1. Bölüm: Manipülasyon Nedir ?

Dünyanın, Sizin İyiliğinizi İsteyen, Sevgi Dolu Ve Dost İnsanlardan Oluştuğu Konusundaki Saçma İnançtan Vazgeçin

Evet, Herkes En İyiyi İster, Ama Yalnızca Kendisi İçin

 

Çevrenizin sizin üzerinizdeki manipulatif etkilerinden kurtulabilmenin ve onlara karşı savunma tedbirleri hazırlayabilmenin ilk şartı, dış çevreniz ile ilgili yanlış inanışlara ve hayallere bir son vermektir.

Direkt olarak: “X beni kullanıyor ve istediği biçimde yönlendiriyor. Bu, acı da olsa bir gerçek ve benim de bunu kabul etmem gerekiyor” demek yerine, çoğu kez: “Evet, X beni kullanıyor, bunu biliyorum. Ama o aslında kötü niyeti olmayan, iyi bir insan. Bu nedenle onu ve bu davranışını anlayışla karşılamalıyım” şeklinde bir ifade kullanırlar.

Bu, kendi kendine yalan söyleme ve yine kendi kendini aldatmadan başka bir şey değildir ve böyle davranmak, o kişileri sürekli olarak bir takım zorlukların ve sorunların içine atar.

Diğer insanlarla olan ilişkilerimizde zaman zaman bunalıp: “Artık buna dayanmam mümkün değil. Bana bunu yapmasına izin vermeyeceğim. Ama ne yazık ki, ona “hayır” diyemeyecek kadar zayıfım, kendimde bu cesareti bulamıyorum “ diye isyan ettiğimiz çok olur. Sanırım bu türlü durumlar, sizlerin de başına gelmiştir.

Bu çelişkiyi aşabilmek için, iki adımlı bir davranış planlamak size yarar sağlayabilir.

  • Bir karar alın ve bu kararınıza sıkıca sarılarak, ondan vazgeçmeyin. Bu karar, gelecekte nasıl davranmanız gerektiği konusunda olursa, daha iyi olur.
  • Kararınızı gerçekleştirme yolunda, küçük adımlarla ilerlemeye başlayın. Büyük hayaller, aynı büyüklükte hayal kırıklıklarına yol açar. Oysa her küçük adımda elde edeceğiniz başarı, size devam etme konusunda önemli bir moral verecektir.

İşe ilk olarak en yakın çevrenizden ve her gün ilişkide olduğunuz insanlardan başlayın.

Onlarla olan ilişkileriniz konusunda kendinizi aldatmaktan vazgeçin ve gerçek durumlan bütün açıklığı ile ortaya koyun.

Kabul etmeniz gereken ilk gerçek, her insanın (bu kişi, en yakınınız ve en sevdiğiniz kişi bile olsa) diğerlerini kendi istek ve çıkarları doğrultusunda etkilemek arzusu ile dolu olduğudur. Eğer siz buna karşı koymazsanız, durum gerektirdiğinde, sizin zarar görmeniz pahasına bile olsa, karşı taraf isteklerini gerçekleştirme konusunda hiç bir taviz vermeye yanaşmaz.

Belki de, başkaları tarafından sürekli olarak manipule edilmek, sizi pek rahatsız etmiyordur. Bu durumda, kendinizi her an ve her kararda, sınırsızca başkalarının kullanımına sunmak ve manipulasyon oyunundaki rakiplerinizin ellerine terketmek, sizin seçiminiz olacaktır.

Ama böylesi bir “kadere” razı gelmek istemiyorsanız, hemen elinize “çalışma defteri”nizi alın ve ilk sayfanın üzerine:

“Karşımdaki insan benden ne istiyor?”

Sorusunu yazın ve bu konuyu her türlü ön yargıdan uzak olarak incelemeye başlayın.

Aklınıza ilk önce: “Beni etkilemek ve kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak isteyen o “kötü” insanlar nerede? “ sorusunun gelmesi normaldir.

Olaya böyle bakacak olursanız, aradığınız o “kötü” insanları hiç bir zaman bulamazsınız. Çünkü birbirimizi kullanmak ve etkilemek isteği, her insanda vardır ve hayatta kalabilmek temel arzusu nedeniyle doğal olan bu eğilimi, “kötü” birşey olarak görmemek gerekir.

Ancak bu doğal davranış biçiminin sınırlan ve dozajı aşıldığında, engellenmesi doğru olur. Bunun için de, kendimizi manipulasyondan korumanın ve savunmanın yollarını bilmemizin önemi büyüktür.

Bizim asıl aşmamız gereken düşünce; insanların temelde iyi oldukları ve birbirlerine her zaman sevgi dolu ve onların iyiliğini isteyecek biçimde davrandıkları inancıdır. Çünkü insanlar çoğu kez, olmaları gerektiği gibi değil de, kendi menfaatlerini öne alan bir biçimde düşünür ve öyle de davranırlar.

Bu konuyu daha bir açıklığa kavuşturabilmek için, kendinize şu sorulan sorun ve bunların cevaplarını da cesaretle vermekten çekinmeyin:

  • Çevremdeki insanlar, bana karşı gerçekten de iyi mi davranıyorlar?
  • Beni kullanmak isteyen bir kimse var mı?
  • Yaşantım bir barış havası içinde mi geçiyor, yoksa hemen her gün kendimi kabul ettirebilmek ve kişiliğimi gerçekleştirebilmek için savaşmak zorunda mı kalıyorum?
  • Çevremle kendi özgürlüğümü kazanabilmek, saygı görmek ve kendimi kabul ettirmek için verdiğim bu savaşta, bana benden başka bir yardımcı var mı?

Bu sorulara kaçamak cevaplar vermeyin. Gerçeği kendinize itiraf etmekten de çekinmeyin. Kendi kendinizle başbaşa bulunduğunuzu, bunu kendiniz için yaptığınızı ve yine bir tek kendinize karşı sorumlu olduğunuzu, hiç aklınızdan çıkarmayın. Bu konuda kimseye, hatta en yakın arkadaşlarınıza, dostlarınıza ve eşinize bile bir hesap vermek zorunda değilsiniz.

Bu nedenle hayatın gerçeklerine, onların olmasını istediğiniz biçimde değil, oldukları gibi bakmasını, görmesini ve onları böyle kabul etmesini bilin.

Yukarıdaki dört temel soruya, bu açıdan bakarak gerçekçi ve cesaretli cevaplar verin. Çünkü çevrenin bizim üzerimizdeki manipulatif  baskılarından korunup, kurtulabilmenin tek yolu, olaylara gerçekçi ve doğru bir bakış açısıyla yaklaşabilmekten geçer.

Yani sizi, kimin, hangi amaçla ve ne yönde manipule etmek istediğini doğru olarak tespit etmeniz ve bunu (bazen acı da olsa) kabullenmeniz, başarının ilk şartıdır.

Eğer bu sorulara gerçekçi cevaplar vermişseniz, sizi manipule etmek isteyenler konusunda bir fikriniz oluşmuş demektir. O halde şimdi yeniden:

“Karşımdaki insan benden ne istiyor?” sorusu ile ilgilenmeye başlayabilirsiniz.

En baştan başlayın. Belki size sevimsiz geldiği için yıllardır gizlediğiniz ve hasıraltı ettiğiniz gerçeklerin, kararlı bir biçimde üzerine gitmekten çekinmeyin ve bunları yazılı olarak tespit edin.

Önce bir isim listesi yapın. Günlük hayatınız içinde karşılaştığınız ve ilişkide olduğunuz kişilerin adlarını altalta sıralayın. Bu arada onlarla ilgili notlar alabilmek için, aralarında yeterince mesafe bırakın ve hiç bir ismi de atlamamaya gayret edin.

Bir örnek verelim:

  • Kocam. (Benden ne istiyor? Ona nasıl ve hangi yönlerden yararlı oluyorum? Benim sayemde elde ettiği avantajlar neler? )

Unutmayın, bunları düşünür ve yazarken şüphe, ön yargı ya da yıkıcı etkilerde bulunmak gibi bir amaç taşımamalısınız. İstenilen, yalnızca gerçekleri ve olabildiğince açık olarak kaydetmekten başka birşey değildir.

Burada sıralayacağınız noktalar, sizin çevrenizle olan ilişkinizde gözünüzden kaçırdığınız bazı gerçeklerin ortaya çıkmasını sağlayacaktır. Çünkü belki de ilk kez, olaylara değişik ve hiç de alışık olmadığınız bir açıdan bakmaktasınız: Onun için, hiç tanıma fırsatını bulamadığınız bir çok gerçeğin ortaya çıkmasına şaşırmamak gerekir.

Listenizi uzatın:

  • Karım
  • Çocuğum
  • Patronum
  • Arkadaşım A
  • Arkadaşım B
  • Yanımda çalışanlar
  • Doktorum
  • Komşularımız
  • Kayınvalidem
  • Annem ve babam

Aklınıza gelen ve ilişkide olduğunuz herkesi bu listeye eklemelisiniz.

Daha sonra tek tek, bu kişilerin sizden neler istediklerini yazın. Sizden ne gibi yararlar sağlayabileceklerini ve bunları kendi çıkarları doğrultusunda nasıl kullanabileceklerini de not edin.

Birinci dersinizin ilk alıştırması, bundan ibarettir.

Bu çalışmayı yapmakla, çevrenizdeki insanların sizle olan ilişkileri konusunda yeni bakış açılan kazanacaksınız. Onların sizden neler istedikleri ve buna ulaşmak için hangi yollan denedikleri de böylece daha net olarak ortaya çıkacak.

Çünkü, çevremizin bizle olan ilişkilerini gerçekçi bir gözle değerlendiremeden, kendimizi bu etkilerden koruma yönünde bir çaba içine giremeyiz.

Sanırım artık bu 1. dersin amacı hakkında bir fikriniz olmuştur.

Buna katılıyor musunuz?

Eğer olayları böyle, yani anlattığımız biçimde gerçekleştiği konusunda içinizde bir şüphe uyanıyorsa, bu şüphenizi bastırmaya çalışmayın.

Çünkü burada amacımız, size bazı şeyleri zorla kabul ettirmeye çalışmak değildir. Arzumuz, sizin kendi düşüncelerinizi değişik bir perspektife oturtmanızı ve böylece hayata kendi bakış açınız ile bakmanızı sağlama yönünde, sizi teşvik etmektir.

Bu çalışma sırasında yapmamanız gereken en önemli şey, kendinize itiraf etmekten çekindiğiniz gerçeklerin üzerini örtmeye gayret etmektir.

  • Çocuğunuz bile sizi, kendi çıkarları doğrultusunda manipule edip, etkilemeye çalışabilir.
  • En yakın dostlarınız, hatta eşiniz bile sizi manipulatif bir oyunun merkezi haline getirebilirler.

Yakın çevremizden, en uzağa, kısaca her türlü insan, davranışlarını hayallere bağladığı sürece, hayal kırıklığına uğraması kaçınılmaz olur. Çünkü gerçekler çoğu kez, beklentilerin aksine acıdır ve de gözlerimizi kapatıp, başımızı kuma gömmekle, onlardan kaçamayız. Bu nedenle gerçekleri görmeye ve onları kabul etmeye hazırlıklı olmamız gerekir.

Hayat Okulu seminerleri sırasında, kendisinden çevresinde ilişkide olduğu insanların bir listesini yapmasını istediğimiz bir üye, iki günlük bir çalışma sonucunda 32 isimli bir liste oluşturup, onlarla ilgili fikirlerini de kâğıda dökünce, şu sözleri söylemişti: “Nasıl ferahladığımı anlatamam. Hayatımda ilk kez, çevremdeki insanlan gerçek yüzleri ile görmek imkânına kavuştum. Yıllardır kendime itiraf edemediğim bazı gerçekleri ortaya koyunca, üzerimden büyük bir yük kalkmış gibi oldu.”

  1. dersle ilgili olarak gözden ırak tutulmaması gereken bir diğer konu da, her gün düzenli olarak bu işe zaman ayırmak ve bu konu üzerinde çalışmaktır. Haftada bir kere, iki saat boyunca bu dersle ilgilenmek yerine, hergün kendinize onbeşer dakikanızı ayırmanız daha iyi olur.

 

Belki, zihninizin bir bölümü, bu listeyi yapmakla elinize ne geçeceğini size sorar ve sizi bu anlamsız işten vazgeçirmeye çalışır. Kendinizi bu tembel ve rahatı arayan “vesveseler”den kurtarın ve çalışmaya başlayın.

“Daha sonra başlarım”, “buna ne gerek var ki, ben çevremdeki insanlardan memnunum “ ya da “eşimin beni kullandığını ve kendi manipulatif arzularının bir nesnesi olarak değerlendirdiğini düşünmek, evliliğimizi zedeleyen bir faktör gibime geliyor, bu yüzden bu türlü düşünceler içine girmek istemiyorum” gibi gerekçeler ileri sürerek, yan çizmeyin.

Belki, bu çalışmaya başlayıp da, çevrenizdeki insanların bir listesini yaptıktan sonra, o güne kadar hiç de dikkatinizi çekmeyen bazı gerçeklerin farkına varırsınız. Size imkânsız gibi gözüken bazı gerçekler, bir anda gözünüzün önüne dikilebilir. Ama bunun tek bir şartı vardır; o da insanları kendi istediğiniz ya da onların size görünmek istedikleri biçimde değil de, gerçekten oldukları gibi görmeyi başarmaktır.

Listenizi yaparken bazı şüphelere kapılırsanız ya da aklınıza takılan şeyler olursa, çalışmaya devam etmeden önce, birinci bölümü sakince, yeniden bir gözden geçirin ve bir kez daha okuyun.

Şimdi size, 1. dersin uygulama çalışmasında başarılar diliyoruz.

Unutmayın, yaptığınız liste ve aldığınız notlar sizi tatmin edene kadar üzerinde çalışın ve bu bölümü huzur içinde sorunsuzca bitirmeden, diğer bölümlere geçmeyin. Bu durumu doğrulayan sözleriniz ya da düşünceleriniz, sanırız: “Bazı gerçekleri şimdi daha iyi anladım” veya “çevremdeki insanlarla ilgili olarak yaptığım bu liste ve bu çözümlemeler beni oldukça rahatlattı. Gerçeğin üzerini örtmek için şimdiye kadar nasıl uğraştığımı ve ne türlü bahaneler bulduğumu görmek beni hem şaşırttı, hem de ferahlamama yol açtı” biçiminde olacaktır. Böyle düşünmeye başlamanız, bu derslerin size yararlı olacağını ve sizin bir değişime hazır olduğunuzu gösterir.

Hatırlatırız, cevaplamanız gereken soru şöyleydi: “Karşımdaki insan benden ne istiyor?”