biberon yerine kaşıkla vereceğiniz ek gıdalarla besleyebilirsiniz, bu çözüm sağlayan bir seçenektir. Bebek yeterince anne sütü alamıyorsa ve siz de sütünüzün artması için yapılması gereken her şeyi yaptıysanız, bebeğiniz ek gıda olarak pirinç unundan yaptığınız mama, meyve ve sebzeyle beslenebilir. Bebeği biberondan hazır mamayla beslemek yerine kaşıkla beslemek, bebeğinizin sütünüzü tamamen emdiği anlamına gelir, çünkü:
  1. Kaşıkla yediği miktarın artırılması zaman alır, böylece hâlâ meme emmeyi ister. Biberona doldurulan bol miktardaki hazır mamayı hemen bitirir, öyle olunca da memeye olan ilgisi kaybolur ve biberonla beslenme öne çıkar.
  2. Kaşıkla verilen besin emmeyle alınan besinin alternatifi değildir, o nedenle bebek hem kaşıkla gıda alır hem de meme emer.
  3. Kaşıkla verdiğiniz gıdalardan aldığı ek kalori bebeğinizin kilo almasına yardımcı olur, sizin de kendinize olan güveniniz yerine gelir ve çoğu kez süt üretimi artar.

Unutmayın bu bir seçenektir. Yetersiz süt sorunu yaşayan anne ve bebeklerin hepsine uymayabilir ve denemek için bebeğin en az dört aylık olması gerekir.

“Yetersiz süt”-özetle

Sütün yetmemesi, insanların zannettiği kadar sık yaşanan bir şey değildir. Yetmediğini düşünüyorsanız, önce dikkatlice kontrol edin. İmkânınız varsa, deneyimli bir emzirme danışmanıyla konuyu derinlemesine konuşun.

 

SÜT YETMİYOR GİBİ GÖRÜNÜYORSA

  • Emzirme sırasında oturma pozisyonunuzu gözden geçirin;
  • Bebeğinizin pozisyonunu gözden geçirin, size daha yakın bir şekilde emmek istiyor olabilir;
  • Bebeğinizi yirmi dört saatlik zaman dilimi içinde altı ya da sekiz kez emzirin;
  • Her zaman için her iki memeyi de vermeye çalışın;
  • Biraz daha fazla dinlenmeye çalışın;
  • Sigarayı bırakmayı ya da azaltmayı deneyin;
  • Gebeliği önleyen mini hap kullanımını erteleyin;
  • Bazı emzirmelerden sonra sütünüzü sağmanız işe yarayabilir.

 

“Yetersiz Süt” Sorunu Uzun Zamandır Devam Ediyorsa

  • Hazır mama (başlangıçta düşük miktarda) verin ya da günde iki ya da üç kez, emzirme sonrası, sağdığınız sütü verin ; VEYA
  • Her akşam bir kez ya hazır mama ya da daha önceden sağmış olduğunuz sütünüzü biberonla verin. Bebeğin yaşına göre mamanın miktarını ayarlayın. Bırakın siz dinlenirken, biberonu eşiniz versin. Geri kalan zamanda, doğru pozisyonda oturmaya dikkat ederek, yedi ya da sekiz kez emzirmeye devam edin. Eğer sütünüz artarsa takviyeyi kesin; VEYA
  • İlaç alma konusunu dikkatle değerlendirin; VEYA
  • Bebeğiniz dört aylık olduysa kaşıkla ek besinler vermeye başlayın . Emzirmeyi sürdürün. Yavaş yavaş ek besinleri günde üç ya da dört öğüne çıkartın. Ek besinleri emzirmeden sonra verin ve her yirmi dört saatte yedi ya da sekiz kez emzirmeye devam edin.

Annenin Sütü Fazla İse

Bazı kadınlar sütlerinin çok fazla gelmesinden dolayı sıkıntı yaşar. Sütünüz çok geliyorsa, memelerinizin sürekli dolu olduğunu ve aktığını hissedersiniz. Bu durumda bebeğiniz muhtemelen çok kilo alır, adamakıllı kaka yapar ve bazen süt hızlı aktığı için nefes nefese kalır ve memeyi bırakır. Muhtemelen çok kusar. Bunların bir kısmı sıkıntı verici gibi görünse de zararsızdır. Bebeğiniz büyüdükçe ve sütün akışı da düzene girdikçe, sütün sızması, bebeğin fazla kaka yapması ve kusması gibi olaylar azalacaktır.

Ne yapabilirsiniz?

  • Başlangıçta hiçbir şey yapmayın, çünkü sütünüzün akışı kısa bir sürede bebeğin ihtiyaçlarıyla uyumlu hale gelecektir.
  • Süt bol gelmeye devam ediyorsa, bir süreliğine bebeğinizi her öğünde bir memeden emzirin. İkincisini vermek yerine ilkini emzirin. Emzirmediğiniz memeyi, yalnızca rahatlatmak için elle sağın ve sağma işlemini memenizin doluluk hissi geçene kadar sürdürün.
  • Emzirmeye başlamadan hemen önce sütünüzü elle sağmanız, bebeğinizin memeyi daha rahat emmesini sağlayacaktır.
  • Bazen pozisyonunuzu değiştirmek işe yarar. Koltuk altı tutuşu   boğulmayı engeller.
  • Memenizdeki sızıntı sizi rahatsız edebilir. Teninizin kuru kalmasını sağlayan ve ıslaklığı emen, yumuşak dokulu, yıkanabilir göğüs pedlerini deneyebilirsiniz.
  • Unutmayın, bu geçici bir durumdur ve bütün emzirme dönemi boyunca devam etmeyecektir. Siz bu arada o harika sütünüzle bebeğinizin gelişmesini görmenin keyfini çıkarın.

Çok az sayıda kadın için fazla süt üretimi kanal tıkanıklığı ya da meme iltihabı -mastit- gibi meme sorunlarına yol açarak sıkıntılı bir durum yaratır . Ayrıca bebek huysuzluk yapabilir, mızmızlanır, çok kısa süre emdikten sonra memeyi istemeyebilir. Emzirmeyle ilgili zorlukların birçoğu gibi, bunlar da zaman içinde çözülür (fazla sütten kaynaklanan sorunların üç aydan fazla sürmesi çok enderdir).

Fazla Sütle Başa Çıkmak İçin Şunlar Tavsiye Edilir

  • Bebeğinizi yarı uykulu bir haldeyken, daha yumuşak olan memenizle emzirin. Memeniz iyice yumuşayana kadar bebek memede kalabilir. Gerekirse diğer memeyi rahatlatmak için elle sağın.
  • Sütünüz düzenli gelene kadar öğün atlamayın. Bebeğiniz geceleri beş saatten daha fazla uyumaya başlarsa, kaçırdığınız öğün saatinde acıyan, yanan memeleriniz yüzünden uykudan uyanıp memelerinizi elle sağmak zorunda kalabilirsiniz (bebeğiniz uyumanıza izin verirken, göğüsleriniz yüzünden uyanmanız hiç de adil bir şey değil).
  • Doğru pozisyonu alıp almadığınızı kontrol etmeyi sürdürün, böylece bebeğiniz memeyi başarılı bir şekilde emebilir.
  • Memeleriniz sert mi, acıyor mu, üstünde kırmızı halkalar var mı? Kontrol edin. Masaj yaparak, elinizle ya da pompayla sağarak rahatlatın.

Anne Sütünün Hızlı Akması

Emzirmenin başında ya da ortasına doğru, süt akış (let-down) refleksiyle sütünüz fışkırabilir. Çok küçük bebekler bundan rahatsız olurlar, sık sık boğazlarında kalır, ağlamaya başlayıp memeyi reddederler. Sütün çok hızlı akmasının mutlaka fazla süt üretiminden kaynaklanması söz konusu değildir, dolayısıyla süt üretiminin azalmasına neden olmayacak tedbirler almaya dikkat edilmelidir. Bebeğiniz genelde huzurluysa ve bir önceki sayfalarda anlatılan  türden zorluklar yaşamıyorsanız, sadece meme vermeden önce çok az miktarda sütü elle sağmayı deneyin. Ayrıca emzirmenin yarısında pozisyon değiştirip, bebeği önden yan tarafınıza doğru alarak koltuk altı tutuşuyla emzirirseniz, ikinci bir fışkırmada bebeğin tıkanmasını engellemiş olursunuz.

 

Bebeğin Emerken Ses Çıkartması

Bazen bebekler meme emerken cuk cuk ses çıkarırlar. Bebeğiniz gelişiyorsa, beslenmesi rahatsa ve meme uçlarınız acımıyorsa (emzirmenin başındaki yirmi-otuz saniyelik rahatsızlık dışında), bu sese aldırmayın. Emzirme boyunca meme uçlarınız acırsa ya da bebeğiniz huysuzlanırsa ve pek kilo alıyor gibi görünmüyorsa, bu durumda cuk cuk sesi pozisyonunuzun doğru olmadığının göstergesidir. Emzirme danışmanınız varsa, pozisyonunuzun doğru olup olmadığını kontrol ettirin. Doğru değilse, tekrar doğru emzirme kılavuzuna dönüp adım adım inceleyin. Pozisyon değiştirin, önden tutuş yerine koltuk altı (ikiz) tutuşunu deneyin, faydalı olabilir.

 

Bir Memenin Diğerinden Büyük Olması

Bazı kadınlar emzirirken memelerinin birinin diğerinden büyük olduğunu görür. Bu, bebeğin aynı memeyi tercih edip, o memeyi daha uzun süre ve daha iyi emmesinden kaynaklanabilir ya da o meme daha fazla süt yapıyordur. Böyle bir durum varsa, ilk 6-8. hafta arası daha fazla fark edilebilir ve daha sonra da düzelme eğilimine girer. Bebeğin emdiği sürece memelerin boyutlarının farklı olarak kaldığı vakalar da vardır, ancak bebek sütten kesildikten sonra memeler tekrar eskisi gibi eş boyuta döner, bu yüzden size de böyle bir şey olursa paniklemeyin, bu oransızlık ömür boyu sürmez.

 

Süt Kanallarının Tıkanması

Emzirirken, süt memenin iç taraflarında yer alan süt bezlerinden ince kanallarla memenin başına taşınır. Bu kanallardan biri tıkandığında süt iyi akamaz ve memenizde başlangıçta acı vermeyen bir yumru hissedersiniz. Bu yumru içerde yoğunlaşmış sütle doludur. Memenizde herhangi bir zamanda bu yumru bir ya da iki kez çıkabilir ama daha çok, doğumdan sonraki ilk üç ayda görülür.

 

Süt Kanallarının Tıkanması Neden olur?

Bir şey süt akışım engeller. Bazen nedenini kesin olarak belirlemek zor olsa da, süt kanalları çoğu kez şu nedenlerden dolayı tıkanır:

  • Bebeğinizin emzirme anındaki pozisyonu doğru değilse, emzirme sonrasında bebek sütü tam olarak çekememiş olur, bu nedenle süt kanalların birinde kalır. Emzirme süresince hissedilen acı ya da rahatsızlık, pozisyonun doğru olmadığını gösterir. Bu, ilk haftalarda birçok kadınının emzirmeden önce ve sonra otuz saniye süreyle hissettiği karıncalanma hissiyle karıştırılmamalıdır.
  • Bazen memenizi yanlış tutmanızdan dolayı süt kanalları zarar görebilir. Bebeğiniz emerken memelerinizi sıkı sıkı tutmayın. Pozisyon doğruysa, memenizi bebeğinizin burnundan uzak tutmak için parmağınızla memenize bastırmanıza gerek yoktur. Masaj yaparken ya da sütünüzü sağarken memelerinizi sıkıştırmamaya, elinizi sertçe kaydırmamaya özen gösterin.
  • Memelere baskı yapan dar sütyen ya da giysiler süt akışını durdurabilir.
  • Normal emzirme düzeniniz kesintiye uğradığında süt kanallarınız tıkanabilir. Beslenmenin gecikmesi, aceleye getirilmesi, işe başlama, gece emzirmelerinin sonlandırılması, seyahat etmek ya da emzirmenin aniden kesilmesi gibi olayların sütün akışıyla ilgili sorunlarda payı olabilir.

Memenizin herhangi bir yerinde bir şişlik hissettiğinizde ne yapabilirsiniz?

  • Sık sık emzirin ve peş peşe iki öğünde, önce şişliğin bulunduğu memeyi verin. Emzirme biçiminizi değiştirin. Normalde oturarak emziriyorsanız, yatarak emzirmeyi deneyin. Eğer bebeğinizi koltuk altınıza yerleştirerek emziriyorsanız, önünüze alıp klasik tutuşu deneyin. Her ikiniz de rahat ettiğinde, emzirirken bebeğin çenesi şişliğe doğru bakacak şekilde olsun.
  • Meme taramasında yaptığınıza benzer şekilde, şişliğe yavaşça masaj yapın. Memenizi sıkıştırmamaya, elinizi kaydırmamaya dikkat edin. Şişlik kırmızı renkli ve ağrılı olabilir. Bazen eşinizin güzel bir masaj yağı ile şişliği hafifçe ovması işe yarayabilir.
  • Emzirme sonrasında memede hâlâ şişlik varsa ve sıkıntı yaratıyorsa, sıcak bir banyoda oturarak masaj yapmanız, sütünüzü sağmanız faydalı olabilir.
  • Kurbağalama yüzer gibi kol egzersizleri yapmak da yarar sağlayabilir.
  • Özellikle gün boyunca bebeğiniz uyurken, fırsat bulduğunuz her an, ayaklarınızı yukarı kaldırarak dinlenin.

 

Mastit-Meme Dokusu İltihabı

Kızarık, şiş ve gergin meme tıp dilinde “mastit” olarak tanımlanır. Eğer mastit emzirme döneminde ortaya çıktıysa çok acı verir ve genelde bakteriyel enfeksiyondan kaynaklanır.

Mastit-Meme Dokusu İltihabı Neden olur?

  • Süt bezlerinin bebeğinizin ihtiyaçlarına uyum sağlamaya çalışırken çok fazla süt üretmesinden olabilir.
  • Tıkanık süt kanalının açılmaması nedeniyle ortaya çıkabilir.
  • Bakterinin meme ucundaki çatlaktan veya yarıklardan süt kanalına girmesiyle süt kanallarında enfeksiyon oluşmasından kaynaklanabilir.
  • Mastit büyük bir olasılıkla hasta ya da aşırı yorgun olduğunuzda ortaya çıkar; sigara kullanmanın da rolü vardır.

Bazen mastitin nedeni bilinmez. Bazen memede süt kanalının tıkandığını gösteren hiçbir belirtiye rastlanmaz, memede çok az bir hassasiyet vardır. Bu nedenle mastit griple karıştırılır. Böyle durumlarda memedeki belirtiler daha sonra ortaya çıkar.

Mastit-Meme Dokusu İltihabı Belirtileri Nelerdir?

  • Ateş basması, sıcaklık ve sıkıntı hissi.
  • Meme kızarır, şişer ve aşırı derecede duyarlıdır.
  • Çoğu kez zedelenmiş memenin üstünde kırmızı çizgiler bulunur.

Sıcak kompres, masaj, dinlenme, antiinflamatuvar ilaçlar, kol egzersizleri ve sık sık emzirmeden oluşan hızlı bir tedavi ile antibiyotik kullanmaya gerek kalmadan mastiti geçirebilirsiniz.

Ne yaparsanız yapın, emzirmeyi kesmeyin. Bırakın bebeğiniz emmeye devam etsin, sütünüzden hiçbir şekilde zarar görmeyecektir.

Yaptıklarınızın işe yarayıp yaramadığını anlarsınız, yaradıysa grip belirtileri kaybolur ve memenizdeki ağrı geçer.

Öte yandan, altı ila sekiz saat geçmesine rağmen herhangi bir iyileşme belirtisi yoksa ve kendinizi hasta ve gergin hissediyorsanız, ilaca ihtiyacınız var demektir.

Enfektif mastitlerin tedavisinde ve apse riskini ortadan kaldırmada en etkili ilaç antibiyotiktir, bu nedenle aile hekiminize görünün. Antibiyotikler bebeğe zarar vermeyecektir.

Antibiyotik kullanırken emzirmeye devam edin. “Bir süreliğine emzirmeyi bırakın” şeklindeki tavsiyelere kulak asmayın, bu yanlış bir tavsiyedir ve ek bir sıkıntının yanı sıra, hiç hesapta olmadığı halde bebeğin memeden kesilmesine de neden olur.

On gün boyunca antibiyotik kullanmak gerekir. Kırk sekiz saat içinde kendinizi yeniden doğmuş gibi hissetseniz bile tedaviyi yarım bırakmayın.

Çok az sayıda kadın arka arkaya mastit olur. Tekrarlayan mastit çok yıpratıcıdır. Sorunun nedeni kadından kadına değiştiği gibi, aynı kadının tekrarlayan mastit rahatsızlıklarında da sorunun nedeni değişir. Tam olarak mastite neyin neden olduğunu bulup, bir daha tekrar etmesinin önüne geçecek şekilde soruna çözüm bulmak kolay değildir.

 

Meme Apseleri

Apse, cerahatin bir yerde toplanmasıdır (çıban gibi). Ya mastitin etkin ve hızla tedavi edilmeyişinden ya da yaralı ya da çatlak meme uçlarının enfeksiyon kapmasından dolayı ortaya çıkar. Yaralanmış meme uçlarından kaynaklanıyorsa, apse büyük ihtimalle meme ucunun yanında oluşur. Mastitten kaynaklanıyorsa memenin kırmızı renkteki enfekte olmuş bölgesindedir. Apse şiddetli ağrıya neden olur.

Meme apsesi nadiren görülse de, ortaya çıktığında, acil tıbbi müdahale gerekir. Tedavi antibiyotik ve cerrahi yöntemlerle cerahatin boşaltılmasını (cerrahi drenaj) içerir. Yine de emzirmeyi sürdürmelisiniz, bebeğinize zarar gelmez. Herhangi bir nedenle apseli memeden emziremiyorsanız ya da çok ağrı yapıyorsa, bebeğinizi tekrar emzirebilecek duruma gelene kadar sütünüzü elle sağın.

Hastaneye gitmeniz gerekirse, bebeğinizi de götürüp götüremeyeceğinizi araştırın ya da sütünüzün düzenli olarak sağılması konusunda yardım almaya çalışın. Tedavi sürerken ve bittikten sonra her iki memeden de emzirmeniz tavsiye edilir, ancak cerahati akıtmak için yapılan cerrahi drenajın ardından süt çoğu kez kesilen yerden sızmaya başlar, ki bununla başa çıkmak çok zordur. Estetik açıdan sorun yaratsa da, bunun bir zararı yoktur. Emzirmeye devam ederken apseli memenin, eskisi kadar süt üretmediğini fark edebilirsiniz. İlginçtir ki, araştırmalara göre her bebekte, süt depoları memenin değişik yerlerinde yer almaktadır ve bu durumda büyük bir olasılıkla, bir başka bebekte, meme sanki daha önce hiç sorun olmamış gibi fonksiyonlarına devam edecektir.

 

Devamlı Acıyan/Zedelenmiş Meme Uçları

Zedelenmiş meme uçları ilk altı hafta içinde iyileşir, ancak ne yazık ki bazı kadınlar için meme uçlarının acısının ve meme ağrısının sürmesi (bunların geçmesi ancak zamanla mümkün olur) yüzünden, bebek üç aylık olana kadar emzirme keyifli bir şey olmaktan çıkar. Bazen öyle bir hale gelirsiniz ki emzirme düşüncesine bile katlanamazsınız. Bu noktaya geldiğinizde, bir haftalığına emzirmeyi kesip, bebeğinizi sağdığınız sütle beslemeniz tavsiye edilir. Böyle durumlarda, çoğu kez sütün elle sağılması önerilse de, el ya da elektrikli pompaya alışmış biri için bu öneri çok cazip değildir. Sağdığınız sütü bebeğinize biberonla verin. Meme uçları (ya da meme ucu, çoğu kez tek meme ucunda sorun yaşanır) iyileştiğinde, bebeğinizi her yirmi dört saatte bir ya da iki kez emzirmeye başlayın, böylece yavaş yavaş yalnızca emzirerek beslemeye geçiş yaparsınız. İmkânınız varsa, tekrar emzirmeye başlayacağınız ilk öğünde bir emzirme danışmanı ya da ana çocuk sağlığı merkezindeki bir uzmandan yardım isteyin.

Bazen süregiden meme ucu acılarına, aşağıdaki gibi, tedavi gerektiren spesifik bir hastalık teşhisi konur:

 

Meme Ucu Mantarı-Candida ( Pamukçuk )

Candida Mantarı; pamukçuk olarak bilinen, sık rastlanan bir mantar enfeksiyonuna neden olur. Deri dışında vücuttaki çeşitli organlara sıçrayabilir. Anneler ve bebekleri birbirine bulaştırabilir. Enfeksiyona neden olan en sık rastlanan türü Candida albican olarak bilinir. Candida’nın çok nadir de olsa, insanlarda mantar enfeksiyonuna neden olan başka türleri de vardır. Bunlar Candida albican ilaçlarına karşı direnç gösterir.

Meme uçlarına birkaç yoldan Candida bulaşır:

Kadınlarda Candida enfeksiyonu sıklıkla vajinanın mukozasında bulunur. Doğum sırasında kadında bu enfeksiyon varsa, bebek de ağzında ve sindirim sisteminde aynı enfeksiyonla doğar.

  • Annesinde vajinal enfeksiyon olsa da olmasa da, bebeğin ağzında Candida olabilir.
  • Bir yandan bebeği emzirmek, diğer yandan nemli göğüs pedlerinin ve sütyenin meme ucuna sürtünmesi, areola ve meme ucunda mantara neden olabi-

 

Areola ve meme ucu mantarı, doğumun ardından ilk haftalardaki meme ucu çatlaklan ve ağrılarıyla aynı dönemde veya mastit için antibiyotik kullanımı sonrası ortaya çıkabilir ya da meme ucu çatlağı, meme ağrısı veya mastit olmadan herhangi bir zamanda, yaşanan yoğun bir üzüntünün ardından da görülebilir. Bazen kesin teşhis koymak zordur. Yaralı meme ucu ve meme ağrısı şikâyetlerine çok sık olarak pamukçuk tanısı konması yönünde bir eğilim olduğunu görüyorum. Her şeye rağmen belirtiler kesin olduğunda pamukçuk, miconazole içeren mantar önleyici krem ile etkin bir şekilde tedavi edilir. Tedavinin en az bir hafta sürmesi gerekir. Enfeksiyonun bebek ve anne arasında gidip gelmesini engellemek amacıyla, ağzında pamukçuk olmasa da, bebek de tedavi altına alınmalıdır.

 

Meme Ucunda Mantar Enfeksiyonunun Belirtileri

Aşağıdaki belirtiler areola ve meme ucunda mantar enfeksiyonun varlığını akla getirir:

  • Meme ucunun kuru, kırmızı (güneş yanığı gibi) olması ve ansızın acımaya başlaması.
  • Bebek, emerken memeyi iyi kavramasına rağmen, memede emzirme öncesi, sonrası ve emzirme sırasında şiddetli bir ağrı.
  • Memeden, meme ucuna doğru, özellikle emzirme sonrası yayılan yakıcı bir acı olması .

 

Dermatit

Dermatit, meme ucu ve areolanın krem, sprey, giyim ya da sabundan tahriş olmasıyla ortaya çıkar. Meme ucu ve areolanın kızarmasına, hassaslaşmasına neden olur. Hassas ciltli ve egzemadan mağdur olan kadınlarda meme ucu dermatiti sıklıkla görülür.

Emzirme sonrası göğüslerinizin hava almasını sağlayın. Pamuklu iç giysileri tercih edin. Meme ucuna sürdüğünüz şeylere dikkat edin, çoğu daha da kötü yapabilir. Kesin teşhis konduktan sonra, hidrokortizonlu merhem kullanılması acıyı azaltır.

Ancak sorun bebeğin memeyi yanlış kavramasından ileri geliyorsa hidrokortizonlu merhemin faydası olmaz.

 

Küçük Beyaz Kabarcıklar

Nadiren, süt meme ucunda, derinin hemen altında bir noktada gibi toplanır. Bu noktanın etrafındaki deri kabarır ve sancı yapar. Sütün burada toplanması, süt akışım engelleyip memenin gerisinde yumrular oluşmasına neden olur.

Rahatsızlık çok uzun sürmez. Genellikle bebeğin emmesi, sütün toplanmasını engelleyip yumrunun yok olmasını sağlar, ancak anne epey acı çeker. Sıcak bir banyoya girip, sütün toplandığı noktanın arka tarafına hafifçe masaj yapın. Bazen aile hekimi steril bir iğne ile süt toplanan noktayı patlatır.

 

Beyaz Meme Ucu (Meme Ucu Vazospazmı )

Çok sık görülmemekle birlikte, zaman zaman parmaklarında uyuşma, karıncalanma ve acı hisseden çok az sayıda kadında görülebilir. Çoğu kez meme ucunda -bazen de memede- tek taraflı bir ağrı hissedilir. Doğumdan hemen sonra ya da sekizinci haftada ve neredeyse her zaman emzirme ile birlikte ortaya çıkar. Meme ucu beyaza döner, sertleşir ve hassaslaşır. Meme ucu beyaza döndüğünde bıçak saplanması gibi şiddetli bir acı hissedilir ve sonra tekrar kan deveranı ile meme ucunun rengi beyazdan maviye ve tekrar kırmızıya döner. Acı ve meme ucunun beyazlaması, aralıklarla bir ya da iki saat sürer. Nadiren bazı kadınlar bu acıyı meme verdikleri sürece hisseder.

Beyaz Meme Ucu Tedavisi

  • Meme ucunda herhangi bir enfeksiyon ya da tahriş olup olmadığının kontrolü, varsa tedaviye başlanması gerekir. Ayrıca bebeğin meme ucuna zarar vermeyecek şekilde, doğru pozisyonda emzirildiğinden emin olmak gerekir. Beyaz meme ucu rahatsızlığı yaşıyorsanız, bu kez meme uçlarını havalandırmak yerine soğuktan korumanız gerekir, çünkü soğuk hava damarların büzülmesinden kaynaklanan ağrıyı artırır. Ana çocuk sağlığı merkezindeki uzmanlara sorununuzu aktarabilirsiniz.
  • Emzirirken soğuk yerlerde bulunmamaya özen gösterin. Emzirmeden önce ve/veya sonra göğsünüze sıcak kompres yapın ve kaim giyinin.
  • Sigara ve kafein, kan damarlarının daha fazla büzülmesine, dolayısıyla rahatsızlığın artmasına neden olur.
  • Magnezyum ve kalsiyum takviyesi bazı kadınlarda işe
  • Nifedipin içeren ilaçlar çoğu kez fayda sağlamaktadır (her zaman olmasa da denemeye değer).

 

Meme Ağrısı

Az sayıda kadın -mastit ya da ağrının memenin zedelenmesinden kaynakladığının kesin olduğu durumlar haricinde- sürekli meme ağrısından yakınır. Bu, belki de hamileliğe az bir zaman kala meme ağrısı çeken ya da derisi çok hassas olan kadınlarda daha sık görülür. Ağrının alışık olmadığınız türden, farklı bir ağrı olduğunu hissederseniz, aile hekimine başvurun. Şu öneriler de faydalı olabilir:

 

  • Kafeini azaltın. Kafein kahve dışında bir sürü içecek ve hazır yiyecekte bulunmaktadır.
  • Tuzu azaltın. Hazır yiyeceklere dikkat edin.
  • Günde 50 mg olmak üzere B1 ve B6 hapı alın.
  • Gece ve gündüz bedeninize tam uyan pamuklu bir sutyen takın.

Sırt ve Omuz Ağrıları

Bazı kadınlar emzirmeyi öğrenme sırasında -özellikle geçmişte bu bölgede bir zedelenme ya da benzer bir sorun da yaşadılarsa- sırt ve omuz ağrıları çekebilir. Arkası geriye doğru kaymayan bir sandalyede dik bir şekilde oturun. Bebeğe doğru eğilmemeye çalışın ve memenizi bebeğe doğru götürmek yerine bebeği memeye getirin. Bebeğinize destek yapması için yastık kullanın.

Sırtınızı ve omuzlarınızı -şal veya yumuşak bir battaniyeyle- sıcak tutmanın faydası olur. Emzirme sonrasında sırtınıza, omuzlarınıza koyacağınız sıcak su torbası, sizi rahatlatacaktır. Fizyoterapi ve/veya masajın da faydasını görebilirsiniz. Bebeğiniz ve siz emzirme işinde beceri kazandıkça bel ve sırt rahatsızlıklarınız azalacaktır.

Memeden Kesmeli Miyim?

Emzirmek size cehennem azabı gibi gelebilir, ama bir yandan da bebeği memeden kesme düşüncesi kaygılarınızı artırır ve böyle bir ikilem yaşayabilirsiniz. Ailelerinden ve sağlık görevlilerinden destek alan ve bebeklerinin büyüyüp geliştiğini gören çoğu kadının bu sorunu aştığına tanık oldum. Bu sorun ömür boyu sürmez ve siz de kesinlikle vazgeçmeyıp emzirmeyi sürdürdüğünüzden dolayı sonunda mutlu olacaksınız.

Hem Emzirme Hem de Biberonla Karma Beslenme

Tüm çabalara rağmen anne sütünün yetersiz kaldığı durumlarda emzirme ve biberondan oluşan bir besleme şekli yeni bir seçenek olarak karşımıza çıkar. Bebeklerin çoğu her ikisini de severek alır. Mama miktarı, beslenmenin çoğunun mamadan oluştuğunu gösterse bile, her biberondan önce ve belki de iki öğün arasında, bebeğinizi rahatlatmak ve uyutmak için meme vermenizin, hâlâ faydası vardır. Bebeğinizi yaklaşık on dakika süreyle iki memeden de emzirin; sonra bebeğinizin yaşına göre belirlenen miktarda  mamayı biberonla verin. Emzirmeyle hazır mamadan oluşan bu karma beslenmeye, her ikiniz de mutlu olduğunuz sürece devam edebilirsiniz.

 

Bebeğin Memeyi Reddetmesi

Nedeni çok açık olmamakla birlikte bebek emerken mızmızlık edip kıpırdanır, çığlık çığlığa ağlar, huysuzlanır ve beslenmeyi reddeder. Çoğu kez problemin tatmin edici bir tanısı ya da çözümü yoktur, buna rağmen aşağıda bazı öneriler yer almaktadır. Şunu bilmek sizi rahatlatabilir: Birçok normal, sağlıklı bebekte görülür. Olayın bir problem haline gelmesi sekiz ila on altıncı haftalara rastlar, ancak farklı zamanlarda da olabilir ve bazen doğumdan hemen sonra da görülebilir. Memeyi reddeden bebeklerin bir kısmı genelde beslenme sırasında mızmızlık eden bebeklerdir, ama çoğu kez memeyi reddetmek ansızın gelişir.

Ne olur?

Bebeğinizi beslemeye kalktığınızda, bebeğiniz aniden ağlayabilir, memeyi emer, ağzından çıkarır sonra yine ağlar ya da huzursuzca kıpırdanır ve memeyi almayı reddeder. Yirmi dört saatten kırk sekiz saate kadar her öğünde memeyi reddettiğine şahit olabilirsiniz, sonra hiçbir şey olmamış gibi memeyi alır ya da bazı öğünlerde alıp bazılarında reddeder. Bu, bir alıp bir reddetme şeklindeki beslenme üç hafta sürebilir. Çoğu kez gece ve sabahın erken saatlerindeki öğünlerde sorun çıkmaz ancak gün içinde her öğün giderek zorlaşır. Akşam olduğunda artık herkesin siniri tepesindedir.

Böyle bir şey yaşarken kendinizi berbat hissetmeniz kaçınılmazdır. Nerede yanlış yaptığınızı düşünüp durursunuz, kendinize olan güveninizi kaybedersiniz ve artık emziremeyeceğinizi düşünürsünüz. Paniklemeyin. Emin olun ki bu sizin kabahatiniz değil. Birçok anne bu olayla karşılaşıyor ve bu durum hemen hemen her zaman geçicidir. Moral desteği ve doğru yönlendirmelerle bu çıkmazdan sıyrılıp tekrar emzirmeye devam edebilirsiniz.

Neden olur?

Aşağıda bazı olası nedenler yer almaktadır. Kendi durumunuza uyan ve çözüm sunan birini bulabilirsiniz, yine de çoğu kez kesin bir neden ve tedavi bulmak zordur.

 

Bebek Neden Emmeyi Reddeder?   / Bebekten Kaynaklanan Sorunlar

  • Öksürük, boğaz ağrısı, kulak iltihabı ya da burun tıkanıklığı gibi rahatsızlıklar. Memeyi reddederken nadiren görülen bazı belirtiler varsa bunlar daha önemli bir sıkıntının habercisi olabilir, bu nedenle eğer bebeğiniz güçsüz ve bezlerini ıslatmıyorsa, hemen doktorunuza başvurun.
  • Sık sık yediklerini kusarak çıkarması ve/veya mide yanması. Doğruyu söylemek gerekirse, bu çok kolay konan bir teşhistir ve bebeğin bu nedenle memeyi reddetmesi çok uzak bir ihtimal gibi görünür (bkz. s. 171, 270).
  • Özellikle üç ve beşinci aylar arasında bebeğin dikkatini başka yerlere yöneltmesi nedeniyle bazı emzirmeler mücadeleyle geçer, hatta bazen bebek memeyi reddeder. Bu dönemde bebek çevresiyle çok ilgilenir. Beslenme artık, etrafında olan bitenden daha ilgi çekici değildir. Günlerdir yeterince beslenmediğini düşünüp kaygılanırsınız, ama aslında sağlıklıdır.
  • Daha kısa süre emmek. Bebeğin memeyi reddetmesiyle, meme emme süresinin kısalmasını birbiriyle karıştırmayın. Emzirme bedenin fonksiyonlarından biri olup, zaman geçtikçe emzirme işlemi daha etkin hale gelir. Bebeğiniz emmeyi iyice öğrenir ve bedeniniz de bu ihtiyaca karşılık verir, dolayısıyla beslenme işi daha kısa sürede gerçekleşir. Bebeğiniz istemiyorsa, onu çok uzun süre memede tutmayın.

Bebek Neden Emmeyi Reddeder? / Anneden Kaynaklanan Sorunlar

  • Parfümünü değiştirmesi ya da beslenmesinde yaptığı önemli bir değişiklik.
  • Sütte tuzlu bir tada neden olan mastit oluşumu.
  • Hastalık ya da gerginlik, süt üretiminin azalmasına neden olabilir ya da süt akış refleksini durdurabilir.
  • Sütün tadını değiştiren ilaç kullanımı.
  • Sütün tadım ya da miktarını değiştiren hormonal değişimler. Örneğin, progesteron içeren tek kullanımlık doğum kontrol hapı, gebeliğin ilk dönemleri ya da âdet görme gibi. Hormonal değişikliklerden kaynaklanan sorunlar geçicidir ve bebeğin meme emerken mızmızlanması; bebek ve annenin memelerinin tekrar birbirine uyum sağlamasıyla sona erer. Bazı kadınlar âdet dönemlerinde bebeğin memeyi reddettiğini, âdet sonrasında ise tekrar emdiğini belirtir.

Emzirmeden Kaynaklanan  Sorunlar(Bilinmeyen Nedenlerden Dolayı)

  • Sütün yetmemesi
  • Süt akış refleksinin yavaşlaması, önceki sayfada belirtildiği üzere, hastalık ya da stres dışında bunun kesin bir açıklaması yoktur. Gevşemek, dinlenmek işe yarayabilir.
  • Sütün birden fışkırarak bebeğin korkmasına neden olması.

 

Bebek Memeyi Reddettiğinde Ne Yapabilirsiniz?

Bebeğin memeyi reddettiği vakaların birçoğu (annenin ya da bebeğin) hastalığı/ sağlığı ile ilgili değildir, ancak endişeleniyorsanız, emin olmak ve rahatlamak için aile hekiminize görünün.

Eğer şüpheniz varsa, sütünüzün yeterli olup olmadığını kontrol edin. Çoğu kez memeyi reddetmenin sütün yetersizliği ile ilgisi yoktur, ancak bu durumda, kesinlikle emin olmanız ve şüphelerinizden kurtulup rahatlamanız için bebeğinizin kilosunun ve boyunun bir sağlık uzmanı tarafından ölçülmesi en iyi yoldur. Dinlenmeye biraz daha zaman ayırmanız, soğukkanlı bir yakınızın gün boyu size eşlik etmesi fayda sağlar.

Eylem Planı:

  • Olaya “şahsen sizin reddedilmeniz” şeklinde bakmayın (biliyorum, söylemek kolay yapmak zordur). Daha önce belirttiğim gibi, memenin reddedilmesi ender rastlanan bir şey değildir, genelde geçicidir ve nedeni sizin bir şeyleri yanlış yapmanız değildir.
  • Bebeğiniz ağladığında, memeyi ağzından çıkardığında ve memeyi istemediğinde beslemeye ara verin. Memeyi tekrar alması için çabalamak genellikle işleri daha da kötüleştirir.
  • Taktik değiştirin. Yürüyüşe çıkın, bebeği serinkanlı birinin kucağına verin ya da uyumasını bekleyin.
  • Bebeğiniz uykudan uyandığında daha uyku sersemiyken emzirmeye çalışın.
  • Bazen şu taktikler işe yarar: Bebeğiniz önce parmak emsin sonra fark ettirmeden meme ucunu verin. Emzirmeye başlamadan önce şarkı söyleyerek, hafifçe sallayarak sakinleşmesini sağlayın; farklı emzirme biçimlerini deneyin  bebeğinizin ağzına gelecek şekilde elinizle sütünüzü sağın; banyoda emzirmeyi deneyin.
  • Genelde gece emzirmeleri iyi geçer, tadını çıkarmaya bakın ve unutmayın; bebeğiniz muhtemelen, gece iyice beslenerek, gün boyu beslenme sırasında yapacağı mızmızlığı telafi ediyordur.
  •  Mümkün olduğunca biberondan ve mamadan uzak durun. Bebek memeyi reddettiğinde çoğunlukla biberonla ek sıvılara ihtiyaç olmaz. Bebek yirmi dört saattir meme emmiyorsa veya hastaysa, o zaman biberon ya da bir bardakla takviye gerekebilir. Biberon daha fazla stres yaratabilir: Ya bebek biberonu istemez ya da biberonu memeye tercih eder. Yine de bazen gerginliği azaltmak için biberon denenebilir.
  • Memelerinizi rahatlatmak ve süt akışım sağlamak için gerektiğinde sütünüzü sağın.

Bebeğin memeyi reddetmesi geçici bir olaydır, iki-üç günden iki-üç haftaya kadar sürer. Ancak arada bebeği memeye dönmesi için “ikna etmek” mümkün olmayabilir. Sorun geçici olmaktan çıkıp kalıcı hale gelir. Buna çok sık rastlanmaz, ancak bir kez olduğunda emzirmenin bazı güzel yanları kaybolsa da memeden kesmek cazip bir alternatif olarak ortaya çıkar. Önemli olan bebeğinizle keyifli vakit geçirmektir; bu koşullar altında da kesinlikle en makulü budur.

Meyve Suyu, Su ve Vitamin Damlası

Bebeğinize her gün su vermenize (sıcak havalarda bile) gerek yoktur; meyve suyu, vitamin takviyesi veya florüre de gerek yoktur. Prematüre bebeklerin -eksik demir ve vitamin deposu ile doğmalarından dolayı- ilk üç veya dört ay boyunca takviyeye ihtiyaçları vardır.

Anne sütünde yukarda sayılanların florür hariç hepsi vardır. Florüre de zaten 3 yaşma kadar ihtiyaç olmadığı gibi, çocuk üç yaşma geldiğinde de ancak içme suyunda hiç florür bulunmuyorsa, takviyeye ihtiyaç duyulur.

Bazı anneler beslenmeye ilgisi olmayan birkaç nedenden dolayı bebeklerine biberonla su verir. Bunların faydası olup olamayacağına siz kendiniz karar verebilirsiniz. Neredeyse yirminci kez beslemenize rağmen bebeğiniz hâlâ huzursuzsa, bırakın bir yakınınız bebeğinizi tutup biberonla su versin, siz de biraz dinlenin, böylece bu kısırdöngüyü de kırmış olursunuz, tabii eğer bebek suyu içerse. Bebekler genelde su içmeyi sevmezler.

Bebeğe düzenli olarak biberonla sıvı içirmek, daha ileriki dönemde bebeğin biberonu reddetmesi riskini (kesin değil) taşır, oysa o dönemde bebeğin biberonla içmesi çok faydalıdır.

 

Emzirirken Hastalandığınızda Ne Yapmalısınız?

Bebeğiniz veya çocuklarınız varken hastalanmanız epey sıkıntı yaratan bir durumdur. Anneler nadiren “rapor” alır.

Emzirirken hastalandığınızda, sütünüzde bir miktar azalma olabilir. Bebekler bir süreliğine az süt geldiğinde idare edebilir. Eşiniz işini ayarlayıp, geceleri bebeğin altını değiştirip bakımını yaparsa, size yalnızca bebeği emzirmek kalır. Eşiniz ya da bir yakınınız ev işlerine yardım ettiğinde, siz de bebeğinizi alıp birlikte yatabilirsiniz. Bebeğiniz anne sütünden mide iltihabı, öksürük, soğuk algınlığı, grip kapmaz. Anne sütüyle beslenmesi, bebeği büyük oranda bu rahatsızlıklardan -özellikle mide ve bağırsak rahatsızlıklarından- korur. Ancak bebeğinizi beslemeye başlamadan önce ellerinizi iyice yıkamayı ve temizlik kurallarına uymayı unutmayın.

Hastalandığınızda bazen ilaç kullanmanız gerekebilir. Doktorunuza bebeğinizi emzirdiğinizi söylemeyi unutmayın. Sütünüzü sağmanız gerekebilir. Anne sütüne geçip bebeği etkileyebilecek bazı ilaçlar kullanmanız durumunda, bu dönemde kısa bir süre için süt vermeyi kesmeniz gerekir. Bebeğinizi önceden sağıp muhafaza ettiğiniz sütünüzle ya da hazır mamayla besleyebilirsiniz, memeden kesmeye gerek yoktur.

 

Emzirirken İlaç Kullanma

Emzirirken gereksiz yere ilaç ya da madde kullanımı akıllıca bir iş değildir. Buna alkol, tütün, eroin ve metadon da dahildir. Az miktarda alınan alkolün zararı olmasa da sık sık alkol almamak gerekir. Sigarayı bırakamayan anneler, sütü bebeğine yetene kadar emzirmeye devam edebilir.

Hastalık yüzünden ilaç almak gerektiğinde, bebeğe olası etkilerine dair doğru bilgileri edinmek ve en uygun ilacı kullanmak önemlidir. Doktorunuza emzirdiğinizi mutlaka söyleyin; böylece doktorunuz size en uygun ilacı yazar. Bebeğinizin kullanacağınız ilaçlar yüzünden geçici bir sıkıntı yaşayıp yaşamayacağını, ishal veya mantar gibi bir rahatsızlığı olup olmayacağını da sormanız gerekir.

İlaç kullanımı bebeğe zarar verebileceği gibi süt üretimini de olumsuz etkileyebilir. Günümüzde az sayıda ilacın emzirme sırasında kullanılmaması gerektiği ortaya çıkmıştır. Ne yazık ki, sıkça başvurulan kaynaklar hâlâ birçok ilacın emzirme sırasında kullanılmasının uygun olmadığını belirtmektedir. Bu da aslında, bazen kadınların tedavilerinin eksik kalması ya da bebeklerin boş yere memeden kesilmeleri anlamına gelir. Bu kitapta detaylı bilgi vermem imkânsız olsa bile, sıklıkla yanıltıcı bilgilerle anılan loğusalık depresyonu, sara, diyabet ilaçlarıyla kanı sulandırıcı ilaçlar rahatlıkla verilebilir.

Bu konuda daha detaylı bilgileri emzirme danışmanlarıyla ana çocuk sağlığı merkezinde görevli uzmanlardan alabilirsiniz.

 

Tek Memeden Emzirme

Memenin bir kısmının ya da tümünün alınması nedeniyle tek memeden emzirme söz konusu olsa bile, emzirme işlevini görür. Tek memeniz varsa, bebeği emzirmeyle ilgili endişeleriniz olabilir.

  • Her şeyden önemlisi kendinize güvenmenizdir. İkiz bebek emziren kadınları düşünün. Çevrenizdekilerden göreceğiniz destek ve bir emzirme danışmanından -gerektiğinde- alacağınız yardım, inanılmaz uygun bir ortam yaratır.
  • Tek memeyle emzirme konusunda karşılaşabileceğiniz zorluklar ve sorunlar, iki memeyle emziren annelerinkiyle kesinlikle aynıdır. Dört ve altıncı haftalarda muhtemelen sütünüzün yetmemesi ve meme ucunuzun yara olması konusunda endişeler taşırsınız. Bu endişeleriniz karşısında size önerilecek olanlar, iki memeyle emzirme durumundaki önerilerle aynı olacaktır.

 

Meme Büyütme veya Küçültme Ameliyatı Sonrası Emzirme

Meme küçültme ya da büyütme ameliyatlarının ardından bebeği tamamen ya da kısmen emzirebilme, ameliyatın nasıl geçtiğiyle ilgilidir. Bu yüzden en iyisi emzirmeye karar verip gelişmeleri beklemektir. Kadınların, ümit veren, olumlu bir yaklaşıma çok ihtiyaç duydukları bir anda, bazı uzmanlar yüzünden hiç de gerçekçi olmayan beklentilere kapıldıklarını ve sonra da hayal kırıklığına uğradıklarını biliyorum. Bazı kadınlar gerçekten de iyi emzirebilir; bazılarıysa çok az emzirmeyi başarabilir. Buna rağmen -imkânsız olanı ümit etmedikleri sürece- kadınlar yaşadıkları bu deneyimi tatminkâr buluyor.

  • Silikon Ameliyatı Sonrası Bebeği Emzirme : Memedeki ve meme başındaki kanallarla sinirler çok az kesildikleri takdirde ameliyat geçirmiş olan kadınların çoğu normal olarak emzirebilir, ancak memenin iyi boşaltılmasına özen göstermek gerekir. Bu yüzden bebek sık sık emzirilmelidir. Araştırmalar memeye silikon yerleştirilmesinden sonra emzirmede sorunlar olabileceğinin altını çizmektedir. Bunun ispatı için daha fazla araştırma yapılması gerekiyor. Bu aşamada silikon ameliyatının ardından bebeğinizi emzirmek istiyorsanız daha detaylı bilgi almanız yerinde olur.

 

 

Fenilketonüri ve Emzirme

Fenilketonüri, “kalıtsal bir metabolizma hastalığı”dır. Bebek normal miktardaki proteini tolere edemez. Hastanede özel süt ve diyet ile tedavi düzenlenir, ancak genellikle emzirmeye de -doktor denetiminde- devam edilir.

 

HIV Virüsü ve Emzirme

Dünya çapındaki araştırmalar, AIDS’e neden olan HIV virüsünün anne sütünden geçtiğini kesin bir dille vurgulamaktadır. Emzirme sonucu virüsün neden bazı bebeklere bulaşıp diğerlerine bulaşmadığı henüz netleşmiş değildir. Kanında HIV virüsü bulunan kadınların çoğu virüsü bebeğe bulaştırmadan meme verse bile, bebeği hazır mamayla beslemek daha güvenli bir seçenektir. HIV virüsü taşıyan kadınların emzirmemesi yerinde olur.

 

Hepatit B ve Emzirme

Hepatit B virüsü taşıyan annenin bebeğine, doğumdan hemen sonra aşı yapılıp virüse bağışıklık kazanması sağlandıktan sonra, anne bebeğini güvenle emzirebilir.

 

Hepatit C ve Emzirme

Bu yazının yazıldığı tarihte Hepatit C’nin anne sütüyle geçtiğine dair bir bulguya rastlanmamıştı, dolayısıyla Hepatit B taşıyıcısı anneler bebeklerini güvenle emzirebilir.

 

Bebeğin Biberonu Reddetmesi

Meme emen bebeklerin çoğu biberonla beslenmekten hoşlanmaz. Bazı bebekler ise, hem meme emip hem de biberonla beslenebilir. Bu durum, özellikle annenin bebeğin yanında olamadığı zamanlarda, işleri kolaylaştırır.

Bazı bebekler ise biberonla ancak belirli bazı sıvıları içip bazılarını içemez; örneğin sağılmış sütü emip, mamayı reddeder.

Bebeklerin bir kısmı da biberonu bazen alıp bazen reddeder. Ancak bir kısım bebek vardır ki, içinde her ne olursa olsun biberonu reddeder.

Birçok kadın bebeğini emzirir ve biberon kullanmaz. Biberon, bebek beslenmesinin vazgeçilmez bir parçası değildir. Sadece pratik bir yönü vardır. Öncelikle konuyu şu şekilde ele alın: Bebeğiniz biberonu istemezse ne yapmanız gerektiğini bir kenara bırakıp, “neden bebeğinizin biberona alışmasını” istediğinizi düşünün. Bazı gerekçeler şunlar olabilir:

  • Çevrenizdekilerin, “Birkaç kez biberonla beslenirse gece daha iyi uyur,” yolundaki baskıları;
  • Göğüsleri dinlendirme;
  • Ara sıra bebekten ayrı kalmak (gece dışarı çıkmak, alışveriş, dişçi vb.);
  • Düzenli olarak bebekten ayrı kalmak (yarım günlük işte çalışmak, okula devam etmek vb.);
  • Tam gün işe başlamak;
  • Meme sorunları yüzünden emzirmeyi kesmek.

Bebeğiniz Biberonu İstemezse Ne Yapabilirsiniz?

  • Biberonun, biberon emziğinin veya mama markasının değiştirilmesi pek farklılık yaratmaz. Genel olarak bebekler biberonu almaya hazır olduklarında biberonun, emziğin şekli veya mamanın markası sorun yaratmaz. Birkaç değişik ürün deneyebilirsiniz ama fazla masraf yapmanın bir anlamı yoktur.
  • Günde bir kez, hep aynı saatte biberonu vermeyi deneyin. Bebeğin aç olduğu zamanı seçin, ancak aşırı yorgun ve huysuz olmamasına dikkat edin.
  • Bebek yarı uykulu haldeyken biberonu vermeye başlayın.
  • Mümkünse, sizin dışınızda bir başkası daha bebeğinizi biberonla beslesin. Israrcı olun. Pes edip hemen emzirirseniz başarılı olamazsınız.
  • Emzirirken aldığınız pozisyon yerine başka bir şekilde oturun. Bebeğinizi portatif bebek koltuğuna yerleştirin ve siz de karşısına oturun ya da bir yandan yürüyüp bir yandan onunla konuşarak biberon vermeyi deneyin.
  • Biberonun emziğini hafifçe ısıtın.

 

Biberondan Başka Çözüm Yolu Kalmadıysa Ne Yapabilirsiniz?

Eğer zaman geçip de bebeğinizin biberonla beslenmesi artık hayati önem taşımaya başladıysa ve biberondan başka çözüm yolu kalmadıysa, ne yazık ki tek yol bebeğinizi, açlıktan mecbur kalıp biberonu alana kadar beslememektir. Doğal olarak bu sizin için de bebeğiniz için de çok sıkıntılı bir durumdur, ancak çok ender bazı durumlarda başka çare yoktur. Bunun üstesinden gelmenin bazı yolları vardır:

  • Bebeğiniz sağlıklı ve keyifli olduğu sürece onu yakınlarınızdan birine -biberonlarıyla beraber- bırakmayı deneyin. Becerikli bir “bakıcı” bebeğinize biberonu verebilir. Çoğu kez büyükanneler bu işi iyi halleder. Babalar da çoğu kez daha kararlı ve istikrarlı duruşlarıyla bebeğin biberonu almasını sağlayabilir.
  • Eğer bu işe yaramazsa, biberonu alana kadar bebeği emzirmeyin, bu bekleyiş yirmi dört saat sürebilir ve aslında bebeğin memeden kesilmesi anlamına gelir.
  • Kesin olarak başka bir seçenek kalmadığında ana çocuk sağlığı merkezindeki görevlilerden yardım isteyebilirsiniz, bu sayede hem bebeğinizin iyi olup olmadığını öğrenmiş olursunuz hem de bebeği gerçekten de memeden kesmeniz gerekiyorsa, bu konuda yardım alabilirsiniz. Eğer bu işi evde yapacaksanız, size moral verecek ve yardım edecek biriyle olmanızda fayda var. Bu işlem sırasında bebeğinize ya bardakla ya da kaşık veya damlalıkla biraz sıvı vermeniz önerilir. Mecbur kalırsanız arada emzirebilirsiniz.

ÜZÜCÜ SEÇENEKTEN KAÇINMAK

Bu ikilemle karşılaştığınızda, bebeğiniz için biberon kullanmanın şart olup olmadığını yeniden değerlendirmek iyi olabilir. Siz arada sırada ya da günün belli saatlerinde bebeğinizin yanında olamadığınızda, kaşık, bardak veya damlalık kullanılarak bebeğiniz siz gelene kadar idare edebilir. Anne sütüyle beslenen sağlıklı bebekler, beslenme için beş ila altı saat bekleyebilir. Siz yanında olmadığınızda, bebeğinizin de muhtemelen eskisi kadar sık beslenmek istemediğini fark edeceksiniz. Bir başka alternatif de, bebeğinizi de birlikte götürmenizdir.

İyi beslenen, sağlıklı, meme emen bir bebeği istemediği halde, yalnızca geceleri iyi uyusun diye biberona alıştırmaya kalkmak anlamsız ve sıkıntılı bir iştir, kaldı ki biberon bebeğin uyku düzenini de değiştirmez. Bu nedenle bu tür tavsiyeleri ciddiye almayın. Bebeğiniz biraz daha büyüyüp kaşıkla beslenme aşamasına geldiğinde, emzirmenin yerini ek gıdalar ve bardakla besleme alabilir. Meme emen 5-6 aylık bebeğin biberona zorlanmasına gerek yoktur. Bunun istisnası annenin sütünün yetmediği ve bebeğin de ek gıda ve bardaktan beslenmeyi reddettiği durumlardır.