Anneliğe Hazırlık

Ortalık bebek bakımı kitaplarından geçilmiyor. Dünyanın her yerinde, aynen bu yazı gibi, bebek bakımını konu alan binlerce yayın var. “Anne-baba” dergilerinin, aynı zamanda emzirme, uyutma, bebek bakımı, bebeğin katı mamalarla tanışması, disipline sokulması gibi kursların da yıldızı parlamış durumda. Buna rağmen yeni çocuk sahibi olmuş ana babalar -özellikle anneler- hâlâ aynı şeyden yakınıyor: “Niye kimse bana bunun böyle olacağını söylemedi?”

Hayatınızın en önemli olaylarından birinin başlangıcı daha iyimser olamaz mı? Lütfen okumaya devam edin, güzel şeyler de var yolda.

Yeni çocuk sahibi olan birçok ebeveyn, doğuma hazırlanmanın anneliğe hazırlanmaktan farklı olduğunu, anneliğe hazırlanmanın da babalığa hazırlanmaktan farklı olduğunu keşfeder. Edindikleri tüm bilgilere rağmen, ebeveynler sıklıkla hamilelik sırasında, sanki bir bilgiyi es geçmiş gibi bir duyguya kapılır. Üstelik, onlara göre bebek bakımıyla ilgili son derece önemli bir bilgidir bu!

Oysa yıllarca aileler ve bebeklerle çalışmış biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, bir insanı doğum denen o inanılmaz olaya ve doğum sonrası yaşanacaklara tam olarak hazırlamak mümkün değildir. Hiç hesaba katılmayan, tahmin edilemeyen bir parça gizem mutlaka olur. Hangi bebek bir diğerine tıpatıp benzer ki? Anneler aynı mıdır ya da babalar? İşte bu yüzden, bir bakıyorsunuz bebek bakımıyla ilgili yeni bir model ortaya atılmış: Doğal Ebeveyn Modeli. Sloganı: “Sakın bebeğini kucağından indirme”. Yine bu arada, “Aman bebeğini kucağında uyutmaya alıştırma” öğüdünü verenler de var. Bu kadar geniş bir yelpazeye yayılmış bebek bakımı bilgilerinin içinden birini seçip, “İşte bu tam size göre” demek mümkün mü?

Anneler ve Babalar ve de Ebeveynler

Doğumdan sonra rehberiniz olacak bu yazı dizisini yazarken “anne” yerine “ebeveyn” sözcüğünü kullanma modasına uymadım. Son 10 yıldır bebek bakımı kitaplarında “anne”den ziyade “ebeveyn” sözcüğüne doğru bir kayma var. Annenin yanı sıra, bebeğin bir de babası olduğunun farkına varılması açısından bu güzel bir değişiklik. Ancak “ebeveyn” sözcüğünün tercih edilmesinin altında şöyle bir telkin yatıyor: “İş ve yaşam tarzında bebeğe bağlı olarak ortaya çıkan değişiklikler, artık erkek ve kadın tarafından eşit olarak paylaşılıyor.” İşte bu, birçok çift için geçerli değil. Araştırmalara göre evlerin %80’inde bebek bakımı ve ev işlerinde aslan payı -dışarıda çalışsın çalışmasın- kadınlara ait bulunuyor.
Bu nedenle buradaki bebek bakımı yazılarında çoğu kez kadınlara hitap ediliyor. Ailelerin büyük çoğunluğunda, çocukların bebeklik ve yeni yürümeye başladıkları dönemlerde, anne ile babanın rolleri ikame edilmez. Bu yüzden yazı dizisi boyunca onlara her zaman atıfta bulunmadığımdan dolayı, umarım babalar beni bağışlar. Her şeye rağmen makalelerde sunulan bilgiler, babaların katılımının kesinlikle hayati önemde olduğunun altını çizmektedir.