Bebeklerde Gıda Alerjisi ve İntoleransları

Uzmanlar alerjiler ve potansiyel açıdan alerjik yiyeceklerin ne zaman verilmesi gerektiği konularında farklı düşüncelere sahiptir. Bu bölüm çoğunluk tarafından onay görmüş yöntemleri ele alsa da doktorunuz yiyeceklerin
çocuğunuza verilmesi konusunda farklı bir yöntem izleyebilir.

Besin Alerjileri: Temel Prensipleri

Gerçek bir besin alerjisi bağışıklık sisteminin belirli bir yiyeceğe verdiği belirli bir tepkiyi içermektedir ve besin
intoleransından farklı bir durumdur. Çoğu durumda eğer bir bebek belirli bir yiyeceğe alerjik bir tepki veriyorsa bu tepki hemen ve belirgin olur fakat yiyeceği yedikten birkaç saat sonra da olabilir. Alerjik tepkiler
sindirim sistemiyle alakalı (kramplar, ishal, kusma, bulantı), solunumla alakalı (hırıltılı solunum, astım, öksürme, hapşırma, burun akıntısı, nefes darlığı ve hatta daha ciddi vakalarda nefes alışverişlerde zorlanma veya anafilaksi) olabilir ve/veya ciltte (kızarıklık, egzama, kurdeşen veya dudak veya göz çevresinin şişmesi) görülebilir.

*Gıda İntolerans Testi: Hangi gıdalara karşı intoleransınız olduğunuzu
öğrenebileceğiniz bir kan testidir.

 

Anafilaksi tüm vücut sistemlerini etkileyen ağır alerjik bir durumdur. Hemen tedavi edilmemesi durumunda vücut şoka girebilir bu da solunum yolunun kapanmasına ve ölüme neden olur.

Astım solunum yollarının kronik olarak iltihaplanmasıdır ve çoğunlukla kalıtsal olarak anne-babadan geçse de astımı olan çoğu insan yiyeceklerden ve çevresel alerjilerden muzdariptir. Bu nedenle yiyecekleri çocuklara yavaş yavaş alıştırmak ve bir alerji uzmanının tavsiyelerine uyarak bir yaşından önce olası alerjenleri vermemek hayati öneme sahiptir.

Eğer herhangi bir reaksiyon görülürse çocuğunuza o yiyeceği vermeyi kesin ve hemen çocuk doktorunuza başvurun. Katı yiyecekleri gün içinde erken saatlerde verirseniz çocuğunuz akşam uyumadan evvel yan etkilerini gözlemleme şansına erişmiş olursunuz.

Potansiyel alerji durumları ve reaksiyonları gözlemleme gereksinimleri sebebiyle yeni bir yiyeceği vermeden evvel en az üç gün beklemelisiniz. Yavaş ilerleyin haftada iki yeni yiyecekten fazlasını vermeyin. Ayrı ayrı her ikisi de kabul görmediği sürece iki yiyeceği karıştırarak vermeyin. Yaşamımızın ilk iki yılında alerjenlere duyarlı hale gelmeye oldukça açık oluyoruz. Alerjiler bir çocuğun ilk birkaç ayında bile ortaya çıkabilir.

Alerjilere Eğilim

Alerjiler varlıklarını aileler içinde sürdürürler bu nedenle aile üyelerine konuyla ilgili sorular sormak olası tehlikelere karşı sizi uyanık tutar. Bu akrabanızın alerjik olduğu bir besini çocuğunuza vermeyeceğiniz anlamına gelmez. Aksine çocuğunuz o besini aldığında herhangi bir reaksiyon gösterip göstermeyeceği konusunda onu gözlemlemeniz gerektiği anlamını taşımaktadır. Besin alerjileri çocukların yüzde 4-6’sı kadarında görülmektedir ama hem anne hem babası alerjik olan bir çocuğun alerjik olma ihtimali yüzde 40-70 civarındadır.

Kalıtımsal sebeplerin yanı sıra olası besin alerjilerine şunlar yol açmaktadır: bazı katı yiyecekleri çok erken vermek, erken yaşta bir yiyeceği fazla miktarda yedirmek, sağlanan besinler içinde birinin çok yaygın olması.

 

Potansiyel Alerjenler

Olası alerjenleri veya bebekler için uygun olmaması sebebiyle bazı yiyecekler bir yaşından evvel verilmemelidir. Yumurta beyazı, inek sütü, fıstık, soya, ağaç yemişi, buğday, kabuklu deniz ürünleri, çilek, çikolata ve turunçgiller potansiyel alerjik besinlerdir. Bu besinler her defasında biri olmak üzere yavaş yavaş ve gösterilen reaksiyonlar kaydedilerek tanıtılmalıdır. Bazı çocuk doktorları ağaç yemişi ve fıstığın üç yaşından evvel verilmemesi gerektiğini savunmaktadırlar. Çapraz bulaşma riski sebebiyle açık satılan yiyeceklerde bebekler için uygun değildir. Düzgün temizlenmeyen yiyecek kutuları ve birçok çeşit yiyecek için kullanılan aynı kepçeler kirliliğe yol açabilir.

Bebeğinizin yeni yiyecekleri deneyebilmesi için önünde kocaman bir hayat olduğunu unutmayın. O zaman neden şimdi riski alıp alerjenleri işe dahil edelim ki?

Aşağıdaki liste besin alerjilerini önlemekte kullanabileceğiniz bir kontrol listesidir:

Katı yiyecekleri altı aydan önce vermeyiniz.

Bir yaşını dolduruncaya kadar olası alerjenlerden kaçının.

Mümkün olduğunca anne sütü vermeye devam edin (altı ay ve daha fazla).

Bir yaşına girmeden süt vermeyin.

Badem ezmesi veya badem sütü bir yaşından sonra verilebilir. Bir yaşını doldurmadan yumurta vermeyin.

Üç yaşını doldurmadan fıstık vermeyin.

Üç yaşını doldurmadan kabuklu deniz ürünleri vermeyin.

 

Alerjik Bebeği Bakıcısına Bırakmak

Eğer çocuğunuzun bir alerjisi varsa bakıcısına veya sorumlu personele neyi yiyip neyi yiyemeyeceğiyle alakalı hatta neyin yanına bile yaklaşmaması gerektiğiyle alakalı bir not bırakın. Eğer bakıcı aynı andan birden fazla bebeğe bakıyorsa notunuzla birlikte bebeğinizin bir fotoğrafının odanın göze çarpan bir yerine asıldığından emin olun.

Gizli Maddeler

Çocuğunuz çeşitli yiyecekler yemeğe başladığında alerjik ve intoleranslı maddelerle dolup taşacaktır. Soya sosu az miktarda buğday içerebilir, salata soslarını ve çeşnileri katı hale getirmek için buğday kullanılabilir ve kuru kayısıdaki bir koruyucunun çocuklarda alerjiye neden olduğu bilinmektedir.

Gıda etiketleri dikkatli bir şekilde okunmalı; bu ekstra bir dakika alerjik bir çocuğun hayatını kurtarabilir. Eğer etiketi okuyamıyorsanız veya net bir şekilde göremiyorsanız veya bir restorandaysanız tedbirli olmak amacıyla çocuğunuza tam olarak ne olduğunu bilmediğiniz yiyecekler yedirmeyin. Bunun yanı sıra bildiğiniz gıdaların da etiketlerini okumalısınız. Çünkü imalatçılar ambalajları değiştirmeden sıklıkla üzerideki etiketleri ve içerikleri değiştirir. Bir zamanlar sağlık açısından ideal olan bir tahıl gevreği markası belki de artık “satır arası” fıstığına veya ağaç yemişi uyarılarına sahiptir çünkü belki de ürün içinde çerezlerin bulunduğu bir fabrikada üretilmeye başlandı veya hep üretiliyordu ve bu şekilde tüm ürünler hep kirleniyordu.

 

 

Gıda Alerjisiyle Yaşamak

Bazen de etiketleri okumak yetmeyebilir. Eğer çocuğunuzun bir alerjisi varsa, bir zamanlar alışveriş listenizde bulunan ve alerjenleri içeren veya içerme ihtimali olan yiyecekler artık evinize girmemelidir. Yürümeye başlayan çocuğunuz eline geçirebilir veya bakıcınız yanlışlıkla çocuğunuza o yiyeceği verebilir. Alerjinin ciddiyetine bağlı olarak bazı çocukların reaksiyon göstermesi o yiyecekle aynı odada olmak ve koklamakla veya bir parçasının yanağına dokunmasıyla bile olabilir.

Dışarıda Yemek Yemek

Mevcut alerjiye bağlı olarak bazı müesseselerden uzak durulmalıdır. Örneğin, eğer çocuğunuzun fıstık veya fındığa alerjisi varsa Çin, Tayland veya Malezya restoranlarından uzak durun çünkü yemeklerinde genellikle fıstık veya fıstık ürünleri kullanırlar ve bu da çapraz bulaşma riskini doğurmaktadır.

Alerjilerle Seyahat Etmek

Yanınızda hep çocuğunuzun yiyebildiği atıştırmalıklar taşıyın, ilerleyen saatlerde sipariş verseniz bile çocuğunuz için yiyecek bir şeyler olacağınız düşünmeyin. Eğer uçakla yolculuk ediyorsanız uçağa adım atar atmaz uçak mürettebatına çocuğunuzun ciddi bir alerjisi olduğunu söyleyin hele bu alerjik durum astımsa. Birçok uçak şirketinin ağaç yemişi ve dondurma, çikolata veya unlu mamuller sattığı bilinmektedir. Çocuğunuz diğer yolcuların dokundukları kapı vb. yüzeyleri dokunursa diye yanınızda her zaman ıslak mendil bulundurun. Elinizden gelebilecekler bunlar daha dikkatli olamazsınız.

Yaygın Gıda Alerjileri

İnek Sütü Alerjisi

Bu çoğunlukla sütteki proteinlerden biri olan kazeine gösterilen reaksiyondur ve belirtileri karın ağrısı, ishal ve kusmadır. Bebeklerin yaklaşık olarak yüzde 10’u bir dereceye kadar süt proteinine karşı duyarlıdır. Bu alerjileri olan bebeklere ve küçük çocuklara soya bazlı süt veya mamalar verilebilir. Bu alerjinin yaygınlığı sebebiyle bir yaşından küçük çocuklara inek sütü verilmesi tavsiye edilmez. Eğer bir çocuk bu alerjiden kurtulamıyorsa içinde süt ürünlerinin olmadığı bir diyet gerekecektir.

Yer Fıstığı Alerjisi

Adından da anlaşılacağı gibi yer fıtığı ağaçta yetişmez bezelye, barbunya ve mercimeğin de dahil olduğu baklagiller ailesindendir. Çok değil kısa bir süre önce fıstık ezmesi sandviçleri oldukça yaygın, okula götürülebilecek hazırlaması en kolay yiyeceklerdendi. Şimdilerde çocukların yüzde 5’inde görülen fıstık alerjisi tam bir salgın gibi. Alerji fıstık içinde bulunan bir veya daha fazla proteine reaksiyon göstermeye neden olmaktadır ve bu reaksiyon bir fıstık tanesinin yüzde birlik kısmına maruz kalmakla bile açığa çıkabilmektedir. Bazı insanlar o kadar hassastır ki fıstık veya fıstık ezmesinin kokusu bile reaksiyon göstermeleri için yeter de artar bile.

Çocuk büyüdükçe etkisi giderek azalan süt ve yumurta gibi alerjilerden farklı olarak fıstık alerjileri zaman içerisinde azalma göstermez aksine mevcut durumda ağırlaşmalar görülebilir. İlk üç yıl hiç fıstık vermemek ve muhtemel fıstık alerjisi aşıları gibi tavsiyeler için çocuk doktorunuza danışın.

Bu alerjinin muhtemel şiddeti göz önünde bulundurulduğunda çapraz bulaşma çok büyük önem arz etmektedir. Yer fıstığını işlemden geçiren çoğu tesis diğer çerezleri de işlemektedir.

 

Ağaç Yemişi Alerjileri

Ağaç yemişleri “hakiki” çerezlerdir ve kaju, Brezilya cevizi, kestane, fındık, badem, ceviz, şamfıstığı ve çam fıstığı (farklı bir bitki ailesine dahil olmalarına rağmen) vb. içermektedir. Göl kestanesi bir çerez türü değildir.

O kadar fazla sayıda çapraz bulaşma olmaktadır ki alerji uzmanları çoğu zaman belli bir çereze alerjisi olduğunu söylemek yerine “Çerezlere alerjisi var” derler. Çapraz bulaşma ihtimalini düşününce bu tanı çocuğunuz için daha güvenlidir. Bir çocuğun yer fıstığına alerjisi varsa doktor tüm çerezlerden uzak durması gerektiğini söyleyebilir.

Örnek Vaka:

Mahallemizde bulunan bir kafede öğle yemeği yiyecektik ve bebeğimizi de hava alması için yanımızda götürdük.Sipariş verdiğim bir yulaf ezmeli kurabiye oldukça ilgisini çekti bu nedenle ben de yemesi için ona küçük bir parça verdim. Dakikalar içinde dili ve boğazı şişti ve nefes almakta oldukça zorlanıyordu. Tedavi için hemen hastaneye koştuk. Sonra kurabiyede badem özü olduğu ve çocuğumuzun çerezlere alerjisi olduğunu öğrendik.

 

Soya Alerjileri

Soya baklagiller ailesine dahildir ve yer fıstığının kuzenidir. Yine de bu birine alerjisi olan bir çocuğunun her ikisine birden alerjisi olduğu anlamına gelmez. Eğer işlem görmüş gıda etiketlerine dikkatli bir şekilde bakarsanız soya ve türevlerinin tahıl gevreklerinden tutun da çorba, salata sosları hazır etlere kadar her şeyde bulunduğunu görürsünüz. Hatta birçok etikette “… miktarda soya fasulyesi içermektedir” yazar.

 

Yumurta Alerjileri

Yumurta bir yıldan önce önerilmemektedir çünkü yumurta beyazı oldukça alerjiktir. Bazı doktorlar ve alerji uzmanları dokuz aydan önce yumurta sarısına (alerjik olmayan kısım) izin vermektedir ama bu da endişeye neden olabilecek bir durum. Çünkü yumurta bütün bir yiyecektir ve çok kaynatılsa bile sarısını beyazından tam anlamıyla ayırmak mümkün değildir. Bu nedenle bazı çocukların yumurta sarısına bile reaksiyon göstermeleri olasıdır.

Gıda İntoleransları

Besin intoleransları alerjik reaksiyon değildir çünkü bağışıklık sisteminin alerjenlere tepki göstermesi durumu değildir. Fakat yine de bu reaksiyonlar oldukça ağır olabilir. En yaygın iki suçlu süt ve buğdaydır.

Laktoz intoleransı bir sindirim enzimi olan laktaz eksikliği sebebiyle sütün içindeki şeker olan laktozu sindirememe durumudur. Bazen süt alerjisiyle karıştırılır. Laktoz intolerans olan biri sütü sindirirken kramp ve ishal gibi belirtiler gösterir. Alerjiden farklı olarak laktoz intoleransı kısa ömürlü olabilir ve yiyeceklerle alakalı olmayan midesel virüs gibi bir nedenden veya bağırsak florasına zarar veren v bu arada kişinin süt ürünlerine hassasiyetine yol açan bir antibiyotikten kaynaklanabilir. Bu intoleransları olanlar probiyotik (sindirim sistemi için oldukça faydalı bir bakteri) içeren yoğurda hassasiyet göstermeyebilirler. Bazılarında bu intolerans düzelme gösterir.

Glüten intoleransı, tıpkı laktoz intoleransı gibi, bir alerji değildir ama nahoş belirtilere neden olabilir. Protein glüten içeren bazı besinsel suçlular buğday, yulaf, arpa ve çavdardır. Belirtileri laktoz intoleransıyla benzerdir: kramp, ishal ve hatta kusma. Bebeğinize altı aydan evvel neden tahıl vermemeniz gerektiğinin bir diğer sebebi de işte bu intoleranstır çünkü sindirim sistemleri gelişmeye devam etmektedir ve tahılları sindirmek için gerekli enzimlere sahip olmayabilirler. Tıpkı alerjilerde olduğu gibi intoleranslarda da aileden gelenler yani kalıtım önemlidir.

Kronik glüten intoleransının ağır şartları çölyak hastalığı olarak adlandırılır ve bu hastalığı taşıyan insanlar glütenli tüm ürünlerden kaçınmalıdır. Bu durum kişiyi sadece buğday konusunda sınırlayan buğday alerjisinden farklı olarak oldukça sınırlı bir diyet programının uygulanmasını gerektirir. Glüten içeren tahıllar temel besin öğelerinin emilimi için önemli bir yere sahip olan ince bağırsakları tahriş etmektedir. Bu intolerans sindirimi engellediği için sadece buğday tüketmek çocukların zaman içinde besinsel açıdan tükenmelerine neden olabilir.

Glüten içermeyen tahıllar pirinç, darı, kinoa ve mısırdır.

Bazı Sebzeler

Domates, beyaz patates, patlıcan ve biber sindirilmesi oldukça zor sebzelerdir ve bu nedenle bir yıldan önce önerilmez. Tatlı patates ve yer elması bu grubun dışında kalır çünkü bunlar farklı bir familyaya aittir. Bahsi geçen bu sebzeler proteinler gibi bebeğin henüz tam olarak gelişmemiş olan sindirim sitemindeki ince bağırsaklarında küçük delikler açabilir. Bir kalsiyum inhibitörü olan ve bebeğin vücudundaki mineralleri tüketen ve ishale yol açabilen solanine (bir alaloit) de içerirler. Bahsi geçen sebzeleri bebeğinize bir yaşını doldurduktan sonra ve çok küçük miktarlarda verin.

Bugüne kadar Türkiye’de fazla bilinmeyen lezzetli ve besin değeri yüksek bir sebze olan tatlı patates artık bazı büyük marketlerde satılmaya başladı. Tatlı patates (Ipomoea batatas), Convolvulaceae familyasından yumruları yenen, nişastalı ve tatlı bir bitki türüdür. Bildiğimiz patatesle hiçbir alakası olmayan, tamamen farklı bir sebzedir. Tatlı patatesin yaprakları ve filizleri yenirken, patatesin yumruları dışındaki bölümleri yenmez ve de zehirlidir. Tatlı patatesin anavatanı Orta Amerika ile Güney Amerika’nın kuzey-batı bölümleridir.

Tatlı patatesin kabuk ve iç kısmı çeşitli renklerde olan pek çok türü vardır. Tatlı patatesin içindeki etli kısmının rengi beyaz, sarı, turuncu veya mor, kabuk kısmının rengi ise beyaz, sarı, mor, kırmızı veya kahverengi olanları vardır. En yüksek beta karoten içeren içi turuncu renkli olan türdeki tatlı patateslerdir. Türkiye’de yetiştirilen tatlı patateslerin çoğunun içleri beyaz ve sarımsı renklidir.

Doğal olarak şekerli bir sebze tatlı patatesin özellikle çocuklar tarafından çok sevilen bal kabağı ve patates arası bir tadı vardır. Dünya mutfaklarında yaygın olarak kullanılan tatlı patates ile yapılan pek çok farklı yemek çeşidi vardır. Kızartma, haşlama, fırında, közleme olabilir, püresi, garnitürü, çorbası, salatası ve pek çok yemeği yapılabilir, iyice yıkanmış kabukları yenebilir.

Eti koyu sarı olan patatesler haşlamaya, püre yapmaya uygun olduğu halde içi açık sarı renkte olanlar ise daha az yağ çekme eğilimlerinden dolayı kızartmaya uygundurlar.

Ayrıca patatesin nem oranı ne kadar az ise nişasta oranı o kadar fazladır. Kuru patatesler hem haşlamaya hem kızartmaya uygundurlar, çünkü su oranı azalınca içine katacağımız ıslak malzemeyi,süt, yağ, yumurta vs. daha rahat kabul ederler.

Bir de nişasta oranı düşük nemi fazla olan lezzetine doyum olmayan patates türü var ki bunları taze patates olarak tanırız. Haşlayıp kabuğunu soyarak yediğimizde tadına doyum olmaz.