3-6 Aylık Bebek Bakımı

3-6 Aylık Bebeğin Banyosu

3-6. aylar arasında bebeğiniz artık kendi küvetine sığamaz hale gelecek ve siz de onu normal küvette yıkamak zorunda kalacaksınız. Çoğu bebek için daha büyük bir küvette yıkanmak keyiflidir. Ama bazı bebekler bu durumdan hoşlanmaz. Bebeğiniz büyük banyodan hoşlanmıyorsa acele etmeyin. Küvetini büyük küvetin içine koyun. Birlikte yıkanmanız da bebeğin alışmasını sağlayabilir. Tek başına oturamayan bebekleri büyük küvet içinde yıkamak bel rahatsızlığı olan ana babalar için uygun değildir. Beliniz rahatsızsa bebeği banyo oturağına oturtabilirsiniz. Böylelikle bebek tek başına oturana kadar yıkanması sizin açınızdan sorun yaratmaz. Bebek banyo oturağında otururken asla yalnız bırakmayın. Telefon çalsa bile bebeği yanınızda götürün. Banyo köpüğü kullanmayın. Çünkü bazı bebeklerde cilt problemlerine yol açabilir. Sabun ve su yeterlidir.

Bebeklerin Yüzmesi

Ana babalar çoğu kez bebeği denize/havuza ne zaman sokacaklarını merak ederler. Zamanında doğan sağlıklı bebekler, 3 ayı tamamladıktan sonra denize sokulabilir. Şunlara dikkat etmeniz gerekir:

•    Bebeğinizi güneşten korumaya özen gösteriniz .

•    Bebekler soğuk sudan ürker, bu yüzden bebeği suya sokmadan önce sıcaklığını kontrol edin.

•    Temizliğinden emin olmadığınız yerlerde bebeğinizi denize sokmayın.

•    Bebeğin güneşten zarar görmemesi ya da üşümemesi için deniz banyosunun 30 dakikayı aşmamasına özen gösterin.

•    Kolluk ve can simitlerine fazla güvenmeyin, bunların ana babalar denetiminde kullanılması gerekir.

•    Bebek suyun içindeyken kendisi ile ilgilenecek bir yetişkinin mutlaka yanında olması gerekir. Bebeği asla bir çocuğa emanet etmeyin.

•    Unutmayın, suda oynanan oyunlar ve yüzme dersleri bebeklerin ve yeni yürümeye başlayan çocukların kendilerine güvenmelerini ve sudan keyif almalarını sağlar. Ancak bu tip beceriler boğulma riskini ortadan kaldırmaz.

ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE BOĞULMAYA KARŞI ÖNLEMLER:

Yüzme havuzu etrafına iyi yerleştirilmiş parmaklıklar: Bulgular, yüzme havuzlarının etrafındaki parmaklıkların yaklaşık %50’sinin uygun bir şekilde yerleştirilmediğini, giriş kapılarının sık sık açık unutulduğunu veya kendi kendine kapanan kapıların mekanizmalarının bozuk olduğunu göstermektedir.

Denetim: Çocuk boğulmalarındaki en büyük etken olarak, çocukların başında ana babalarının olmayışı gösterilmektedir.

Yüzme dersleri: Bebeklere/yeni yeni ayaklananlara/okul öncesi çağdaki çocuklara yüzme öğretmek onların boğulmayacağınm garantisi olmayıp, boğulmayı önlemek için atılan adımlardan biridir. Sıklıkla denize ya da havuza girmeyen küçük çocuklar batmaya başladıklarında panikler. Suyun altında olmanın nasıl bir şey olduğunu bilseler paniklemezler ve tehlikeli durumlardan kurtulmasını bilirler. Böyle bir durumda bir dakika bile çok önemlidir.

Suni teneffüs: Acil ve etkin bir suni teneffüs hayat kurtarır.

BEBEKLER EN ERKEN HANGİ YAŞTA YÜZME ÖĞRENMELİDİR?

Anne karnında 9 ay boyunca su içinde yaşadıkları için bebekler zaten yüzerek dünyaya gelir, bu nedenle doğumdan hemen sonra onları tekrar suyla tanıştırmak, bir zamanlar içinde bulundukları koruyucu dünyayı yeniden hatırlatmak anlamına gelir. Bebeğinizle küvete girerek ona bu deneyimi yeniden yaşatabilirsiniz. 6-12 ay arasında bebeğinizle birlikte yapacağınız banyolar, daha sonraki programlı yüzmeler için sağlam bir temel oluşturur.

YÜZME DERSLERİ NASIL OLMALI?

Bebeğin suyun içinde rahat ve keyifli olmasını sağlamak önemlidir, ki bu da ebeveynin mutlu ve rahat olması anlamına gelir. Su sıcaklığının en az 32 derece olması gerekir. Ne yazık ki egzaması olan bebekler klorlu suya giremezler.

BEBEKLERE/YENİ YENİ YÜRÜYEN ÇOCUKLARA YÜZME ÖĞRETMENİN ESAS AMACI NEDİR?

•    Suyu sevmelerini ve ister banyoda ister duşun altında isterse havuzda sudan keyif almalarını sağlamak.

•    Yüzme kişiyi sağlıklı kılar, gerginliği alır.

•    Bebeklik ve ilk çocukluk yaşlarında suyun içinde bebeğin anne ya da babayla ten teması kurması, yakınlaşması çok önemlidir. Bu aynı zamanda bebeğin iyi uyumasını ve iştahının açılmasını sağlar.

BEBEKLER/YENİ YENİ YÜRÜYEN ÇOCUKLAR HAFTADA KAÇ KEZ SUYA GİRMELİDİR?

İdeali haftada bir gündür. Yüzme öğrenmek kısa sürede gerçekleşmez. Bebeğin veya yeni yeni yürüyen çocuğun suyun içinde veya altında rahat hissetmesi için çok fazla ara vermemek gerekir. Fazla ara verildiğinde -örneğin, hastalık ya da kış aylarında- ana babalar her şeye yeniden başlamak durumunda kalırlar.

3 YAŞINDAN KÜÇÜK ÇOCUKLARINI YÜZME KURSUNA YAZDIRMA KONUSUNDA KENDİSİNİ BASKI ALTINDA HİSSEDEN EBEVEYNLER

Çoğu kez hastalık -ve birçok aile için- maliyet unsuru yüzünden bu mümkün olmaz.

Küvete girin, seyyar havuza girin, bebeğinizi havuza sokun. Bunu eğlenceye dönüştürün, baskı yapmayın.

Alışkanlıklar konusunda birkaç söz

Birçok annenin kafası bu konuyla meşgul olduğu için tekrar aynı yere dönüyorum.

Küçük bir hatırlatma, düzene alışkın bir insansanız bazı şeyler sizin için hâlâ yoluna girmemiş gibi görünüyorsa umutsuzluğa kapılmayın. Bebeğiniz sizi uyandırmadan neredeyse tüm gece boyunca uyuyorsa ve günde 3 öğün yemek yiyorsa, hayatınız yavaş yavaş düzene giriyor demektir. Anne ve bebeklerin çoğu 6 ila 9’uncu aylarda bu düzene kavuşur.

Günlerin siz farkında olmadan yeni bir düzen içinde geçip gittiğini göreceksiniz. Beslenme ve uyku saatleri günden güne değişebilir. Bu beklenen bir durumdur, “kesin” bir düzen sağlamak zordur. Hastalık, tatiller, ev taşımak ya da ziyaretçiler zaten kesin kurallara izin vermez.

Ancak ille de bir program istiyorsanız aşağıda daha esnek bir rehber yer almaktadır:

Saat 05.00-08.00: Bebeğinizin uyanma zamanı. Emzirin ya da biberonla besleyin. Yaklaşık 1 saat boyunca uyumaz. Bu arada banyo yaptırabilirsiniz. Ardından uykuya yatırın. Yarım saat ila 2 saat boyunca uyuyabilir.

Saat 09.00-12.00: Emzirin ya da biberonla besleyin+uygunsa kaşık maması verin. Banyo yaptırabilirsiniz. Bir saat boyunca uyanık kalabilir. Daha sonra uyutun ya da dışarı çıkarın. Bebek yarım saat ila 2 saat boyunca uyuyabilir.

Saat 13.00-16.00: Emzirin ya da biberonla besleyin+uygunsa kaşık maması verin. Bebek çok kısa bir süre uyuyabilir. Daha sonra uyanık kalır. Günün zor bir dönemi olabilir. Yürüyüşe çıkabilirsiniz.

Saat 17.00-19.00: Bu arada banyo yaptırabilirsiniz. Emzirin ya da biberonla besleyin ve/veya uygunsa ek gıda verin. Bu arada bebeğinizin uykuya dalmasını engellemeye çalışın ki gece uykusu şaşmasın.

Saat 19.00-20.00: Yatma zamanı. Gün boyu ne olursa olsun yatma saatini sabit tutmaya çalışın. Bebeğin gün içinde uykuda geçirdiği zaman 1 ila 4 saat arasında değişir. Bazı bebekler şekerleme yapar. Şekerleme yapan bebekleri daha fazla uyutmak genellikle çok zordur (daha fazla bilgi için sayfa 497’deki gündüz uykusu bölümüne bakın).

Kendiniz için bir tür program hazırlamak önemliyse yukarıdakine benzer bir dam izleyebilirsiniz. Böylece beslenme, banyo ve uyku saatlerinde çok radikal değişiklikler yapmamış olursunuz. Ama yine de esnek olmaya dikkat edin, çünkü bebeğiniz ansızın düzenini değiştirebilir. Asıl amaç bebeğinizle iyi vakit geçirmektir, bu yüzden kendi yaşam biçiminize ya da mizacınıza uymayan şeyler yapmayın.

Ağlayan bebek

Çok ağlayan, huzursuz bebeklerin çoğunluğu 3-4 aylık olduklarında daha keyifli hale gelir. Maalesef bazı sağlıklı bebekler ise değişiklik göstermez, bu bebek için sıkıntı yarattığı kadar ebeveynler için de moral bozucu ve yorucu bir durumdur. Çoğu kez bebeğin ağlamasına ilişkin geçerli bir neden bulunamaz. Dünyaya alışana kadar bebeği olduğu gibi kabul etmek genellikle tek seçenektir. Zor anlarda diğer ana babalardan veya uzmanlardan destek alabilirsiniz.

Bebeğiniz gün içinde çok fazla uyumuyorsa mümkün olduğu kadar dışarıya çıkın ve sizi seven, size önem veren insanlarla bir arada olmaya bakın, böylece yalnızlık çekmezsiniz.

Çok az bebeğin huzursuzluğu bir yıl boyunca sürer, ancak bebeklerin çoğunluğu altıncı aydan itibaren çok daha keyifli birer minik insan haline dönüşür.

Ani ağlamalar ya da ani davranış değişiklikleri

Çoğumuz gibi bebeklerin de günü gününü tutmaz. Aniden tuhaf bazı değişikli-likler sıklıkla görülür. Bebeklerin de bazen “kötü” günleri, “kötü” haftaları olur. Çoğu zaman bebeğin davranışındaki değişikliğin nedenini tam olarak anlamak zordur. Bazen bu değişikliğe aşağıdakilerden biri neden olabilir:

•    Enfeksiyon durumu: Soğuk algınlığı, kulak enfeksiyonu, boğaz ağrısı, ishalin neden olduğu mide ağrısı, karın ağrısı ve kusmadan olabilir. Altıncı aydan önce kulak enfeksiyonu çok nadirdir. Yinede bebeğiniz aniden çok fazla ağlamaya başlıyorsa ve çok az uyuyorsa kulaklarını kontrol ettirmenizde fayda vardır. Bebeğin huzursuzluğuna bir de yüksek ateş eşlik ediyorsa idrar tahlili yaptırmak gerekir. Huzursuz bebek kızamık, kızamıkçık, suçiçeği belirtileri gösterebilir, ilk yılda sık görülmese de olabilir.

•    Reflü kaynaklı göğüste yanma: Daha önceden bir sorun yaratmadığı halde ilk 3 aydan sonra bu durum bebekler için sıkıntı yaratabilir. Reflü kaynaklı göğüste yanmanın teşhisi her zaman çok zordur ve ilk 3 ayda çok sık yanlış teşhis konabilir. Diğer nedenler ortadan kalktığında midesinden rahatsız olan bebekler için zaman zaman ilaç tedavisi faydalı olur.

•    Beslenmede değişiklik: Yalnızca pirinç unu olsa bile yeni gıdalara geçiş bazı bebekleri olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, eğer bebekteki davranış değişikliği yeni gıdayla birlikte başladıysa bir haftalığına bu gıdaya ara vermek akıllıca olur. Tekrar süte dönüp beklemenizde fayda vardır.

•    Açlık: Bazı bebekler acıktıklarında ansızın rahatsız olup huysuzlaşırlar. Bebeğinizin kilosunu kontrol altında tutun. Daha fazla beslenmesi gerekebilir.

• Belirgin bir nedenin olmaması: Bebeğin huysuzluğuna gerekçe olabilecek hiçbir şey saptanmadıysa, muhtemelen bebeğiniz kısa bir süre içinde sizin hiçbir şey yapmanıza neden kalmadan kendiliğinden sakinleşecektir. Bazen sıkıntıdan kaynaklanabilir (daha sık dışarı çıkın), bazen aşırı yorgunluktan (daha fazla evde oturun) ya da evdeki bir sıkıntıdan (misafir, ev taşıma gibi) kaynaklanabilir.

Bebeklerde Diş Çıkarma

Bebeğiniz huysuzlaştığında birçok insan büyük ihtimalle, size bebeğinizin diş çıkarttığını söyleyecektir. Bebekler 3 ayını doldurduktan sonra nedeni bilinmeyen ağlamalar söz konusu olduğunda bu kez “gazdandır” yerine “diş çıkarıyordur” gerekçesi sıklıkla kullanılır. 3 yaşına gelene kadar bebekler 20 tane diş çıkarttıklarından dolayı zaman zaman gelişimine bağlı değişikliklerle diş çıkartma dönemi çakışır.

Anne babaları şaşırtıp kızdırmak gibi bir niyetim yok ama diş çıkarma meselesine dolaylı yaklaşma eğilimindeyim. İlk 3 yıl boyunca, çocuğun gelişimi, davranışları ve sağlığı açısından sebebi kolay anlaşılamayan pek çok farklı olayın diş çıkarma yüzünden meydana geldiğini düşünmek birçok insana mantıklı geliyor. Örneğin ishal ile pişik, diş çıkarmayla aynı zamana denk geldiğinde buna dişin neden olduğu düşünülür. Bu konuda birçok sağlıkçının görüşü benimkiyle zıttır. Geleneksel olarak diş çıkarmanın bebeklerde problemli yaşandığı inancı yüzyıllara dayandığından, bunun araştırmayla kanıtlanması mümkün olmadığından; sağlık çalışanlarının ve ana babaların fikrini değiştirmenin neden bu denli zor olduğunu anlayabiliyorum.

Benim görüşlerim bebeklerin hayatlarım bütün yönleriyle izlemek ve dinlemekle geçen 25 yılda oluştu. Bu dönem süresince anneleri, “bırak ağlasın, mama ver uyur ya da diş çıkarıyor” gibi basit cevaplarla geçiştirmemeye özen gösterdim. Diş çıkarmanın sebep ya da çözüm olarak görülmesi de basit ve hiçbir şekilde sorun çözmeyen bir yaklaşımdır. “Diş çıkarmanın bir sorun olduğunu düşünmüyorum” demek de bir başka geçiştirme, o da hiçbir işe yaramayan basit bir tepkidir. Bu yüzden davranışlar, hastalıklar ya da tuhaflıkları açıklamak için niye başka sebepler düşündüğümü uzun uzun anlatmak ihtiyacındayım. Hiçbir zaman, ana babaların ‘ne dediklerini bilmeyen aptallar” olduğunu ima etmedim. Asla böyle bir niyetim olmamasına rağmen, bazen bu şekilde yorumlandığım oluyor. Bütün diğer olasılıklar saf dışı edildiğinde, dış çıkarmanın bir soruna sebep olduğu durumlar olabildiğini kabul ediyorum ama meseleye daha geniş bir açıdan bakmak gerektiğini söylüyorum.

Diş çıkarma konusunda fikirlerimi bütünüyle anlamak için aşağıdaki her şeyi okuyun.

Diş çıkarma belirtileri

İlk diş 14 hafta ila 16 ay içinde belirir. Önce bir şişlik olur. Diş çıkacağını önceden kestirmek mümkün değildir. İlk dişten sonra diğerleri farklı zaman aralıklarıyla çıkar. İlk önce orta alt diş çıkar. Dişler genellikle sırayla çıkar ama bazı bebeklerde sıra bozulur. Üst yan dişler, üst orta dişlerden önce çıkar. Örneğin, bazen üst orta dişler, alt orta dişlerden önce çıkabilir.

İlk yirmi diş, ilk iki buçuk yıl içinde çıkar. 6 ve 20 yaşları arasında otuz iki kalıcı diş onların yerini alır.

Tüm insanlar için diş çıkarıp diş düşürme 20 yıl ya da daha fazla süre boyunca normaldir. Birkaç yüzyıl öncesine kadar bebeklerin diş çıkarması ölüm sebebi olarak görülürdü. 20. yüzyılın başında dış hekimliği kitaplarında diş çıkarma, sara sebebi olarak yer alırdı. Bilimin sayesinde bunların ne kadar mantıksız olduğunu anladık ama mantıksızlığımız az da olsa devam ediyor. 7-8 yaşındaki çocuklar diş çıkarırken önemsenmezler. Bu yaş gruplarında diş çıkarma, hastalık ya da davranış değişikliğinin nedeni olarak görülmez, çünkü bu yaşlarda çocuklar dertlerini anlatabilir ve davranışları tahmin edilebilir; problemini çözmek kolay olur.

Diş çıkarması huzursuz bir güne/geceye, pişik ya da bir hastalığa denk gelebilir ama benzer sorunların yaşandığı birçok başka durumda diş çıkmaz.

Diş yüzünden çıkan problemlerin, bebeğin normal gelişimi ve başka sebepleri olan hastalıklarla karıştırıldığına kanaat getirdim. Yaygın olan görüş bu değil ama anne babaların, her şeyi diş çıkarıyor diye geçiştirmekten ziyade, bebek gelişimi, bebeğin sağlığı ve davranışları ile ilgili daha akılcı gerekçelere kafa yormaları gerekir. Diş çıkarma sırasında, beklenen, bir türlü çıkmayan bir diş için aylar boyu aşırı ilaç ve diş eti jeli kullanımı da olur.

Diş çıkarma; ateş, ishal, soğuk algınlığı, öksürük, kulak enfeksiyonu, kokulu işeme ya da pişiğe neden olmaz. Bunlara neden olduğunu düşünmek tedaviyi geciktirir ya da daha ciddi bir hastalığın teşhisini zorlaştırır.

Kulak çekme, yumruğunu ağza sokma gibi komik bebek alışkanlıkları gelişimseldir ve bebeğin kendi vücudunu tanıma merakındandır. Bebekler bunu hep yapar. Çoğunlukla diş çıkarmayla ilgisi olmadığı gibi aynı zamana denk gelmesi ancak tesadüfen olur.

Yanak kızarması çok olur. Nedeni ise güneş, rüzgâr, sümük ve bebeğin yanaklarının elbisesine ve çarşafına sürtüıımesindendir. Bebek cildi hassastır ve bu tür şeylerden çok kolay etkilenir.

Salya, bebek olmanın 3 aydan 18 ay ya da daha fazla süreye kadar hiç değişmeyen bir özelliğidir. İlk 3 ay içinde oluşur ve bebek yutmayı öğrenene kadar diş çıkarmasa da, sürer.

Uyku sorununun dişle ilgisi yoktur. Bebek, 6 ayı geçmesine rağmen uyku düzeni tüm aile için sorun yaratıyorsa, bunu bebeğin diş çıkarmasına bağlamak sorunu çözmez.

Diş çıkarma bebeklere rahatsızlık vermez, Ağrı da yapmaz. Diş yüzünden huzursuz olduğunu düşünürseniz 1 doz parasetamol en güvenli ilaçtır. Eğer çok huzursuzsa ve olağandışı davranıyorsa, problem asla dişte değildir. Başka bir sebep arayın.

Diş çıkarmayla ilgili diğer bilgiler

Dişetinde mavimsi bir şişme olması normaldir ve ağrı yapmaz.

Diş çıkarma gelişimsel açıdan önemli bir dönüm noktası değildir. Ne zaman çıktığının bebeğin zekâsıyla ilgisi yoktur.

Bebek ekmek, peynir, meyve gibi birçok yiyeceği yerken dişe ihtiyacı yoktur.

Diş bakımı

Çoğu çocuğun güçlü, sağlıklı diş ve dişetleri vardır. Ancak, genetik koşullar, ilaçlar ya da hastalıklar çürümeye karşı dayanıklılığı azaltır.

ETKİLEŞİM HALİNDEKİ DÖRT OLAY

1.    Bireyin çürümeye dayanıklılığı: Dişlerinin çürümeye olan yatkınlıkları kişiden kişiye değişir. Abur cubur yiyip, hiç diş ipi kullanmayan buna rağmen mükemmel dişleri olup dişçiye gitmeyenler vardır. Benzer şekilde bazı bebeklerde de diş temizliği olmadığı halde, sürekli biberon ve şekerli yiyeceğe rağmen çürüme olmaz. Yine de tek başına genetik yapıya güvenmek de doğru değildir. Kimlerin dişi niye etkilenmiyor belli değildir, ayrıca etkilenmeyenler de azınlıktadır. Genetik ya da değil, bir bebeğin dişi eğer şu diğer üç etken mevcutsa çürümez.

2.    Yedikleri: Çürümeye karşı ilk savunma hattı yediklerine dikkat etmekle başlar, özellikle yeni yürümeye başlayan çocuklarda etkili diş temizliği zordur. Bebeklerde ise biberon kullanımının uzaması sorun yaratabilir.

Esas suçlu şekerdir. Unutmayın, ister kahverengi “doğal” olsun, ister beyaz, şeker şekerdir. Sütteki -sade veya toz halde inek sütündeki ve mamadaki- sıvı halindeki soya ve meyve suyundaki şekere de dikkat! Tatlı şeylere batırılan ya da annenin önce kendisi emip sonra bebeğe verdiği emzik de çürümeye yol açabilir.

Biberonla verilen su haricindeki içecekler ilk yıldan sonra çürüme yapar. Gece boyunca ya da bebeği uyutmak için uzun süre biberon kullanımı riski arttırır. Eğer sağlığı ve gelişimi açısından bir sorun yoksa, biberon kullanmaya devam etmenin beslenme açısından herhangi bir gerekçesi yoktur. Ağızlıklı bardak veya şişeden gün boyunca sürekli meyve suyu ve süt içmek diş kararmasına yol açar. Su dışındaki içecekler bir kerede içirilip bitirilmelidir.

Meme emme ve diş çürümesi

Bu can sıkıcı bir konudur. İlk yıldan sonra gece emzirmesinde süt doğrudan boğaza gittiği için çürüme yapmaz. Anne sütünün bir dereceye kadar dişi çürümeye karşı koruduğu düşünülüyor. Geleneksel toplumlarda 3 yıl emzirilen bebeklerde çürümenin bilinmediği söylenir. Bazı araştırmacılar emzirilen bebeklerde çürümenin başka yiyecekler yüzünden olduğuna ya da çok az sayıda bebekte, genetik olduğuna inanıyorlar. İstatistikler gece emzirmesinin, süt veya meyve suyu içmeye oranla, diş çürümesine yol açma riskinin düşük olduğunu gösteriyor; yine de bazı çocuk diş doktorları ısrarla ilk yıldan sonra sürekli gece emzirmesinin riskli olduğunu söylüyor.

3.    Diş temizliği: Bebek dişinin önemli fonksiyonları vardır.

•    Yüz ve çene gelişimine yardım eder.

•    Çürük diş ağrı yapar, ağız kokusuna neden olur, yüzü çirkin gösterir. Çocuklar büyüdükçe bunların farkına varır.

•    Ciddi enfeksiyonlar diş apsesine yol açar ve çocuğun genel sağlığını etkiler.

•    Yürümeye başlayan çocuklar ve okul öncesi çocuklar ısırıp çiğnemek için sağlıklı dişe ihtiyaç duyar. Kötü diş iyi beslenmeyi ve büyümeyi önler.

•    Sağlıklı diş konuşurken düzgün sesler çıkarmaya yardım eder.

•    Bebek dişleri sonradan çıkacak kalıcı dişlerin yerini hazırlar.

Bebeklerde Diş Temizliği

•    Diş çıkmamış da olsa bebeğin ağzını temizleyin.

•    Birkaç diş çıkınca, küçük ve yumuşak fırça kullanın. İki yaşma kadar macuna gerek yoktur.

•    2-6 yaş arası düşük floridli macunlar önerilir. Çocuklar tükürebildiklerinde yetişkinlerin kullandığı diş macununu kullanabilir.

•    Bezelye tanesi kadar macun kullanın.

•    Diş temizliğini aydınlık bir mekânda yapmanız daha iyi.

•    Çocuğunuzun yanında durun, macun ağzındayken kaçamasın.

•    Boşta kalan elinizle bebeğin başına/çenesine destek olun ki ağzını açsın. Özellikle gece boyunca emziriyorsanız ya da biberonla süt içiyorsa, düzenli olarak gizlenmiş çürük diş (silik kahverengi bir çizgi) var mı diye kontrol edin.

•    Bebeğinizin size bakıp ağzını açmasını sağlayın.

•    Amaç her dişin ön, arka, üst ve yan taraflarını yiyeceklerden temizlemektir. Ovmaya kalkmayın.

•    Arka dişler 10 yaşma kadar kalır, bu yüzden arka dişlere özen gösterin. Çocuğunuz elinizden kaçmaya çalışacağı için önce arka dişlerden başlayın.

•    Günde 2 kez, olmuyorsa en azından her gün 1 kez fırçalayın. Arada gün aşırı da olabilir.

•    Yan dişler birbirine değmeye başlayınca diş ipi kullanmaya başlayın.

•    Birkaç yıl bu işi siz yapacaksınız, çünkü çocuklar 8-10 yaşma kadar kendi dişlerini doğru düzgün temizlemek için gerekli el maharetine sahip olamazlar. O yaşa kadar günde 1 kez fırçalayın ve diş ipi temizliği yapın.

4.    Florid: Florid diş çürüten bakterilere karşı korur, diş minesini güçlendirir, çürüme riskini azaltır.

BEBEK DİŞ MUAYENESİ

Bebek 1 yaşını doldurunca diş doktoruna muayeneye götürülmesi önerilir. Bu bazılarına gereksiz gibi gelse de, bu yaşta diş muayenesinin çürükleri önlediğine dair sağlam bulgular mevcuttur. Diş doktoru size beslenme, diş fırçalama, florid gibi konularda bilgi verecektir.

Kusmukta kan

Bebek kusmuğunda kan görürseniz paniklemeyin, çünkü bazen anne sütü emen diş çıkarmış bebek meme ucunu zedeler ve kanatır. Kusmuktaki kan bebeğin bu kanı yutması ve geri çıkarmasıyla olur.

Parmak emme

Parmak emmek, bütün bebeklerin yaptığı, ana karnında başlayan normal bir harekettir. Bazı bebekler parmak emmekten o kadar hoşlanır ki, yemek yerken bile emmeyi sürdürürler. Bebeğin kendi derisini emmesi, ağzına silikon veya kauçuktan yapılmış emzik almasından daha iyidir. Üstelik bebek ne zaman canı isterse parmağını emebilir! İki yaşına kadar devam edebilen, zararsız ve üzerinde fazla durmaya değmeyen bir alışkanlıktır. Daha büyük olup da hâlâ parmak emen çocukları gören ana babaların zannettiği gibi, parmak emmek ruhsal bozukluk/stres işareti değildir. Uyku bozukluğuna ya da bebeğin gelişmesinde herhangi bir olumsuz etkiye yol açmaz. Dişi çıkan ve parmak emmeye devam eden bebeklerin sadece %10’unda tedavi gerektiren diş bozukluğu meydana gelir. Bebeği parmak emmeyi bıraksın diye emziğe alıştırmaya çalışmak genellikle uğraştırıcıdır. Bir kere emziğe alıştı mı ondan da vazgeçirmek bir o kadar zordur, ayrıca uyku ve emzirme sorunlarını arttırır.

Bebeğin başparmağı tahriş olursa, günde üç kez o bölgeyi seyreltilmiş Povidon iyodin’le (çok az miktarda) temizleyin.

Bazı bebekler yemek yerken bile parmaklarını ağızlarına sokar. Bu zararsız alışkanlık bebek iki yaşma gelene kadar sürebilir.

Kaka

Bebeklerle haşır neşir olanların sonu gelmeyen tartışma konularının başında -hangi yaşta ve dönemde olursa olsun- bebeğin dışkılaması gelir.

Anne sütü emen bebeklerle ilgili bir hatırlatma: Yalnızca meme emen ve başkaca ek gıda veya süt almayan bebekler 3 hafta kaka yapmadan durabilir. Kaka yaptıkları zaman da çok kokulu yellenirler. Bebeğiniz kaka yapsın diye uğraşmanıza gerek yok ama süreci hızlandırmak için sulandırılmış erik suyu ya da kaynatılıp soğutulmuş su vermeyi deneyebilirsiniz.

Kabızlık: Biberonla ya da anne sütüyle beslenip aynı zamanda ek gıda alan bebeklerin kakası daha kıvamlı olur ve rengi de değişir. Anne sütüyle beslenirken kaşık mamasına başlayan bebeklerde ilk dönem kabızlık görülebilir. Kaka yaparken bebeğin yüzünün kızarması, sesler çıkarması normaldir.

Kaka çok katı olursa ve bebek kaka yaparken çok zorlanıyorsa, yapılabilecekler şunlardır:

•    Bir süreliğine muz ve pirinç ununu kesin, haşlanmış püre haline getirilmiş armut verin.

•    Aldığı sıvıyı arttırın: daha fazla süt emsin, su ve meyve suyu içsin (bu durumda meyve suyu faydalıdır.)

•    İnceltilmiş erik suyu verin; biberondan içmezse, yoğurtla karıştırarak verin.

•    Yiyeceğine biraz şeker katın.

•    Sırtüstü yatırıp, 2 dakika boyunca ayaklarını midesine doğru birkaç kez hareket ettirin.

Çok ağır kabızlık çekmiyorsa hemen fitil vb. ilaç kullanmayın. Eğer yukarıda saydıklarımız işe yaramazsa, bebeğiniz sürekli ve aşırı bir kabızlık yaşıyorsa doktora başvurun.

Besinlerin geri dönüşümü: Bebeğin aldığı besinler çeşitlenince, yediği birçok yiyecek (havuç, ıspanak vs.) olduğu gibi kakasıyla birlikte çıkar. Bu, normal bir durumdur ve yediklerini değiştirmeye gerek yoktur.

Amonyak-idrarda koku

Bebek büyüdükçe idrarı kötü kokmaya başlar. Uzun bir uykudan sonra bez değiştiren anneler bunu iyi bilir. Bebek sağlıklı ve idrar da soluk ve saman rengi olduğu sürece (sabah idrarı biraz daha koyu renkli olabilir) endişelenmeye gerek yoktur.

Deri

Doğumdan sonraki ilk üç ayda deride görülen kızarıklıklar ana rahmi dışındaki bayata ve giysilere uyum sağlarken vücudun verdiği normal tepkilerdir ve tedavi gerektirmez. Üçüncü aydan sonra ise, isilik ve diğer cilt hassasiyetlerinin sebebi : kürük, ter, idrar ve gözyaşı gibi doğal sıvılar ya da tıbbi rahatsızlıklardır ve tedavi gerekebilir.  En sık rastlananlara göz atalım:

Egzama

Egzamalı bebeklerin cildi kuru olup, hemen tahriş olabilir.

EGZAMANIN NEDENİ

Tam olarak egzamaya neyin sebep olduğu bilinmiyor. Sebebinin alerji olduğ. alerjinin ne olduğu bulunursa egzamanın iyileşeceğine inanılırsa da, alerjiden ka naklanan egzama az görülür. Hatta, egzamalı bebeklerde başka semptomlar v. görülebilir. Belli bir besini kesince egzamanın iyileştiği görülmemiştir.

Egzemada kalıtsal unsur olasılığı güçlüdür. Astım, saman nezlesi gibi alerji hastalığı bulunan ailelerde bebeğin egzama olma ihtimali kuvvetlidir. Öte yanda; egzamalı her 5 bebekten l’inin ailesinde alerji öyküsü yoktur.

Bebek ve yeni yürümeye başlayan çocukların çoğu beş yaşma kadar egzamav atlatırlar.

EGZAMA NEYE BENZER?

Egzama, şiddetine bağlı olarak özellikle yüzde, dizlerde, el ve ayak bileklerinde, bazen de tüm vücutta, görülen kuru, kırmızı, nemli ve kaşındıran döküntülerdir Deri bazen aşırı sıcak ve nemlidir. Hafif şiddetteki egzamada yuvarlak kuru dökün tüler sık sık “Ringworm” denilen baş ve vücut derisinde görülen mantar hastalığı ile karıştırılır. Ancak ringworm bulaşıcıdır ve etrafta bulaştıracak kimse yoksa bebeğinizdeki kuru yuvarlak döküntülerin egzama olması daha olasıdır.

Egzamanın şiddeti arttıkça vücuda daha çok yayılır ve daha çok kaşındırır. Bebeklerde ilk 3 ay içinde görülmez.

TEDAVİ

Deriyi yumuşatacak nemlendirici kullanmak ve tahriş edici şeylerden korumak gerekir. Sorbolene ve gliserin karışımı krem hem ucuz hem de kolaylıkla bulunabilir, ancak derinin soyulduğu yere sürülürse yakabilir. Eczanelerde bu karışımı bulabilirsiniz. Günde en az iki kez, özellikle banyodan sonra ve gece yatmadan önce sürün.

Sorbolene ve gliserin cildi daha da tahriş edebilir. Ayrıca egzamalı bölgeye de zenfektan preparat sürmeyin.

Nadiren hafif kortizonlu bir merhem önerilir. Tahriş olmuş bölgeye günde iki kez sürülür.

Daha şiddetli bir egzama vakasında bir dermatolağa başvurmak gerekir.

Egzemah bebeklerin cildini şunlar tahriş eder:

•    Kum.

•    Sabun, deterjan ve banyo köpüğü.

•    Kokulu kimyasal ürünler; giyecek, halı, mobilya ve araba koltuk kılıflarındaki yün ve akrilik materyal.

•    Klorlu yüzme havuzları.

•    Kuru hava (havalandırma ve klima).

•    Sıcak ya da harekete bağlı olarak aşırı terleme.

•    Çok nadir olarak da yiyecekler.

YİYECEK VE EGZAMA ARASINDAKİ BAĞLANTI

Yiyecek ve egzama ilişkisinde araştırma sonuçları çelişkilidir ve diyet tedavilerinin başarısı bebekten bebeğe değişir. Bu tür tedavilerin işe yaradığı durumda ise egzama tamamen ortadan kalkmayıp sadece biraz düzelir. Çocuğunuzu sıkı bir gıda rejimine sokmadan önce bir çocuk diyet uzmanı ile görüşün.

KOMPLİKASYONLAR

Egzamalı bebekler uçuk virüsüne karşı da dirençsiz olur. Bu nedenle bebeği uçuğu olan kişilerin yanında tutmayın. Ayrıca egzamalı bebekler, yürümeye başlayan çocukların çoğunda görülen pişik, yanakta ve deride kuruluk, ağız kenarında döküntüler, çene bölgesinde nemli kızarıklığa yol açan kontakt dermatite daha çabuk yakalanır. Hayati tehlikesi olan alerjik reaksiyonlar, yiyecek alerjisi (örneğin fındık) ve egzama ilişkisi için 342. sayfaya bakabilirsiniz.

Yanakta kızarıklık

Ağız akıntısı durana kadar ve yanakların yiyecek-giyecek teması bitene kadar bebeklerde çok yaygındır. Bebeklerin yanağı çok yumuşak ve tombuldur. Özelikle kış aylarında, güneşin ve rüzgârın etkisiyle kurur ve kızarır. Yanak kızarıklığının (bazen tek yanak olabilir) kulak enfeksiyonu ya da diş çıkarma ile ilgisi yoktur. Yedikleriyle de ilgisi yoktur ama portakal gibi asitli yiyecekler mevcut kızarıklığı azdırabilir.

Tahriş eden etkenler ortadan kalkmadığı sürece yanak kızarıklığının geçmesi zordur ama bebekleri pek rahatsız etmez. Kızarık bölgedeki deriyi kuru tutun. Sor-bolene ve gliserin krem sürün, uyumadan önce yatıştırıcı krem sürün. Eğer kızarık şiddetli ise hafif kortizonlu merhem sürün, nemli bölgelerde merhem, kremden daha işe yarar.

Ağız çevresindeki kızarıklık

Süt, yiyecek, tükürük vb. sürekli bebeğin yüzünde olduğu için bebeklerin ağız çevresindeki kızarıklık da çok yaygındır. Ayrıca emzik de, sıvıyı tuttuğu için, kızarıklığa yol açabilir. Bazı yiyecekler (portakal suyu, domates, yumurta veya yoğurt) kızarıklığı azdırabilir. Ağız akıntısı durana kadar kızarıklık geçmez. Bebeğin ağız bölgesini kuru tutmaya özen gösterin. Gece krem sürün. Bebeğin yediklerini değiştirmeyin.

Eğer kızarıklık çok kötüleşirse, antibiyotik tedavisi gerektiren bir bakteri enfeksiyonu olup olmadığını anlamak için doktora başvurun. Bakteri enfeksiyonu değilse, düzenli kortizon merhemi (krem değil), sürerek zamanla geçmesini sağlayabilirsiniz.

Çene altı kızarıklığı

Bebek çenesini boynundan uzakta tutmayı öğrenene kadar ve salya akıtmayı kesene kadar (12 aylık) devam eder. Çene altını iyi kurulamak gerekir. Bebeği yatırın ve çenesini kaldırın. Bölgeyi kuruladıktan sonra nemi alması için pudra sürün. Çene altı sıcak ve parlaksa doktora gidin. Hafif kortizon ve mantar merhemi karışımı, daha sonra da pudra uygulayarak geçirebilirsiniz.

Kulak arkasında çatlak

Egzama veya kulak arkasında nemli deriyle ilgisi olabilir. 1 yaş içinde sık sık tekrarlanabilir.

Kulak arkasını her gün nazikçe, tamamen kurulayın ve her gün düzenli kontrol edin. Sık sık sorbolene ve gliserin karışımı sürün.

Kulak arkasındaki bölgedeki yanma ve çatlak geçmezse doktora gidin. Hafif kortizon ve mantar merhemi o bölgeyi temizler. Ardından sorbolene ve gliserin karışımını sürmeye devam edin.

İsilik

3 yaşına kadar ara ara tekrarlayabilir. Daha büyük bebeklerde, çoğunlukla havaların ısınmasıyla, boynun arkasında, karında, göğüste kırmızı-mavi noktalar şeklinde belirir. Bebekleri pek rahatsız etmez ama bazen boyun arkası kaşınabilir.

Sivrisinek ısırıkları

Sivrisinek ısırıkları fazla sorun çıkarmadan kendiliğinden kaybolan küçük noktalardır.

İmpetigo

Zedelenmiş derinin -genellikle bebeğin kaşıması sonucu- enfeksiyon kapmasıyla olur. Lezyon yavaşça genişler ve yayılır. Kabuk bağlayabilir, irin görülebilir ve başka lezyonlar da belirebilir, impetigo antibiyotik gerektirdiğinden doktora başvurmak gerekir.

Bebek aknesi

Nadiren bebeklerin yüzlerinde de ergenlerinki gibi sivilceler, noktalar çıkar. Sabi aknesi diye adlandırılan az rastlanan bir durumdur ve genellikle genetiktir. İlk üç ay içinde çıkan ve yanlış olarak bebek aknesi olarak adlandırılan süt döküntüsü ile ilgisi yoktur. Bebeğe zarar vermez, ilk iki yıl devam eder ve ergenlikte de tekrarlayabilir. Bebeğin yedikleriyle bağlantısı yoktur.

Sarı bebek

Beta karoten (vücut tarafından A vitaminine dönüştürülen sarı madde) içeren yiyecekler (kabak, ıspanak, şeftali, kayısı, erik) bebeği sarartabilir. Beta karoten bu etkiyi üç yaşından sonra yapar ve derinin sarılaşmasının bir zararı yoktur. Bu maddeyi içeren yiyecekleri bebeğe vermekten vazgeçmeyin, bunlar sağlıklı yiyeceklerdir. Miktarlarını risk oluşturmayacak şekilde ayarlayın (düzenli olarak fazla miktarda havuç suyu aşırı A vitamini yüklemesine yol açar).

Meme ucu altında küçük yumru

Bebeğin memesinin altında yumru hissetmek çok sık rastlanan bir durumdur. İlk üç ay içinde hormonlara bağlı olarak gelişen göğüs şişliği ile ilgisi yoktur . Daha büyük bebeklerdeki küçük yumrular normal göğüs dokusudur, endişelenmeyin.