6 Aylık Bebek Gelişimi

Büyüme

Bebekler ikinci 6 aylık dönemde haftada 140 ila 170 gram kilo alıp 3 ay içinde yaklaşık 2,5 cm boy atarlar. Endişelenmeye başlamadan önce aşağıdaki istatistiklere göz atıp bu konuda geniş bir yelpaze olduğunu görebilirsiniz.

ALTINCI AYDA
Küçük/Normalİri/Normal
 ErkeklerAğırlık 6,2 kg

Uzunluk 63 cm

Baş çevresi 41,5 cm

10 kg

73 cm

46 cm

KızlarAğırlık 5,8 kg

Uzunluk 61 cm

Baş çevresi 40 cm

9,2 kg

70 cm

45 cm

Gelişme

Kaba motor becerileri

Bazıları dördüncü ayda bazıları ise beşinci ayda olmak üzere, 3-6 aylıkken bebeğiniz birçok yeni hareketi yapmaya başlar. Altıncı aydan itibaren şunları fark dersiniz:

•    Sırtüstü yatarken kafasını kaldırıp ayaklarına bakar.

•    Ayaklarıyla oynamak üzere ayaklarını havaya kaldırır.

•    Karın üstü yatarken kollarından güç alıp kendini kaldırır.

•    Başını çok iyi kontrol eder. Yatma pozisyonundan oturma pozisyonuna getirmek için bebeği kendinize doğru çekerken, o da omuzlarını kaldırıp kendini size doğru iter.

•    Tek başına oturtulabilir. Bazı bebekler altıncı aydan itibaren tek başına oturabilir, çoğu 6 ila 9 ay arasında desteksiz oturur. Kendi kendine oturabilene kadar bebeği destekleyerek oturtmak uygundur. Böylece düşüp canları yanmaz.

•    Muhtemelen yattığı yerde dönüyordun Altıncı aydan itibaren çoğu bebek önden arkaya ve/veya arkadan öne doğru döner. Ama bebeğin bilinçli olarak dönme yaşı tamamen değişkendir. Bazıları bunu 1-2 kez yapıp uzun bir süre tekrarlamaz, bazılarıysa dokuz ay geçmesine rağmen hiç dönmez. Bebeğin dönmesiyle ilgili olarak güvenlik konusunu atlamamak gerekir. Hiçbir zaman bebeğinizin dönmeyeceğini düşünüp, onu yatakta ya da altını değiştirme masasında tek başına veya desteksiz yatarken bırakmayın.

•    Bebek ellerinden tutulduğunda ayakta durmayı çok sever. Böylece kendini kaldırıp aşağı yukarı hareket eder. Bebeklerin çoğu bunu altıncı aydan itibaren yapsa da bazıları ayakta duramayıp çöker. Bebeğiniz sizin desteğinizle kendi ayaklarının üzerinde duramıyorsa bunu sık sık deneyin. Yürütece bindirmeyin.

Görme ve ince motor-Küçük kas gelişimi

•    Bu dönemde bebekler, etrafındaki herkes ve her şeyle çok ilgili olup meraklı gözlerle bakar. Gözler artık birlikte hareket eder.

•    Bu dönemden itibaren bebek gördüğü şeyleri uzanıp almak ister. Oyuncağını bir elinden diğerine geçirir. Genellikle elindekini emip ısırır. Gördüğü ve dokunduğu şeyler hakkında daha fazla bilgi edinmek için eline geçeni ağzına sokar. Bazen bu keşif duygusu bebeği çılgına çevirir. Bebeğin etrafında zararlı objelerin olmamasına dikkat edin, her şeyi ağzına götürüp ısırır.

•    Yere düşen bir objeyi gözleriyle izleyebilir.

Duyma ve konuşma

DUYMA

İlgisi yoğun olarak başka bir tarafta değilse bebek bir ses ya da gürültü duyduğunda başını derhal sesin geldiği yere doğru çevirir.

KONUŞMA

Bu dönemde bazı bebekler ga-ga, da-da, ma-ma gibi sesler çıkartmaya başlar. 5-7. ayda bazı bebekler sessiz bir döneme girer, daha önce çıkarttıkları sesleri çıkartmazlar. Endişe etmeyin, bütün bu sesleri çıkartmaya yeniden başlayacaktır. Gülmek, çığlık atmak, kıkırdamak, ciyaklamak bu döneme özgüdür.

Sosyalleşme ve oyun

Bebeğiniz artık objeleri birbirine vurmaya başlar. Eline bir çıngırak verdiğinizde hemen kapıp sallar. Eşyalara ve insanlara güler. Özellikle hareketli oyuncakları sever.

Oyuncaklar

Bu dönem hareket etme, tekmeleme, tutma, kavrama ve ısırma dönemidir. İçi selefon kâğıdıyla dolu bez bir torba, çıkarttığı seslerle bebeğin çok ilgisini çeker.

Yıkanabilir, güvenli çıngıraklar çok sevilir. Bebeğin yüzünden 18 cm uzakta, duvara asacağınız kırılmaz bir ayna bebeğin kendisine bakıp eğlenebileceği güzel bir oyuncaktır.

Asılabilir, hareketli oyuncaklar onun için çok ilgi çekicidir. Altıncı aydan itibaren bebeğiniz objeleri tutmaya başlayacağından, bu oyuncakların uzakta olmasına dikkat edin. Çeşitli firmaların ürettiği bebek oyun alanları özellikle altıncı ve dokuzuncu aylarda bebeklerin favorisidir. Toplar da her zaman eğlencelidir. Bebeklerin ilgisini çekecek tarzda renk ve şekillerle tasarlanmış, bastığında ses de çıkartan oyun halıları da keyiflidir.

Kitaplar

Hayatın ilk 5 yılı okuma yazma gelişimi açısından hayati önem taşır.

Bebekler doğdukları andan itibaren dil öğrenmeye başlar, dolayısıyla ana babaların vazgeçilmez dinleyicisidirler. Bebekler ve yeni yürümeye başlayan çocuklar evlerinde ve çevrede konuşulan dili ister istemez kaparlar.

Çocuklar okula başlamadan önce okuma yazmaya ilişkin merakı ailelerinden edinirler. Ailede anlatılan öyküler, söylenen şarkılar, kitaplar, dergiler, yani ilgilerini çekecek her şey kelimeye ve resme dönüşür.

Bebeğin yetişkinlerle kurduğu yakın ilişkinin doğal bir sonucu olarak okuma yazma potansiyeli gelişir.

Okumak çocuğa hiç bitmeyen bir senaryo kaynağı sağlar. Böylece çocuk kafasında kendine ait resimler ve imajlar yaratır.

Başlangıçta bebeğiniz kitabı ısırdığında kendinizi çok da fazla yol almamış gibi hissedebilirsiniz. Azimle sürdürdüğünüzde, uzun dönemde bunun meyvelerini toplarsınız. Ne kadar erken başlarsanız, bebeğinizin ilgisi o kadar artar.

Okumaya ne zaman başlamak gerekir?

Doğumdan sonra mümkün olan en kısa süre içinde kitap okumaya başlayabilirsiniz. Bebekler parlak renkleri, sözcüklerdeki ritmi ve kucakta olmayı severler.

Günde birkaç dakika olsa bile bunu düzenli hale getirirseniz bebeğiniz yürümeye başladığında, bu davranışın karşılığım vereceğini göreceksiniz.

Bebeklerin “yakala ve ağzına at” döneminde onlara kitap dışında rahatça çiğneyebilecekleri başka bir şey verin.

Nasıl yapacaksınız?

Çocukken kimse size kitap okunıadıysa siz de bu işi nasıl yapacağınızı merak ediyor olabilirsiniz. Utanmayın, bu tahmin ettiğinizden sık karşılaşılan bir durumdur.

Esas olan etkili bir şekilde okuyup öyküden zevk almaktır, okudukça kendinizi daha rahat hissedeceksiniz. Genel olarak kendilerine kitap okundukça, bebekler bunun karşılığını veren bir dinleyici kitlesidir.

BİRKAÇ İPUCU

•    Büyük resimli kitaplar seçin. Özellikle beşinci aydan itibaren bebekler kalın kaplı kitaplardan hoşlanır. Kapağı çevirip içine bakmayı severler. Ses çıkartan, şarkı söyleyen (meleyen koyunlar, vakvak sesi çıkaran ördekler gibi) kitaplar da bebeklerin çok sevdiği şeylerdir. Aynı şekilde fotoğraf albümleri de bebeğin ilgisini çeker.

•    Bebeğinizi kucağınıza alın. Kitabı okurken ona resimleri gösterin. Keyifli olduğu sürece devam edin. Fazla ilgilenmese bile aldırmayın. Bu aşamada

siz bebeğin anlık ilgisini yakalamaktan ziyade, geleceğe yönelik bir yatırın: yapıyorsunuz.

•    Bebeğe uygun kitap bulmak önemlidir. Bu konuda kitapçılardan yardım isteyebilirsiniz. Unutmayın ki, seçtiğiniz kitaplar sizi de keyiflendirmek. Yetişkin öyküyü ve karakterleri sevdiğinde, kitabı sesli okuması daha zevkli hak gelir.

•    Evin çeşitli yerlerinde kitap bulundurmak iyi bir fikirdir. Böylece bebeğini; kendi kendine kitapları karıştırmayı ve kitaba ulaşmayı öğrenir. Kısa bir süre içinde bebeğiniz kitabın resimlerine bakıp, arkasından birlikte karıştırma!; üzere kitabı size doğru uzatacaktır. Ayrıca bebeğin pek de hoşuna gitmeyen, rutin bir işle meşgul olduğunuzda kitap bebeğinizi oyalayacaktır.

Gelişim özeti: 6 aylık

Kaba motor

•    Sırtüstü yatarken ayaklarına bakmak üzere kafasını kaldırır.

•    Bacaklarını kaldırıp ayaklarını tutar.

•    Oturtmak üzere çektiğinizde omuzlarını kaldırır, geriye doğru kaykılmaz.

•    Dönebilir, önden arkaya (çok çeşitli).

Görme ve ince motor becerileri (Küçük kas hareketleri)

•    Başım ve gözlerini kontrollü bir şekilde oynatır.

•    Şaşı bakması normal değildir.

•    Objeleri tutmak için tüm parmaklarını kullanır ve objeyi bir elden diğerine geçirir. Düşen objeyi izler.

Duyma ve konuşma

•    Ana babasının sesine doğru başını çevirir.

•    En ufak seslere kulak kabartır.

•    Konuşma sesleri çıkartır. Heceleri çiftleme yapar.

•    Güler, çığlık atar, ciyaklar.

Sosyalleşme ve oyun

•    Her şeyi ağzına götürür.

•    Uzanır ve tutar.

•    Değişik yüz ve yerlerde çekingen durabilir.

Büyüme ve gelişme: Ne zaman endişe etmek gerekir?

Her anne bebeğinin gelişmesini yakından izler. Başka bebeklerle karşılaştırarak, başka annelerin deneyimlerine bakarak kendi bebeğinin normal bir şekilde büyüyüp gelişmediğinden şüphelenebilir.

Büyüme

Bazen anne babalar bebeğin kilosunun yaşına ve boyuna göre az olmasından endişelenebilir. Bebeği gören aile yakınları ve arkadaşların, bebeğin “yaşma göre ufak” olduğu şeklindeki yorumları genellikle yanıltıcıdır. Bu yorumlar sizi endişelendiriyorsa, bebeğinizin boyunu, kilosunu ve kafa ölçüsünü bırakın bir sağlık uzmanı alsın. Tek başına bir anlam ifade etmeyen bu ölçüler birlikte alınıp bir büyüme grafiğine yazıldığında bebeğin genel büyümesi daha sağlıklı izlenebilir.

Ağırlığı boyuyla aynı yüzdeye karşılık gelmeli, 1-2 derece aşağıda olursa da, bebek hareketli olduğu ve iyi beslendiği sürece mesele yoktur.

Eğer kilo yüzdesi boy yüzdesinin epey aşağısındaysa yaş ve gelişme aşamalarına göre değişen sebepleri vardır.

Beslenme

Sağlıklı bebeklerde ilk üç ay az kilo alma, sıklıkla emzirmeyle ilgili sorunlara bağlı olarak ortaya çıkar. Bu sorunlar aşıldığında kilonun artması gerekir. Emzirmeyi bırakmadan önce dikkat etmek gerekir, mama bazen kilo aldırmaz. İlk aylarda hazır mamanın ölçüye uygun olarak hazırlanmaması bebeğin az kilo almasına neden olur.

Daha büyük bebekler, katı bir diyet uygulandığında uzunca bir dönem kilo alamazlar. Bol anne sütü, altı ayı aşkın bir süre bütün besin ihtiyaçlarını karşılar ama anne sütü azaldığında bebeğin beslenmesine süt, peynir, yoğurt gibi yağ içeren besinler eklemek gerekir. Bebekler az miktarda anne sütü, meyve ve sebzeyle tam olarak gelişemezler. Herhangi bir sebeple süt ürünleri beslenmesinden çıkarılırsa, içerdiği yağ sebebiyle güçlendirilmiş soya maması en iyi seçimdir.

9-12 ay arası bebekler ek gıdaları yemek istemeyebilir. Bu zamanlarda bebeğin kilosu, özellikle de anne sütü emiyorsa, sabitlenir. Bebeği yemeye zorlamak yerine yeterli besin değeri içeren çeşitli yiyecekler denenmeli. Sağlıklı ama “yemeyen” bebeklerde, sağlık sorunları yalnızca; bu bebeklerin sürekli olarak yanlış beslenmelerinden ya da “gelip geçici tuhaf beslenme düzenleri ”nden kaynaklanır.

HASTALIKLAR

Kilo azalması veya kilonun sabit kalması hastalıktan kaynaklanabilir. İdrar yolu enfeksiyonu, pilor stenozu (midenin çıkışında darlık, sindirilen gıdaların mideden ince bağırsağa geçtiği yerde meydana gelen tıkanma), kalp hastalığı ya da başka nadir görülen bir hastalık teşhisi konulabilir. Mikrobik ishal, üst solunum yolu enfeksiyonu, kulak enfeksiyonu, bademcik iltihabı gibi akut rahatsızlıklar kilo almayı etkileyebilir. Hastalıklara, kilo kaybı dışında, kötü kokan kaka, cansızlık, ateş, gelişmenin gecikmesi, sinirlilik, sürekli huzursuzluk gibi belirtiler de eşlik eder.

Her şey normalken bazı bebeklerin olması gereken kiloda olmamasının sebebini anlamak zordur. Uzmanların bu konuda yaklaşımları farklı olduğundan ana babalar da birbirinden farklı önerilere maruz kalırlar.

Bebeğiniz hareketli ve etrafıyla ilgili ise, yeterli besleniyorsa, kakası normalse ve belli aralıklarla kilo alıyorsa ters giden bir şey var mı yok mu diye sürekli teşhis peşinde koşmak sinir bozucudur ve hiçbir şeyi değiştirmez. Erken doğan bebekler bile zamanla -iki yaşma kadar- toparlanır ve istikrarlı bir biçimde gelişir. Sadece ani kilo kaybı ve hastalık belirtileri olursa doktora başvurun.

Boy ile ilgili anormallikler iki yaşından itibaren ortaya çıkar. Kilo meselesinde olduğu gibi bunda da, gerçekten bir anormallik olup olmadığını bir sağlık uzmanına danışarak belirleyin ve boy, büyüme grafiğinde olması gereken aralıkta değilse konunun uzmanlarına başvurun.

Gelişme

Başka anne babaların bebeklerini övmelerine bakıp canınızı sıkmayın. Bebekler de yetişkinler gibi beceri ve kişilik farklılıkları gösterir. On iki aylık bebeğinizin zor oturduğunu, arkadaşınızın aynı yaştaki bebeğinin koşmaya başladığını fark edebilirsiniz. Unutmayın ki, yürüme, oturma, emekleme ve yuvarlanma gibi temel kas becerilerinde bebekten bebeğe değişen farklılıklar vardır. Birkaç aydan sonra belli alanlarda genel bir gecikme yoksa, bebeğinizin bazı şeyleri başka bebeklere göre geç yapıyor olmasının bir önemi yoktur.

EĞER

•    bebeğiniz seslere tepki vermiyorsa,

•    görmüyor gibi bakıyorsa veya gözbebekleri beyazsa,

•    etrafıyla ilgilenmiyorsa,

•    3-4 ay itibariyle kafasını tutamıyorsa,

•    3 aydan sonra boş ve sabit bakıyorsa,

•    3-4 aylıkken aşırı ve sürekli bir şekilde ağlıyorsa,

•    6 aya kadar ses çıkarmaya başlamamışsa,

•    hem kollarını hem bacaklarını oynatmaya başlamamışsa,

•    10 aylık olmasına rağmen oturmaya başlamamışsa,

•    12 aylıkken kendi ağırlığını taşıyamıyorsa, doktora başvurun. Bebeğinizi en iyi siz tanırsınız ama farklı uzmanlardan bir iki değerlendirme alarak bir sorun varsa derecesini ve ne yapılacağını öğrenmek iyi olur.

Güvenlik

Aşağıdaki tablo, bu gelişme döneminde yaşanma riski olan bazı tehlikelere işaret etmektedir. Ancak unutmayın ki, güvenlik açısından tehlikeli durumlar her yaşta ve her dönemde ortaya çıkabilir.

YaşGelişim düzeyi                        Tehlikeler                                                                           Önlemler
3-4 ay                      •    döner  

•    her şeyi ağzına atar

•    yüksekten düşme

•    küçük objeleri, oyuncak parçalarım 

yutabilir

•    yakınma bırakılan fincan vb. objeleri kavrar, haşlanır

•    altın kural: gozunuz ve eliniz bebeğin üstünde olsun

•    bebeğin ulaşabileceği yerde sıcak bir şey bırakmayın

4-5 ay• kendi kendine bisküvi yiyebilir• yediği boğazında kalabilir• bebeğin eline yiyecek verdiğinizde mutlaka yanında bulunun ve biberonu siz verin.
5-6 ay                           • emekleyip, yuvarlanarak 

hareketliliği

artar

•    sandalyeden, alt değiştirme masasından düşebilir

•    yanabilir, güneşten, evdeki ısıtıcı vb. aletlerden

•    sandalye ya da alt değiştirme masasında asla yalnız bırakmayın

•    ısıtıcı tarzı aletlerin önüne engel koyun. Bebeği güneşe çıkarırken şapka takın, cildi güneşe maruz kalmasın

6-7 ay•    yalnız oturabilir

•    ayağa kalkmak için tuttuğu şeyleri çeker

•    boğulma-banyoda yalnız kaldığında

•    düşer, otururken

 ya da kalktığında

•    banyoda yalnız bırakmayın. Yaşça büyük çocuklara emanet etmeyin

•    özellikle yürütece biniyorsa sürekli yanında olun

 

Doğum kontrolü

Hatırlatma: Eğer bebeği memeden kesecekseniz ya da meme vermeyi azaltacaksanız, mini hap yerine kombine doğum kontrol hapı kullanın.

4 ve 6 ay arasında gece uyanmaları

Bebeklerin 3 aydan sonra gece uyanmaları çok sık görülür ve normal bir durumdur. 2-3 saatlik uykuyla duran bebekler olduğu gibi sekiz haftalıktan itibaren gecenin çoğunda uyuyup 4 ila 5 aylıkken çok sık uyanmaya başlayanlar da vardır. Geceyi iyi uyuyarak geçirdiği aylardan sonra uyanmaya başlaması anne babalar için zordur. Çalışıyorlarsa, bebek çok sık uyanıyor ve emdikten sonra hemen uyumuyorsa (hele de tanıdıkların bebekleri mışıl mışıl uyurken!) daha sıkıntılı bir dönemdir.

Ne yapabilirsiniz?

• Bazen bebeğin hastalanması -özellikle kulak enfeksiyonu- tekrar gece uyanmalarına neden olur. Birkaç gün bekledikten sonra, gece uyanmaları devam ediyorsa doktora başvurmanız faydalı olur.

Çevrenizdekilerin çoğu gece uyanmasının nedenini “diş çıkarma”, “bebeğin doymaması” ve “gaz”a bağlar.

Diş mi çıkarıyor? Hayır! Bence diş çıkarmanın gece uyanmasıyla çok fazla ilgisi yoktur.

Karnı mı aç? Eğer öyleyse katı mama önerilir. Ama bu da her zaman tutmaz. Eğer tutarsa sorun yok! Ancak bebek katı gıdayı reddederse, zorlamayın. Bebek yemezse, gece uyanma sorunu devam edecektir. Yedirmek bebeği uyutacak diye bir şey yoktur.

Gazı mı var? Gece vakti, bebeğin geğirme ve gaz çıkarması annelerin fazla dikkatini çeker ve bu yüzden uyandıklarını sanırlar. Halbuki, bebek uykudayken de geğirir ve yellenir. Sorunlu gaz çıkarma, bağırsak ağrısı yapan, teşhis konulmuş bir hastalığı yoksa veya ilk defa yediği bir şey dokunmadıysa, uyanma sebebi olmaz.

  • Bebeğiniz artık çok büyüdüyse karyolaya yatırın ve kundaklamayın. İşleri daha da kötüleştiriyor gibi olsa da bir kez deneyin. Sırt üstü yatırın ve üstünü iyice örtün.
  • Bebek, gece beslenmesi için uyanmayı bıraktığı halde, bir süre geçtikten sonra yeniden uyanmaya başlarsa, genellikle, yapılacak en iyi şey gece öğünlerine tekrar dönmektir. Gece öğününün yerine emzik ya da sallayarak uyutmayı denediğinizde daha çok uykusuz kaldığınızı göreceksiniz. Gece bir-iki defa uyandırıyor ve yedikten sonra uyuyorsa gece yedirmeye devam edin. 6 aylık olduğunda ne yapacağınızı tekrar gözden geçirirsiniz.
  • Bebeğiniz, çoğu bebek gibi, 19.00’dan, gece 01.00 veya 02.00’ye kadar uyuyor, karnı acıkınca uyanıp, gün doğana kadar saat başı uyanmaya devam ediyorsa, yatırın ve ağlasa da yanına gitmeyin . Bebeği akşam saat 22.00-23.00 gibi uyandırıp yedirmek de gece boyunca uyumasını sağlamak için yapılan önerilerden biridir. Tabii ki deneyebilirsiniz ama çoğu zaman başarılı olmaz ve işleri kötüleştirir.
  • Eğer sık sık ağzına emziği koymak için uyanıyorsanız belki de emzikten kurtulmanın zamanı gelmiştir. Tabii emzik olmayınca bebek uyandığında ya karnını doyurarak ya da sallayarak uyutmayı deneyeceksiniz. Bu ikisi işe yaramazsa, “uyuyana kadar ağlaması” yöntemini uygulayın. Bu yöntem bir sonraki bölümde ele alınıyor. Hem sizin hem bebeğinizin iyiliği için altı aydan evvel bu yönteme başvurmayın ama çaresizseniz ve uygulamayı tercih edecekseniz, yatıp bebeğin ağlamasını dinlemektense 412. sayfada anlatılan adımları izlerseniz en doğrusunu yapmış olursunuz.

ÖZETLE:

Gece uyanmaları, bebeklerin normal uyku düzenlerinin bir parçasıdır; diş çıkarma, açlık, gaz ya da anne baba hatalarından kaynaklanma olasılığı yoktur. Çoğu kez ana babanın “yaptığı” ya da “yapmadığı” bir şeyden de kaynaklanmaz.

Maalesef bebeği uyutmanın kolay rahat bir yolu yoktur.

Eğer çok fazla rahatsız olmuyorsanız, bir şey yapmayın. Karın açlığı ve hastalık ihtimalleri elendikten sonra yapılacak tek şey bebeği besleyip bu durumun böyle süreceğini kabullenmek ya da bebeğin ağlamasına aldırmamaktır. Emzik vermek, sallama işe yaramaz. “Ağlamaya bırakmak” tartışmalı ve gergin bir konudur ama ana babalar başka çare olmayınca bunu denerler. Bebeğin altıncı ayını doldurmasını bekleyin ve uyumayı öğretme adımlarını izleyin. Üç gün içinde uykusu düzene girmezse ya da daha üç gün dolmadan siz bunalıma girerseniz vazgeçin.